2 Şubat 2026 Pazartesi

Hayat İmkânsız*


 Arka kapak tanıtımı:

Bazen bize sihir gibi görünen şey, yaşamın henüz anlayamadığımız bir parçasıdır…


Grace Winters hayata küsmüş emekli bir matematik öğretmeni. Günlerini  televizyon izleyip kitap okuyarak, beyninin körelmemesi için bulmaca çözerek geçiriyor. Bir zamanlar üzerinde titrediği bahçesine bile ilgisini kaybetmiş. Yalnız, yapayalnız hissediyor.

Yıllardır görmediği ve haber almayı beklemediği bir arkadaşının ona bir Akdeniz adasındaki köhne evini miras bıraktığını öğrenince, Grace bir planı ya da cebinde bir ada rehberi olmadan, aklında sorular ve tek yön uçak biletiyle, kendini İbiza’da buluyor.

“Neden ben? Neden bu ev?” Arkadaşının hayatına -ve ölümüne- dair cevaplar İbiza’nın engebeli tepeleri ile altın kumsalları arasında g



izli. Parça parça bulabildikleri ise en uçuk gücünün sınırlarını zorlayacak kadar tuhaf. Ve imkânsız gibi duranbütünü görebilmek için Grace, önce kendi geçmişiyle yüzleşmek zorunda.


Sevgili Bayan Winters,

Belki beni hatırlarsınız. Hoolybrook’ta matematik öğretmenimdiiiiiniz. Şİmis 22 yaşındayım ve üniversite sondayım. Matematik okuduğumu öğrenmek hoşunuza gider herhalde!

Paskalya tatilinde bizim orada Bay Gupta’ya rastlayıp sizi sordum ve tüm haberleri de ondan aldım. Eşinizi kaybetmenize çok üzüldüm. Bay Gupta, İspanya’ya taşındığınızı söyledi. İbiza’ya. Bana enteresan geldi. Neden oratya taşındınız? Büyükannem de yedi yaşından beri görmediği Granada'ya taşınmış ve mutluluğu orada bulmuştu. Umarım yurtdışına taşınmak sizi de mutlu etmiştir.

Benim acım da yeni sayılır. İki yıl önce annem öldükten sonra depresyona girdim ve derslere yoğunlaşmakta zorlanıyorum. Kız kardeşimin de (esterher’i hatırlarsınız belkiş) artık daha fazla desteğe ihtiyacı var. Kız arkadaşımı çok üzdüm, o da beni terk etti. Başka şeyler de oldu. Hayata devam etmekte zaman zaman çok zorlandım. Bu genç yaşımda yolum çoktan çizilmiş ve bilinmeyen hiçbir şey yokmuş gibi hissediyorum. Bunca baskı yüzünden nefes alamıyorum.

… ..

… ..

Matematik

… .. Siyasi bilimler, sosyoloji, tarih ve psikolojideki gerçekler yorumlanmaya muhtaçtır. Matematikteki gerçeklerse yalnızca birer gerçektir.  … ..

… ..Matematik saf huzurdur. … ..

… ..


La vida imposible

… ..

… .. Ribas’ın Akdeniz'de dünyadışı bir güç olduğuna dair inancı, 2016 yılında Uluslararası Deniz Biyolojisi Birliği’nden atılmasına ve Mayorka, Palma’da bulunan Balear Adaları Üniversitesi’ndeki işine son verilmesine yol açmıştır. Fakat Dr. Ribas pes etmemiş, hatta La vida İmposible -imkânsız Hayat, isimli kitabınıkendisi yayımlayarak elinde bilimin sanlarının “imkânsız” dediği yaşam formlarının Dünya’da, öncelikli olarak Balear Adalar’ında var olduğuna dair birçok kanıt olduğunu öne sürmüştür. … ..

… ..


Anhedoni

… ..

… ..  Aidan Jenksin… ..Senin döneminden önceki tarih öğretmeni. Eşinden boşandıktan sonra öğretmenler odasında, otoparkta, koridorlarda bana kur yapmaya başlamıştı. İçimdeki  kaosu sezmişti. Sürekli sallan yuvarlan bir durumda olduğumu ve doğru bir hamleyle hemen her yöne gidebileceğimi sezdi.  Ben de ona karşılık verdim. Hem korkunç hem de heyecan verici bir şeydi. Kötü biri olduğum için kendime eziyet ettikçe, ona daha da yaklaştım. Derken malzeme odasında burun buruna geldiğimiz bir kader ânı yaşandı.… ..

