24 Ağustos 2021 Salı

Dura Mater*

... .. Üstat Vagus. Ulaştığım yer ne kadar yüksek olursa olsun nereden geldiğimi ve beni buraya getirenleri asla unutmayacağım. İnsanlığın kaderini yazacak kalemi beraber tutacağımızdan emin olabilirsiniz.

Kısa bir sessizliğin ardından yeşil kutudan “Uag yüce Origon” cümlesi çıktı ve bu cümleyi takip eden bir cızırtı duyuldu. Son söz söylenmişti. Otto, kutuyu cebine koyarak yanmakta olan binaya son bir kez baktı.Dünyanın en güçlü insanının kendi  evinde patlatılarak öldürülmesi aynı zamanda yeni Origon’a verilen mesajdı. Yeryüzünün en yüksek tepesinde bile çıksanız üzerinizde her zaman bir gökyüzü olacaktı. İnsanlık tarihi boyunca birçok kültürün Tanrılarını layık gördüğü yer gökyüzüydü ve Otto, Neon'un Tanrılarının da gökyüzünde Adı Origon olsa da kendisi sadece bir elçiydi. Gökyüzündeki Tanrılardan gelen mesajları insanlara iletecek bir elçi. … ..

... .. Vagüs iki yıllık süre içerisinde, kendisiyle çok az iletişim kurmuştu ama Otto’nun radyo görünümlü yeşil kutudan duyduğu az sayıda bilgi hayati derecede önemliydi. Bu bilgilerin bazılarını Origon Neoh bile bilmiyor olabilirdi. Hatta Otto’ya verilen bilgilerden bazıları âdeta kehanet gibiydi. Uzun bir süre bu kehanetlere şüpheyle baksa da hepsi zaman içinde gerçekleşmişti. Hatta Origon olacağını söyleyen en son kehanet de az önceki patlamayla gerçeğe dönüşmüştü. Tüm bunlar mantıkla kavranamayacak kadar zor denklemlerdi. O nedenle sadece dinliyor ve kendisine söylenenleri sorgulamadan uyguluyor du. Eğer Vagus’a iletmesi gereken bir bilgi olursa içi gözüken bir odaya geçip ışık altında konuşması yeterliydi. Çünkü Vagus gökyüzünde yaşıyordu ve istediği her yeri görebilirdi. 

Otto, 12 katlı binanın sokağa açılan kapısına ulaştığında daldığı düşüncelerden sıyrılmıştı. Dışarı çıkmadan önce üzerindeki cüppeyi çıkarıp, katladıktan sonra kolunun altına yerleştirdi. … .. Kranial olduğundan beri en son ne zaman bu kadar özgürce dolaştığını hatırlamıyordu ama bu duyguyu inanılmaz özlemişti. Yolun karşı tarafına geçmek isteyen Otto, araçlara yanan kırmızı ışıkla beraber etrafındaki insanlarla karşı tarafa yürümeye başladı. Kaderlerini elinde tuttuğu ve hiç tanımadığı bu sıradan insanların arasında yürüyor olmak garip bir haz almasına neden olmuştu. Ne etrafında yürüyen insanlar ne de arabasının içinde yayaların geçmesini sabırsızlıkla bekleyenler dünyanın en güçlü insanının sadece bir

kaç metre yakınlarında olduğunun farkındalardı. Bu durum Otto’ya daha önce deneyimlemediği bir keyif vermişti. Fakat hayat Otto’nun hayal edebileceğinden çok daha karmaşık bir denklemdi çünkü tam o sırada hem Neon hem de kendi kaderi için çok önemli bir hazine, sadece birkaç metre uzağındaydı  ve adam bu gerçeğin zerre kadar farkında değildi. Işıkta bekleyen araçlardan birisinin içinde Noah’ın ölümüne neden olan Atlas adında optogen bir asker ve Pia adında kutsal bir emanet bulunmaktaydı. Hayat böyleydi işte. Bazen insanın kaderi burnunun dibine kadar gelirdi ama dünyanın en güçlü insanı olmak bile onu görmeye yetmezdi. … ..



*Dura Mater & Serkan Karaismailoğlu

Kitap serisi 

I. Kitap  : Pia Mater (2019)

II.Kitap  : Arachnoid Mater )2020)

II. Kitap : Dura Mater (2021)


Elma Yayınevi


 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder