17 Aralık 2015 Perşembe

Sakıncalı Piyade *

İlk basım tarihi 1977 olan kitabın ön sözünde Aziz Nesin’in vurgu yaptıkları düşündürücü, sanki ülkemizde tarih hep tekrar ediyormuş hissine kapılıyorsunuz...; “Güler misin, ağlarmısın?” .... Yazdıklarını okurken, içimde, gülmekle ağlamak arası bir burukluk duydum. Üstelik , otuz yıl önceleri, askeri mahkemeler ve sıkıyönetim mahkemeleri önünde yargılanışlarımı da anımsadım. Hemen hemen aynı şeylerdi başımıza gelenler. ... .. Başımızdan öyle olaylar geçer ki, o durumlarda ‘Anlatsan, kimse inanmaz!’ deriz. ... .. Yaşamın katı gerçeği, bütün uydurmaların sınırını aşar. ... ..”
-Sanki bugünlere de vurgu yapılıyor önsözde. Uğur Mumcu’yu hatırlamak için, kitaptan kısa alıntıları paylaşalım ve bugün yaşananlar ve yakın tarihimizde olanlarla mukayese edelim. Bakalım aradaki yedi farkı bulabilecek misiniz... :
-“Sağı, solu belli olmaz.” Bu söz, ne yapacağı belli olmayan kimseler içindir. Türk siyasal yaşamında bu söz çok geçerlidir. Adama bakarsınız, solcu mu solcu, ilerici mi, ilerici, ama bir tehlike gördü mü, haydi, öbür tarafa. Hani nerede bu adamın sağı, nerede solu? Kıssadan hisse: Görünüşe aldırmayacaksınız ve aldanmayacaksınız! ... ..
-... .. “Soldan sağa salla bayrağı düşman üstüne”
-İşte dehşetcengiz yazı bu! Savcı, uzun araştırmalardan sonra bu sözde komünizm propagandası olduğunu saptayıp, imzayı basmıştı. Evet yakalamıştı komünisti. Hem de kıskıvrak! ... .. Sıkıyönetimler, emirler, nöbetçiler, adli müşavirler, demek, hep bu tür suçlar içindi?. ... ..
Sokrat’tan da Kıymetli...
Madalya
12 Mart’ın Nedeni: General Necip!?!?
Uçak Kaçırma Suçu
Ambalaj Kâğıdı İle Komünizm Propagandası
Erim’in Kitapları
Nerelere Sızmışlar
Muhtara Küfretti Komutanım
“Molla Buzuntusu” Davası

12 Aralık 2015 Cumartesi

Harf Harf Kadınlar *

Nazife Şişman; editörlüğünü yaptığı kitabın giriş yazısında, “Harf Harf Kadınlar sempozyumunun (Bilim ve Sanat Vakfı, 26 Mayıs 2007) arka planında birkaç yıl süren bir okuma programı mevcut. Tebliğ sunan ve çeşitli sebeplerle sempozyuma katılamayan başka arkadaşlarla birlikjte, kadın üzerinden çağdaş kültür okumaları yaptık. Maksadımız, küresel dünyanın değişen niteliğini, kimlik politikaları ve cinsiyet dinamikleri çerçevesinde anlamaya çalışmaktı.” vurgusu yapıyor.
-Kadın politikalarının dünyada ve ülkemizdeki gelişimini sürükleyici bir dille okuyucuya sunan kitap 184 sayfa.  Kitaba katkı sağlayanlar;
Nazife Şişman (editör),
Modernleşmenin Veçheleri ve Kadın Sorunu”
Zahide Tuba Kor (Yahudi kadının Modernleşme Tecrübesi ve İsrail Örneği),
Sevinç Alkan Özcan (Rusya’da Cedidizim ve Müslüman Kadın Hareketi),
Hilal Turan (“Namuslu Anne”den “Cinsel Özgürlükçü Biray”e; Türk Sinemasında Değişen kadın İmgesi,
Osmanlı Toplumunda Modernleşme ve “Kadınlık”
Fatma Şensoy (Fatma şensoy (Osmanlı Toplumunda Kadınların Eğitimi),
Fatma Tunç Yaşar (İlk Kadın Dergilerinde “kadınlık”: İffetli ve Mektepli),
Fatma Samime İnceoğlu (İlk Muharriremiz Fatma Aliye’nin Gözünden Dönemi),
Varlık Tasavvuru, Kimlik ve Kadın 
Hümeyra Ağca (İrfani Öğretinin Varlık Tasavvurunda Cinsiyet: Müzekker ve Müennes),
Sevim Zehra Kaya (“Kadı İnsan” ve “İnsan kadın”: Halide Edip Adıvar ve Samiha Ayverdi’nin Romanlarında İdeal Kadın Karakterler),
Aslıhan Akman (Türkiye’de Dönüşen Tasavvuf Pratikleri: Bir grup Kadın Sufi Üzerine Bir Değerlendirme),
Kitabın okunmasına gerekçe oluşturabilecek kısa alıntıları paylaşalım:
-Modern dönemde... .. değişimin en fazla hissedildiği alanlardan biri oldu kadınların hayatı. ... .. Batı’daki kadının