… ..  ağza alınmayacak şeyler yapan sinsi yaratıklara dönüştük. Sonra bir kez daha oldu. Aidan o heyecanı seviyordu. … .. Malzeme odasında seks yapan öğretmenler fantezisi gerçeğe dönüşmüştü. 

(Sonradan kâğıt kokusu bana hep günahı hatırlatacaktı.)

(s.77)Duygular dışında bir mazeret olamaz. İspanyol şair Federico Garcia Lorca’nın dediği gibi: “Arzuyla tutuşup bir şey yapamamak kendimize yapabileceğimiz en büyük kötülüktür. Evli biri olarak yaşadığım bu kısacık anda, ben de arzuyla tutuşmuştum. Aslında Aidan Jenkins değil. Bir kaçış yolu için. Acı vermeyen herhangi bir şey için Karl yanımda kalmış olsa da, beni terk etmiş gibiydi. Beni suçladığı da olmuştu. Kanepede yan yana otururken bile, birbirimizden on binlerce uzaktaydık sanki. Biraz hava almam lazımdı. Nasıl olursa olsun. Kendimi yapayalnız hissettiren bu sıkışmışlığı bir an olsun unutabilmek için.

… …   Bu yüzden aptal gibi davrandım. … ..

.. ..


Güneş ve Karpuz

… ..

… ..

… ..  Bunu sözcüklere dökmek çok zor çünkü sözcüklerin çoğu beş duyu için yaratılmış; altıncı, yedinci, otuz sekizinci ya da bu kaçıncı hisse artık, ….Ancak derin ve tarifsiz bir aşinalık diyebilirim

… .. (s.146-147)Tüm evren içimizde. Bizdeki tüm elementler yıldızlarda da var. Nitrojen

 hidrojen, oksijen, fosfor ve tüm diğer şeyler. Bizde derin boşluktan ve derin zamandan yaratılıp süpernovalar halinde (daha havalı söylenişiyle, süpernovae) şekillendirilmiştir. Elementin kendinden daha basit bir şeye ayrıştırılamayan madde olduğunu elbette biliyorsundur. Elementler kozmosun temel taşlarıdır.

Biz elementlerden yapılmışız.

Ayrıştırılamayan ve ebedi olan şey içimizde var.

Evren bizim kanımızda ve kemiklerimizde.

… .. her şeyi görüp anlayabildiğim yeni bir bilinç haline ulaşmıştım sanki. Hem bütünüyle hem de fazlasıyla mantıklı bir şeydi. Hem bütünüyle saçma hem de fazlasıyla mantıklı bir şeydi. Fakat dünyaya gelmiş olmak kadar da saçma değildi sanırım.Yoktan var olmak belki de bundan daha büyük bir mucize ama herkesin yaşadığı bir mucize insanın gözünde değersizleşiyor.

… ..


Hayat Bendim

… ..

İşte, yeni bir dünyaya gitmek istiyorsan, uzay aracına ihtiyacın yok. Bakış açını değiştirmek yeterli.

Bakış açım tamamıyla değişmişti.

Herşeyde iç sızlatan bir güzellik vardı.

O masmavi gök. Çam kokusu. Ağustosböceklerinin sesi. Yolla göğün birleştiği yerddalgalanan ısı. Hepsi birtden çok gerçek ve çok sihirli görünmeye başlamıştı.



İmkânsız Hayat

… ..

… .. Yoktan var olmamız, bütün evrenin yoktan var olması, var olması imkânsız bir şey olarak boşlukta belirip o evrenin içinde yaşamamız. İmkânsız hayat. Her an hatırlanması gereken bir şans

… ..

… ..


İstakozlar

… ..

… ..  Zihnim bedenlenmiş gibiydi vr bedenlenmiş şeyler fiziksel alanda nasıl hareket edebiliyorsa, benim zihnim de birden bire canının istediği yere bizzat girip çıkabilen, trafik ışıklarını takmayan rüzgâr misali bütün engelleri aşan bir şeye dönüşmüştü sanki. Başka bir deyişle, bana gelen bilgiyi yalnızca almıyordum. Bilginin üstünde oynayabiliyordum. Onu eğip bükebiliyordum. Bir dileğin enerjisini güce dönüştürebiliyordum.Bir dileğin enerjisini güce dönüştürebiliyordum.

