..
.. Bütün dünyadaki gazeteciler, bu cinayet girişiyle ilgili görüşler ileri
sürüp kesin bir ip ucuna rastlamadıklarından sütunlarında kişisel görüşlere yer
verirlerken, gizli servisler ve Jandarma kuvvetlerinin desteğindeki Ulusal
Güvenlik Kuruluşu akıl almaz bir soruşturma açıyordu. Bu harekât Fransız polisinin
kayıtlarında eşine rastlanmayan, olağanüstü boyutlarda bir insan avına
dönüşecekti. Harekât, dosyalarda, şifreli adıyla Çakal Olayı diye yer alır. ...
..
...
..
1958
Haziranında, General de Gaulle, Başbakan olarak iktidara dönüyordu.. Yozlaşmış
ve güçten düşmüş IV. Cumhuriyeti kesinlikle deviriyor, V. Cumhuriyeti
kuruyordu. Generallerin ağzından çıkar çıkmaz De Gaulle’ü Başbakanlığa, sonra
da 1959 Ocağında Elysee Sarayına getiren “Cezayir Fransızlarındır” sözü Başkan
tarafından tekrarlandığında , Chazanet duygulanıp ağlamak için odasına çekildi.
De Gaulle Cezayir’e geldiğinde , ziyareti Chazanet’ye Tanrı Zeus’un Olimpos
dağından inmesi gibi gelmişti. Yeni bir politikanın uygulanmasına
başlandığından emindi. Koministler görevlerinden atılacak, Jean-Paul Sartre
hain ilan edilipkurşuna dizilecek, sendikalar tepelenecek, Fransa sounda
Cezayir’deki akrabalarını ve Fransız uygarlığının sınırlarını koruyan
akrabalarını ordusunu yürekten
desteklemeye karar verecekti.
... ..
... ..
Bütün
katillerimiz ve suikastı başarıya ulaştırabilecek bütün adayların polisçe
tanındığını kabul etmemiz gerektiğinden, başlıca hedefimiz olan De Gaulle’ün
ortadan kaldırılmasını gerçekleştirmek için tek yol kalıyor: Bir yabancı ile
çalışmak.”
Montclair’le
Casson’un soran bakışları üzerine dikildi.
“Nasıl
bir yabancı?” diye sordu Casson sonunda.
“İşe
başlarken bir yabancıya başvurmak gerekiyor,” dedi Chazanet. “O.A.S. ya da
siyasal örgütle ilgisi bulunmayan, Fransız polisinin tanımadığı bir adama.
Sahte bir pasaportla gezecek, işini bitirip Fransa halkı de köpekleri
temizlemek için ayaklandığında rahatça ortadan kaybolup ülkesine dönebilecek
biri. Önemli olan,