Asr-ı Saadet’in Köprüsü *

Kitabın arka yüzünde vurgu yapıldığı üzere; “Bir kölenin oğlu olan iman önderinin, iyilik, hac ve savaşta ibret alınacak hikâyeleri...
-Maddeyi manâya çeviren, manâyı da harekete geçiren insan...
-Mezhep imamlarımız, İmâmı Azam ve İmâmı Mâlik’i tanıyıp takdir eden, Ahmet İbni Hanbel tarafından da takdir edilen, üzerinde ittifak edilip ihtilafedilmeyen, savaş dönüşü şehadetle ebedileşen, Horasanlı Türk Hadîs doktoru Abdullah İbnü’l Mübarek .... Radıyallahu anh.” ve düşünceleri anlatılıyor. Günümüzde daha çok ihtiyaç duyulan değerler sunuluyor...
Yazar M. Adil Teymur’un önsözü 1975 tarihli olan kitap 181 sayfa. Kitabın özellik arz eden bölümlerini paylaşalım:
-Önsözden: Bu kitapta bizim için bir hasret konusu olan “Asr-ı Saâdet”e ulaşmanın en güzel yolu olan Abdullah İbnü’l Mübârek’in hayatını takdim ediyoruz. o, bizim için böye bir vasıta olduğu gibi, bundan 1200 sene evvel, Buhârî için de böyle olmıuştu.
-Biz de hadîslerden Resûllah (s.s.s) efendimizin haytına ait açık bilgiye ulaşmak isterken, efendimizin yaşamış olduğu ortamı tanıma lüzümu duyuyor ve bu hususta onun kitaplarında aradığımız havayı buluyoruz. Çünkü, Efendimizin ashâbındaki, hatta tâbindeki anlayış ve fedekârlık bilinmediği takdirde  hadiselerin de anlaşılması mümkün olamamaktadır.
-A. İbnü’l Mübârek sahabe ve tâbînde bulunmayı düşünüp tasavvur ettiğimiz hayatın gerçek bir misali olmuştur. Hattâ her naklettiği hadîs, onun hayatındaki macera veya özelliğin bir kaynağı olduğunu bize göstermiştir. Hayatını tedkik ettikçe; bildiğimiz bazı hadîslerin , onun tarafından yaşandığını gördüğümüz gibi, ... ..
Kitaptan; A. İbnü’l Mübârek, hicrî 118 senesinde Merv şehrinde doğdu. ... ..
- A. İbnü’l Mübârek anlatır ... ..  “Sizlerden biriniz, Kur’ân’ı, namazını kılacak kadar öğrenince, ilimle meşgul olmalıdır. Çünkü, Kur’ân’ın manaları, ancak onunla bilinir.”  Yani, tefsir, hadîs ve fıkıhtan istifade edilerek, Kur’ânın manasıyla meşgul olmak, sırf onu okuma ve çok okumaktan daha üsütündür. ... .. “Alim için, birinci şart, dünya sevgisinin kalbine girmemesidir.” Dünya sevgisi deyince, bu yanlış anlaşılmamalı. Kendisi ve ailesi için

9 Aralık 2015 Çarşamba

Mutlu Evlilik Okulu *

Sema Maraşlı; okudukça kendimizi, hayatın akışını bulabileceğimiz kitapların birisi.... Günlük sıkıntılarımızın sadece bize ait olmadığını fark ediyorsunuz... .. çözümlerine hak veriyorsunuz.... 372 sayfayı bitirdiğinizde diğer kitaplarını da okumak isteyebilirsiniz. Kitabın okunmasına gerekçe oluşturabilecek alıntıları paylaşalım:
-... .. Kendine değil sadece eşe vaife yükleyen mutluluk hayalleri: “Hayalimdeki eşi bulacağım ve o beni mutlu edecek...”
-Herkes ideal eşini arıyor. Bulamayan evlenmişyor, bulduğunu zanneden hayal kırıklığına uğruyor. ... ..
-Kendimizi tanımazsak ömrümüz başkalarını suçlayarak geçer. Problemlerimizi çözemeyiz, tekâmül edemeyiz. İleri değil, hep geri gideriz. ... ..
-Hatalarımızı pek görmek istemeyiz, görsek de kendimize mazeret uydurmakta hiç zorluk çekmeyiz. ... ..
-En büyük yanlışımız, kendi kusurlarımızı görmeyip, eşleri değiştirmeye çalışmak. Oysa başkasını değiştirmeye kimsenin gücü yetmez, gücümüz kendimize zor yetiyor. ... ..
-Mutsuzluğumuzun sebebi olarak başkalarını suçladığımız zaman , onlara gücümüz yetmediği için hep kızgın ve gergin oluruz. Şimdi kendimize bakacağız: “Ben ne kadar iyi bir eş olabildim? Bundan sonra iyi bir eş olabilmek için ne yapmam lâzım?”
-Hataları görmenin sadece evlilik hayatımıza değil, manevi hayatımıza da çok katkıları olacaktır. ... .. Kibrimizi kıralım. ... ..
-... .. Affetmek geçmişi değiştirmez, fakat geleceğinizi değiştirir.
-Kızgınlık ve öfke uzun zaman içte tutulduğunda bağışıklık sistemini zayıflatıyor ve kansere sebep olabiliyor.
-Sürekli kendimizi veya başkalarını kötülemek, yargılamak, romatizma hastalığına sebep oluyor. Affedememek “kanser” sebebi.
Evlilik öncesi
Temeli Sağlam Atın
-... .. Maddiyata karşı muhabbet feda ediliyor. Düğün alışveişleri kız ve erkek aileleri tarafından ego savaşlarına