… ..

… ..


Işık Zerrecikleri

… ..

… .. Kuantum fiziğinden ve kuantum dolanıklığından söz etti. Ters nedensellikten, geçmiş nasıl geleceği etkiliyorsa, geleceğin de geçmişle etkileşim içinde olduğundan söz etti. Fotonların -ışık zerreciklerinin- uzay/zamana dair önceden belirlenmiş kurallara uymamakla ün yaptıklarından söz etti. … ..

… ..

… ..


Malikâneler

… ..

Bence bütün okumaların amaçlarından biride budur. Okumak kendi hayatımızın dışındaki hayatları da yaşayabilmemizi sağlar.Tek odalı bir kulübeye benzeyen zihnimizi malikhâneye dönüştürür. 

Kısacası, okumak aslında telepati ve zaman yolculuğudur. Herkesle ve her yerle, bütün zamanlarla, hayal edilmiş olan her şeyle aramızda bağlantı kurar. 

… ..

… ..


Çözümsüz Denklem

… ..

… ..  Algoritmaları, kalıpları ve formülleri bazı şeylerin sabit kaldığı varsayımına göre formüle ederiz; matematik daha derine indiği zaman, sürekli değişen bir evrende sabit kalan ya da basit çok az şey olduğunu anlayabilecektir. 

… .. 

… ..  Karmaşıklık biliminde, hayatın karmaşıklığı içinde bile farklı sistemler içinde evrensel benzerlikler ve kalıplar olduğunu anlatmak için kullanılan, adına da “evrensellik” denen bir kavram vardır. Yani sihir de aslında matematiksel bir şeydir. Basitlikle karmaşıklığı birbirinden ayırmayan, karmaşıklığın içinde daha gerçek bir düzen bulan matematiğin sihiridir. Karmaşanın içinde. Yaşam dediğimiz bu güzelim, spiraller çizerek dönen, entropik karmaşanın içinde 

… ..

… ..


Solucan Deliği

… ..

… .. (s.199)La Presencia güçlü fotonlardan oluşan çok gerçek bir varlık ama aynı zamanda bir solucan deliği. Solucan delikleri uzay / zaman dokusundaki iki ayrın yeri birbirine bağlar… ..

… ..

… .. Yani bildiğim kadarıyla, La Presencia’nın içinden geçebiliyorsun ama geri dönemiyorsun. Christina, Salacia’ya gittiyse, dönüş bileti yok demektir. … ..

… ..


Marta ve İkinci Termodinamik Yasası

… ..

… ..  (s.229)İnsanlık şans eseri var olmuştu. Termodinamiğin ikinci yasası , düzensizliğin bütün sistemlerde artan bir şey olduğunu söylüyordu. 

… ..

… .. (s.230)Bu yüzden La Presencia yalnızca galaksiler arası çalışan bir aktivist. … ..

… .


Elvis Presley ve Cam Kırıkları

… ..

… ..

(s.237)“Etki alanı çok geniş,” dedi Marta tekinsiz bir sesle. “Parası da çok. Kimsenin aşamayacağı engelleri aşabiliyor. Korunmalı alanlar birden bire çok da korunmamaya başlanıyor ve her seferinde oradaki türlerle habitatı koruyacağına söz veriyor ama projesi tasdik edilir edilmez yine her şeyi yok ediyor. Bildiğimiz kadarıyla insan ama insan olsaydı Christina onu öldürmek isteyen isteyenin  o olduğunu görebilirdi.. O kişi görmesinin engellendiğini söylüyordu.  … ..

… ..

“Burada,” dedi Marta,”Ricardo Martinez diye bir siyasetçi vardı ve  adam Ses Feixes’teki sulak arazilere yapılacak Sekizinci Mucize’nin başvurusunu reddettikten sonra gizemli bir şekilde öldü.”

“Çok kötü,” dedim. ”Ama kurduğun bağlantı gayet-”

… .. “Euler sayısı, e sayısı

… ..



Kırık Kalpler ve İçki Sersemlikleri

Yürümeye devam ettik. Yeterince dikkatli bakıldığında, bir kum tanesi bile nasıl bütün evreni anlatabilirse, yoluma çıkan her şeyden alınabilecek bütün bilgiyi alıyordum. … ..

…..

….


Ada Diye Bir Şey Yok

… ..

