… .. “Gözlerini yere dikmiştin -canı sıkkın bir halde, kaldırımdaki çukurlara, oyuklara bakıyordun (hâlâ taşları düşünmekte olduğunu bundan anladım); Lamartine Pasajı’nın oraya gelene kadar bu böyle devam etti; orada bir deneme olarak, kaldırımı tahtadan, küçük taşlar biçiminde kesilmiş, düzgün tahtalardan yapmışlardı. Onları görünce yüzün aydınlandı, dudakların kıpırdadı, ‘stereotomy’ kelimesini mırıldandın, buna kuşkum yok; kesme, biçme verme anlamına gelen bu kelime ile kaldırımın tahtadan oluşu arasında kolayca görülen bir ilgi vardı. ‘Stereotomy’ kelimesini ise, atomları düşünmeden söylemeyeceğini biliyordum; atomları düşününce de, Epicurus teorilerini hatırladın; bir zaman önce bu konuyu tartıştığımızda, Kozmoğrafya biliminin ileri ileri sürdüğü son nebülöz teorileri ile bu değerli Yunanlının tahminleri arasındaki benzerliğe dokunmuştum; son buluşlarla o tahminlerin doğrulanmakta olduğunu söylemiştim; bunları hatırlayacağın için gözlerini Orion yıldızlarının oradaki büyük nebülöze doğru kaldıracağını umuyoırdum, bu hareketi yapacağına emindim.Gerçekten de, başını kaldırıp yukarı baktın, böylece düşüncelerinin akışını doğru olarak takip ettiğimi anladım. ‘Musee’nin dünkü sayısında çıkan o acı yerme yazısında yazar, Chantill’nin ayakkabıcı oluşuna dokunan birtakım terbiyesizce sözler söylerken, seninle üzerinde sık sık konuştuğumuz; Latince bir dizeyi aktarmıştı. Hani şu dize:
Perdit antiquum litera prima sonum.
Bunun önce Urion diye yazılan Orion ile ilgili olduğunu ta ne zaman anlatmıştım sana; o açıklamayı yaptığım sırada beni öyle dinliyordun ki, sözlerimi hiç unutmayacağını anlamıştım. Bu yüzden de Orion ile Chantilly kelimelerinin kafanda birbirini kovalayacağı açıktı. Böyle bir çağrışımın olup bittiğini dudaklarında oluşan gülümseme belli etti. Zavallı kundura tamircisinin harcanışını düşünüyordum. O ana kadar kendini bırakmış bir halde yürümekteydin; birden doğrulup dikleştiğini gördüm. bunu gördükten sonra, artık, Chantilly’nin ufak tefekliğini düşündüğünden kuşkum kalmadı. İşte tam o noktada, düşüncelerini keserek, onun -Chantilly’nin- gerçekten ufak tefek bir adam olduğunu, Theâtre des Varietes’ye daha yakışacağını söyledim.