3 Aralık 2015 Perşembe

Aliya İzzetbegoviç *

Tarihe tanıklığım
-Aliye İzzetbegoviç (1925-2003); Dünya tarihinde özel öneme sahip gelişmelerin canlı tanığı ...  yaşananları bizlerle paylaşıyor. Günümüzdeki gelişmeleri anlamamıza da yardımcı olacak derslerle dolu  olan kitap 590 sayfa. İkinci Dünya Savaşı sonrasında Avrupa’nın şahit olduğu en büyük katliamlara maruz bırakılan Boşanakların verdiği bağımsızlık mücadelesini duygulanarak, acısını hissederek okuyabileceğimiz belgesel niteliğinde bir eser. Kitabın okunması için gerekçe oluşturabilecek kısa alıntıları paylaşalım:
Bosna-Hersek’in Kısa Tarihi
-... .. 1580-1878 tarihleri arasında Osmanlı’nun  bir eyaletiydi; ... ..  1463’te Bosna Türk yönetimi altına girdi. ... .. Bir sadrazamlar kuşağı yetiştirmiş olan İstanbul’daki Sokollu ailesi, Bosna  kökenliydi. 16. ve 17. yüzyıllar boyunca, Bosna kökenli olan dıkuz sadrazam vardı.
-Türk yönetimi altındanüfusun büyük bir kısmının İslamlaşmış olması, modern Bosna tarihinin en ayırdedici ve önemli özelliği olmaya devam etmektedir. ... ..
Gençlik ve İlk Mahkumiyet
-... .. Rahmetli annem çok dindar bir kadındı ve dine olan bağlılığımı –en azından kısmen- ona borçluyum. ... ..
-... .. 15 yaşındayken, inancımda bazı tereddütler oluşmaya başladı. O zamanki yoldaşlarım ve arkadaşlarımla her şeyi konuşurdum. Kominist ve ataist yazıları okurduk. O tarihte Yugoslavya, ... .. illegal olarak yaygınlaşan çok güçlü bir kominist propagandanın etkisi altındaydı. Koministler bu konuda çok etkindi. Bu kısmen de Avrupa’da faşizmin ortaya çıkışına yönelik bir tepkiydi. Kominizm demokrasiyi anlamadı. O, Yugoslavya’da antifaşist bir hareketti, bir karşı ideolojiydi ve diğerinden daha az totaliter değildi. ... ..
-Kominist propagandada Tanrı adaletsizliğin tarafındaydı; çünkü koministler dini “halkın afyonu” olarak, yani halkın huzursuzluğunu yatıştırarak onları gerçekliğin dünyasında daha iyi bir hayat için mücadele etmekten alıkoyan bir araç olarak görüyorlardı. ... ..
-... .. inancım bir iki yıllık sallantıdan sonra geri döndü ama farklı bir biçimde.İnancımdaki –elbette var olduğu ölçüde-

2 Aralık 2015 Çarşamba

Küçük Kaptan *

Hollanda, 1925 doğumlu Paul Briger’in çocuklar için yazdığı roman sürükleyici bir dille kaleme alınmış.Hiçbatmaz adlı teknenin kaptanı Küçük Kaptan, arkadaşları Tombul Erik, Marinka ve Ürkek Thomas ile birlikte birlikte, bir an önce büyümek amacıyla Hiçbatmaz’a atlayıp “Uzunlar Adası’na gider. Hiç de kolay olmaz gidişlei. Annelerle babalar izin vermezler çocuklarının bu serüvenine atılmalarına. Zaten büyükler böyle bir adanın vatlığına da inanmıyorlardır. Yine de, bizim dört kafadar, tüm engellere göğüs gererek başlatırlar bu yolculuğu. Kendilerini hangi tehlikelerin beklediğini bilmeden....
Tekne
Büyük Dalga
Süslükent
Ejderhalar Geçidi
Uzunlar Adası
Dev
Kurtarma
Esrarengiz Ada
Korsanlar mı?
Ağaçta
Aslan Terbiyecisi
Denizciler Nerede?
Denizci
Ateş Dağı
Açık Denize Doğru
Sizli Şehir
Tutsaklar