… ..Kendimize göre yorumlamak zorunda olduğumuz şarkılar. Yalnız olduğumuzu sanmamızın nedeni bu bağlantılara karşı çoğu zaman kör oluşumuz. Ama yaşamak bir yaşam olmaktır. Yaşamın kendisi olmaktır. Yaşam biziz. Sürekli gelişen aynı yaşam. Birbirimize ihtiyacımız var. Buraya birbirimiz için geldik Yaşamın amacı yaşamaktır. Kendimizi gerçekten derin bir yalnızlık içinde hissettiğimiz an, aramızdaki bu bağlantıyı hatırlamak için bir şeyler yapmamız gerek andır.

… ..

… ..


Art Butler

… ..

… ..  Dünyanın en değerli yerlerini, ele geçirip hem insanların kullanımına açacağım hem de o yerleri koruyacağım. Gelecek budur. Kapitalizm ve ekoloji el ele. Amazon Ormanlar’nın en el değmemiş yerine inşaat yapma iznini aldım bile…. Nasıl aldım, biliyor musun? Bu işi burada İspanya'da yaptığımı söyleyerek. Onlara onaylandığımı söyledim. Onaylamıştın?”

… ..   (S.256) Neden siz de bütün otelciler gibi imara açık yerlere gitmiyordsunuz? Neden hiç bozulmamış bir şeyi alıp yok etmeniz gerekiyor.

… ..

… .. Kayayı patlatarak. Kayanın üstünde güzel bir düzlük oluşturacağız. Buradan önce Mayorka’da da yapmıştık.

“Ama orada kuş yuvaları var. Karabatakla yaşıyor.”

“Karabataklar senin için yerel ekonomiden daha mı önemli cidden?” 

… ..

… ..

Belirsiz Miktarlar

… ..

… ..Siyasetçileri de. Es Vedra projesi bu sayede onaylanmış. Üstelik proje yalnızca yeni bir evrenin başlangıcı. Dünyadaki en korumalı alanda başlıyor. Dünyada bozulmadık tek bir güzellik bırakmamaya niyetli sanırım. 

… ..

… ..

... .. Hiçbir şey rastlantısal değil, Yaşam, ölüm. Hatta rastlantısallık bile. Şu toprağı birlikte bahçeye dönüştürmemiz bile . Her şey birbiriyle bağlantılı Her şey bütünün bir parçası. Bu güzelim dokunun. Cennet başka bir yerde değil. Kaybettiklerimiz de öyle. Onlarla bağlantıdayız. Sicimler bizim içimizde. … …



*Hayat İmkânsız & Matt Haig

Özgür Yayınları

Beşinci Basım. Mart 2015

Domingo Yayıncılık

1.Baskı: Eylül 2024

Özgün İsmi : The Life Impossible

Çeviri: KIvanç Güney






*İbiza - Vikipedi 

*İbiza ya da Eivissa; Akdeniz'deki Balear Adaları'nda bulunan ve İspanya yönetiminde olan bir adadır. Adada başı çeken üç şehir vardır. Bunlar, İbiza Town, Santa Eularia del Rui ve Sant Antoni de Portmany'dir. Her ne kadar Balear Adaları'nın en büyüğü Mallorca olsa da; İbiza son 30 yıldır gerek turizmin, gerekse de eğlence dünyasının Avrupa'daki önemli bir merkezi olmuştur.

İbiza ismi; Arapça "Yabisah" (يابسة) kelimesinden gelmiştir. Sebebi de; Orta Çağ'da önemli bir süre Müslümanlar'ın kontrolünde kalmış olmasıdır. Katalanca'da ise; Eivissa ismi kullanılmaktadır.

İbiza adası; daha çok yaz partileri ve dünyaca ünlü gece kulüpleri ile tanınır. Bunlar arasında, Space, Pacha, Privilege, Amnesia, Eden, Hi Ibiza, Ushuaia ve Es Paradis gelir.

