.. en iyi arkadaş kitap ..
Anlamlı soru sorabilmek bilmeyi gerektirir. Bilmek için okumak gerekir. Okumak birikimi gerektirir. Okumak iyidir .... Bilinçli okuyan en sonunda yazmayı başarabilir ....
14 Ekim 2026 Çarşamba
8 Ekim 2026 Perşembe
Kendine Ait Bir Oda*
… ..
… .. İnsan o mırıltıyı, kelimelere dökebilir miydi? Şüphesiz ki şairlerin yardımıyla yapabilirdi. Yanımda bir kitap duruyordu, kapağını açınca,sayfaları gelişigüzel bir şekilde Tennyson’a çevirdim. Ve işte burada Tennyson’ı şarkı söylerken buldum:
Görkemli bir gözyaşı düşümüştü
Kapıdaki çarkıfelek çiçeğinden
O geliyor, güvercinim, sevgilim;
O geliyor, hayatım, kaderim;
“O yakında, o yakında” diye ağlar kırmızı gül;
“O gecikti” diye gözyaşlı döker beyaz gül;
“Duyuyorum, duyuyorum” diye dinler bezare çiçeği;
Ve zambak fısıldar, “ben beklerim”.
Erkeklerin savaştan önce öğle yemeği partilerinde mırıldandıkları bu bmuydu? Peki ya kadınlar?
Kalbim Şarkı söyleyen br kuş gibi
Akarsuyunun yanında bir yuvası olan;
Kalbimde bir yuvası olan;
Kalbim bir elma ağacı gibi
Dalları, tıknaz meyvelerin yükünden bükülmüş,
Kalbim gök kuşağından bir deniz kabuğu gibi
Dingin denizde kısa kürekler gibi;
Aziyade*
Kitap arkası tanıtımdan:
Aziyade, edebiyat dünyasında Pierre Loti adıyla tanınan Fransız deniz subayı Julien Viad’nun 1879 yılında yayımlanmış ilk yapıtı. Bir İngiliz savaş gemisiyle 1876’da Selanik limanına gelen roman kahramanı aracılığıyla yazar, kendi yaşam öyküsüyle kurmaca arasında köprüler kurarak Osmanlı dünyasına kendini adayışını betimliyor. Gizli gizli buluştuğu Çerkez güzeli Aziyade’yle olan aşkı, Loti’yi Doğu kültürüne giderek daha fazla çeken bir kuvvete dönüşüyor. 1876-77 yıllarında Doğu Sorunu , Tersane Konferansı, anayasa devrimi, Osmanlı-Rus Savaşı’nı kapsayan yoğun atmosferin içinde , sıradan insanıyla, elitiyle. Müslüman, Musevi, Hıristiyan kültürüyle, kozmopolit Osmanlı toplumunun canlı bir portresini sunan ender yapıtlardan Aziyade.
Çevirmenin Önsözü
Aziyade edebiyat dünyasında Pierre Loti adıyla tanınan Pierre Loti adıyla tanınan Fransız deniz subayı Julien Viadud’nun ilk yapıtı. Roman, subayın genç bir Türk kadınıyla İstanbul'da yaşadığı aşkı konu edinir. Osmanlı tarihine Selanik Hadisesi adıyla geçen olay üzerine Türkiye’ye gönderilen savaş gemilerinden birinde görevli genç adam (o zamanlar Türk toprağı olan) Selanik’te evli bir Türk kadına tutulur. Bu kadın tacir Abidin’in dört hanımından biri olan Aziyade’dir. Julien Viadud’nun Osmanlı başkentindeki Fransız karakol gemisi Gladiateeur’e atanmasından bir süre sonra Abidin de evini evini İstanbul’a taşır ve bu gönül serüveni orada devam eder.
1876 yılı başından itibaren Osmanlı İmparatorluğu içindeki Balkan Hıristiyanları arasında huzursuzluk artıyordu. Selanik’teki Rus asıllı Amerikan konsolosu ile adamları Müslüman olmak isteyen bir Bulgar kızını kaçırınca heyecana kapılan bir camide toplanıp kızın kurtarılmasında ısrar etti. Camiye gelen Fransız ve Alman konsoloslarında ısrar etti. Camiye gelen Fransız ve Alman konsolosları öldürüldü. Olay Avrupa’da büyük yankı uyandırdı. Fransa, Almanya, Rusya ve İtalya Selanik limanına savaş gemileri göndererek suçluların cezalandırılmasını istediler. Konsolosları öldürenler idam edildi.
22 Eylül 2026 Salı
10 Eylül 2026 Perşembe
Fevzi Çakmak Batı Rumeli'yi Nasıl Kaybettik
Kitap arkası tanıtımdan alıntı:
“19 Haziran 1913 sabahı Karadeniz gemisi, akşama doğru da Gülcemal vapuru Seman iskelesinden hareket ettiler. Ben de Gülcemal vapurundaydım. Batı Rumeli’nde beş yüz yıllık Türk hâkimiyetine veda ettik. Güneş batarken Arnavutluk kıyıları da yavaş yavaş gözümüzün önünden siliniyordu. Atalarımızın asırlar boyunca kanlarıyla suladığı, eski ve yeni şehitlerimizin gömüldüğü vatan parçasının terk edilmesi kalplerimizde giderilemeyecek acılar hasretler meydana getiriyordu.
Balkan coğrafyası tarihinin dönüm noktalarından Balkan Harbi, Osmanlı Devleti’nin beş asırlık egemenliğinin sonuydu. Balkan Harbi’nde neler yaşanmıştı? Mareşal Fevzi Çakmak, sonuçları yeni bir devri açan Balkan Harbi’nin üzerinden on yıl geçtikten sonra 1925’te, Türkiye Cumhuriyeti’nin henüz ikinci yılında, Harp Akademileri'nde bölgedeki muharebeleri ayrıntılarıyla anlatır. …
Balkan Harbi Konferansı, ordunun nitelik ve nicelik kimliği hakkında ipuçları sunar. Ordunun temel disiplin ilkesinin, bireysel siyasi tercihlerin öne çıkmasıyla nasıl bozulduğunu anlatırkenki üslubu, ilgi çekici değerlendirmeleri ve sert özeleştirileri ile Balkan Harbi konusundaki soruları yanıtlar. Bölgenin nüfusu, askerlerin niceliği ve teçhizatı hakkındaki çizelgeler, muharebe alanlarını gösteren krokileriyle “Garbi Rumeli’nin Sûreti Ziyai ve Balkan Harbi’nde Garp Cephesi”...
... ..Sunuş
Mareşal Fevzi Çakmak’ın Balkan Harbi Hakkındaki Eleştirel Değerlendirmesi
Sofya Askeri Ataşesi Kurmay Yarbay Mustafa Kemal, İstanbul’da Başkomutanlık Kurmay Başkanı Yarbay İsmail Hakkı’ya gönderdiği 6 Kasım 1914 tarihli “gizli ve özel” yazıyı; “Başlanılan bu büyük