Adanın büyük bir bölümü 1999 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası olarak ilan edilmiştir.[1]



*Balear Adaları - Vikipedi 

*Balear Adaları Özerk Topluluğu, İspanya'ya bağlı beş büyük ve onları çevreleyen birkaç küçük adadan oluşan bir özerk bölgedir. Tüm İspanya'nın resmî dili olan İspanyolca ile birlikte Katalanca da bu bölgede resmî dildir. Bölgeyi oluşturan adalardan büyük olan beş tanesi Mallorca, Minorka, İbiza

, Cabrera ve Formentera'dır. 


















































































*Küme - Vikipedi 

*Küme, matematikte farklı nesnelerin topluluğu veya yığını olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımdaki "nesne" soyut ya da somut bir şeydir. Fakat her ne olursa olsun iyi tanımlanmış olan bir şeyi, bir eşyayı ifade etmektedir. Örneğin, "Tüm canlılar topluluğu", "Dilimiz alfabesindeki harflerin topluluğu", "Masamın üzerindeki tüm kâğıtlar" tümcelerindeki nesnelerin anlaşılabilir, belirgin oldukları, kısaca iyi tanımlı oldukları açıkça ifade edilmektedir. Dolayısıyla bu tümcelerin her biri bir kümeyi tarif etmektedir. O halde, matematikte "İyi tanımlı nesnelerin topluluğuna küme denir." biçiminde bir tanımlama yapılmaktadır 

… .

*İki kümenin kesişimi her iki kümede bulunan ortak ögelerden oluşur. Venn diyagramında gösterimi.



*A, B'nin bir alt kümesidir. B, A'nın bir üst kümesidir.










*
Santa Gertrudis, Oaxaca - Vikipedi 

*Santa Gertrudis, Meksika'nın Oaxaca eyaletinde bulunan Santa Gertrudis Belediyesi'nin merkezi olan şehirdir.[1] 

... ..








*Anhedoni - Vikipedi 

*Anhedoni, bireysel motivasyon ve haz alabilme seviyesi/kabiliyeti başta olmak üzere, bireyin hedonik fonksiyonlarında çeşitli gerilemeleri/eksiklikleri ifade eden bir tanımlamadır.[1] Terimin, günümüzden önceki dönemlere ait tanımlamalarında 'haz/zevk/keyif alamama hali' daha çok

vurgulanırken, anhedoni günümüzde ilgili araştırmacılar tarafından motivasyon azalması, haz beklentisinin azalması (istek), tüketim

hazzının azalması (ilgi/beğeni) ve pekiştirmeli öğrenme yetisinin gerilemesi ile ilişkilendirilmektedir.[2][3][4] DSM-V tanımına göre anhedoni, depresif bozuklukların, madde kullanım bozukluklarının, psikotik bozuklukların ve kişilik bozukluklarının bir

bileşenidir; ve bunların içinde haz alma kabiliyetinin azalması ya da daha önce keyif veren aktivitelere yönelik

ilginin azalması olarak tanımlanır.[5][6] ICD-10, anhedoni üzerine açık bir tanım barındırmasa da, anhedoniye eşlenik depresif semptom açıklamasında, DSM-V içeriğine benzer olarak, ilgi veya haz kaybı olarak bir tanımlama yapılmıştır.[3] 

… ..

… ..


*
nolletia chrysocomides

*This name is the accepted name of a species in

the genus Nolletia (family Compositae). 











*Anhedoni - Vikipedi

*Anhedoni, bireysel motivasyon ve haz alabilme seviyesi/kabiliyeti başta olmak üzere, bireyin hedonik fonksiyonlarında çeşitli gerilemeleri/eksiklikleri ifade eden bir tanımlamadır.[1] Terimin, günümüzden önceki dönemlere ait tanımlamalarında 'haz/zevk/keyif

alamama hali' daha çok vurgulanırken, anhedoni günümüzde ilgili araştırmacılar tarafından motivasyon azalması, haz beklentisinin azalması (istek), tüketim hazzının azalması (ilgi/beğeni) ve pekiştirmeli öğrenme yetisinin gerilemesi ile ilişkilendirilmektedir.[2][3][4] DSM-V tanımına göre anhedoni, depresif bozuklukların, madde kullanım bozukluklarının, psikotik bozuklukların ve kişilik bozukluklarının bir bileşenidir; ve bunların içinde haz alma kabiliyetinin azalması ya da daha önce keyif veren aktivitelere yönelik ilginin azalması olarak tanımlanır.[5][6] ICD-10anhedoni 

üzerine açık bir tanım barındırmasa da, anhedoniye eşlenik depresif semptom açıklamasında, DSM-V içeriğine benzer olarak, ilgi veya haz kaybı olarak bir tanımlama yapılmıştır.[3]



*La presencian : (varlık)

La presencia del agua modela, renueva y alimenta nuestro planeta.

Suyun varlığı gezegenimizi biçimlendirir, yeniler ve besler.


La presencia de esa niña fue como un golpe en mi plexo sola

Küçük kızın varlığını karın boşluğumda bir darbe olarak hissetmiştim



*Salacia - Vikipedi

*Antik Roma mitolojisi'nde, Salakiya veya Salaşiya (/səˈlʃə/ sə-LAY-shə, Latin : [saˈlaːkɪ.a] ), okyanusun derinliklerine başkanlık eden, tuzlu su tanrıçası olarak tapılan denizlerin kraliçesidir.[1] Denizlerin kralı Neptün'ün eşi, onun yanında denizlerin kraliçesi olarak temsil edilir.[2] Salakiya'nın Neptün'ün eşi olduğu ilk olarak Varro[3] tarafından ima edilmiş, ardından da Seneca, Augustine ve Servius gibi yazarlar tarafından onaylanmıştır. İnterpretatio Graecia üzerinden Poseidon'un eşi Yunan tanrıçası Amfitriti ile özdeşleştirilmiştir.[4][5]

Neptün, Salakiya ile evlenmek istedi, ancak Salakiya bekaretini korumak için Atlantik Okyanusu'nda saklandığı söylenir. Kederli Neptün, onu bulmak ve evliliğe ikna etmek amacıyla Salakiya'nın ardından bir yunus gönderir. Yunusla konuştuktan sonra Salakiya Neptün'ün iyi niyetine inanıp evlenmeyi kabul edince denizlerin kralı sevincini göstermek için müjdeyi veren yunusa, onu ölümsüzleştirmek amacıyla, göklerde bir yer vermiştir. Hikâyenin bu kısmı günümüzde bilinen Delphinus olarak bilinen takımyıldızın nasıl oluştuğunu anlatır.

Salakiya sanatta genelde deniz yosunu ile taçlandırılmış olarak gösterilir. Ayrıca ya Neptün'ün yanında taht kurmuş olarak ya da yunuslar, deniz atları (hipokamplar) veya derinlerin daha inanılmaz yaratıkları tarafından çekilen inci kabuklu bir arabada temsil edilir. Genelde arabada yanında Tritonlar ve Nereidler gibi periler ile birlikte sürürken temsil edilir.[6] Apuleius'un anlatımında cüppe giymiştir ve saçında ağlar olduğu söylenir.[7]

Salakiya, denizlerin daha sakin ve güneşli yönünün kişileştirilmesiydi.[8] "Tuz" anlamına gelen Latince sal'dan[9] türetilen Salacia adı geniş, açık denizi ifade eder[10] ve bazen kelimenin tam anlamıyla sansasyonel anlamına gelecek şekilde çevrilir.

Salakiya, eşi olarak Neptün'e üç çocuk doğurdu. Aralarından en ünlüsü Triton'dur,[2][11] vücudu yarı insan yarı balık olan bir kutsal varlık olarak gösterilir.



*Süpernova - Vikipedi 

*Süpernova, bir yıldızın son derece güçlü ve parlak bir şekilde patlamasıdır. Bir süpernova, büyük kütleli bir yıldızın evriminin son aşamalarında veya bir beyaz cücede kontrolsüz nükleer füzyonun tetiklenmesiyle meydana gelir. Ata yıldız olarak adlandırılan kaynak gök cismi, patlama sonucunda ya bir

nötron yıldızına veya bir kara deliğe dönüşerek içine çöker ya da tamamen yok olarak bir dağınık bulutsu oluşturur. Bir süpernovanın ulaştığı en yüksek optik ışıma gücü, parlaklığı birkaç hafta veya birkaç ay içinde azalmadan önce, tek başına bütün bir gökadanın parlaklığına ulaşabilir. 

… ..

… ..



*Telekinezi - Vikipedi 

*Telekinezi (Yunanca: τῆλε + κίνησις, "uzaktan kontrol") ya da kısaca TK, maddeler üzerinde düşünce gücüyle etki yapma olarak tanımlanır.

Telekinezinin gerçekliğine dair hiçbir bilimsel kanıt yoktur. 2006'da bu konudaki 380 deneyin meta analizini yapan bir çalışma, sadece yayın önyargısına (bilimsel yayın

yapan kişilerin sonuçları olumlu yorumlama payı) bağlanabilecek denli küçük bir etki bulmuştur.[1] Telekinezi deneyleri, biliminsanları tarafından yeterince kontrollü ve tekrarlanabilir olmamaları yüzünden

eleştirilmiştir.[2][3][4] Ancak bazı deneyler telekinezinin gerçekliği konusunda bir yanılsama yaratmıştır, bu yanılsama deneyi yürütenlerin telekineziye duyduğu inançla orantılıdır.[5]

Telekineziyi gerçekleştirebildiğini iddia edenler arasında en ünlüleri Rus psişik Nina Kulagina ve İsrailli psişik Uri Geller'dir.

*Evren - Vikipedi 

*Evren, Kâinat veya Kozmos, gezegenler, yıldızlar, gökadalar ve diğer tüm madde ile enerji yapıları dahil olmak üzere uzay ve zamanın tamamı ve muhtevasıdır. Bununla birlikte gözlemlenebilir evren, temel parçacıklardan başlayarak gökadalar ve gökada kümeleri gibi büyük ölçekli yapılara kadar tüm madde ve enerjinin mevcut düzeniyle sınırlıdır.[7]

Enerji dalga veya partikülleri homojen ve dengeli olarak çözüldüğünde 'var oluş' ile 'anti-varoluş' olamayacağı

ya da toplam karşıtları 'yok oluşta' ise bir patlama olamayacağından, evren soğuyor mu, ısınıyor mu, evrenin

durması sonu mudur, Büyük patlama evrenin merkezi mi, başlangıcı mıdır, güneş evrenin merkezinde midir gibi

problemler hareket veya başka deyişle zamanın popüler sorularını teşkil etmiştir.

… ..

… ..




*Klostrofobi - Vikipedi 

*Klostrofobi, genel anlamıyla küçük bir alana ya da odaya girmenin veya kaçmanın korkusu.[1] Birçok durum veya uyaranlar tarafından tetiklenebilir; kalabalık asansörler, penceresiz odalar ve hatta dar boğaz kazaklar da dahildir.[2] Genellikle anksiyete bozukluğu olarak sınıflandırılır ve bu genellikle panik atak ile sonuçlanır. 




*Katalonya - Vikipedi 

*Katalonya (Katalanca: Catalunya, Oksitanca: Catalonha, İspanyolca: Cataluña), İspanya'ya bağlı İber Yarımadası'nın kuzeydoğusunda yer alan özerk bölge. Katalonya 4 ilden oluşmaktadır: Barselona, Girona, Lleida ve Tarragona. Barselona, en büyük şehir ve başkenttir; İspanya'nın 2. en nüfuslu belediyesi ve Avrupa Birliği içerisindeki en yoğun nüfuslu 17. kentsel alandır.

Katalonya günümüzde büyük ölçüde eski Katalan Prensliği'nin sahip olduğu topraklardan oluşmaktadır. Kuzey

sınırlarında Fransa ve Andorra, doğusunda Akdeniz, batı ve güney sınırlarında İspanyol özerk bölgeleri bulunmaktadır. Resmi diller Katalanca,

İspanyolca ve Oksitanca'nın Aranca lehçesidir.[2] Aranca, Aran Vadisi'nde yaklaşık 7 bin kişi tarafından konuşulur ve Oksitanca'nın bir lehçesidir. 2014 tahminlerine göre Katalonya

toplam nüfusu 7.512.982'dir. Bölge nüfusu, İspanya nüfusunun %16,1'ini oluşturur.[3]

27 Ekim 2017 tarihinde Katalonya Parlamentosu'nda yapılan oylamayla 70'e karşı 10 hayır ve 2 çekimser oyla

İspanya hükûmetinin çağrılarına rağmen tek taraflı bağımsızlık ilan edilmiştir. Tek taraflı bağımsızlık ilanından

sonra İspanya Senatosu'nda özerk hükûmetin görevden alınmasını sağlayacak düzenlemeler kabul edildi.[4]

Tarih:

Orta Çağ:

Renaixença:

Geç Modern dönem 

İç Savaş (1936-1939) ve Franco dönemi (1939-1975) :

Bağımsızlık hareketi :

Coğrafya :

Kültür :














































*Salacia - Vikipedi 

*Antik Roma mitolojisi'nde, Salakiya veya Salaşiya (/səˈleɪʃə/ sə-LAY-shə, Latin : [saˈlaːkɪ.a] ), okyanusun derinliklerine başkanlık eden, tuzlu su tanrıçası olarak tapılan denizlerin kraliçesidir.[1] Denizlerin kralı Neptün'ün eşi, onun yanında denizlerin kraliçesi olarak temsil edilir.[2] Salakiya'nın Neptün'ün eşi olduğu ilk olarak Varro[3] tarafından ima edilmiş, ardından da Seneca, Augustine ve Servius gibi yazarlar tarafından onaylanmıştır. İnterpretatio Graecia üzerinden Poseidon'un eşi Yunan tanrıçası Amfitriti ile özdeşleştirilmiştir.[4][5]

Neptün, Salakiya ile evlenmek istedi, ancak Salakiya bekaretini korumak için Atlantik Okyanusu'nda saklandığı söylenir. Kederli Neptün, onu bulmak ve evliliğe ikna etmek amacıyla Salakiya'nın ardından bir yunus gönderir. Yunusla konuştuktan sonra Salakiya Neptün'ün iyi niyetine inanıp evlenmeyi kabul edince denizlerin kralı sevincini göstermek için müjdeyi veren yunusa, onu ölümsüzleştirmek amacıyla, göklerde bir yer vermiştir. Hikâyenin


bu kısmı günümüzde bilinen Delphinus olarak bilinen takımyıldızın nasıl oluştuğunu anlatır.

Salakiya sanatta genelde deniz yosunu ile taçlandırılmış olarak gösterilir. Ayrıca ya Neptün'ün yanında taht kurmuş olarak ya da yunuslar, deniz atları (hipokamplar) veya derinlerin daha inanılmaz yaratıkları tarafından çekilen inci kabuklu bir arabada temsil edilir.

Genelde arabada yanında Tritonlar ve Nereidler gibi periler ile birlikte sürürken temsil edilir.[6] Apuleius'un anlatımında cüppe giymiştir ve saçında ağlar olduğu söylenir.[7]

Salakiya, denizlerin daha sakin ve güneşli yönünün kişileştirilmesiydi.[8] "Tuz" anlamına gelen Latince sal'dan[9] türetilen Salacia adı geniş, açık denizi ifade eder[10] ve bazen kelimenin tam anlamıyla sansasyonel anlamına gelecek şekilde çevrilir.

Salakiya, eşi olarak Neptün'e üç çocuk doğurdu. Aralarından en ünlüsü Triton'dur,[2][11] vücudu yarı insan yarı balık olan bir kutsal varlık olarak gösterilir.


*Entropi - Vikipedi 

*Entropi, fizikte bir sistemin mekanik işe çevrilemeyecek termal enerjisini temsil eden termodinamik terimidir. Çoğunlukla bir sistemdeki rastgelelik ve düzensizlik (kaos) olarak tanımlanır ve istatistikten teolojiye birçok alanda yararlanılır. Sembolü S'dir.[1] 


Fizikte entropi :

Bilgi kuramında entropi :

İstatistikte entropi :


Teoloji ve felsefede entropi :

Entropi kanunu belki de insanların yeryüzünde keşfettikleri en büyük kanunlardan biridir. Bu kanunun

en güzel tariflerinden bir tanesi de "Evrende her şey, kendini minimum enerji ve maksimum düzensizliğe çekmek ister." şeklindedir.

Aslına bakarsanız tanımdaki "maksimum düzensizlik" kavramı da bir "düşük enerji" eğilimini

ifade eder, ancak kanunun biraz daha anlaşılabilir olması için güzel bir ilavedir. Yani aslında

gerçek tanım şudur: "Evrende her şey kendini minimum enerjiye çekmek ister." Bu kanun evrenin

her yanında o kadar çok gözümüz önündedir ki örnekleri saymakla bitmez. Birkaç örnek verelim. 

… ..

… ..

Kent estetiği alanında entropi :

… ..

… ..


*Termodinamik - Vikipedi 

*Termodinamik; ısı, , sıcaklık ve enerji arasındaki ilişki ile ilgilenen bilim dalıdır.[1] Basit bir ifadeyle termodinamik, enerjinin bir yerden başka bir yere ve bir biçimden başka bir biçime

transferi ile ilgilenir.[1] Bu süreçteki anahtar kavram; ısının, belirli bir mekanik işe denk gelen bir enerji biçimi olmasıdır.[1] 

… ..

… ..

Termodinamik değişkenler :

Termodinamik potansiyeller :

Sıfırıncı kanun :

Birinci kanun :

İkinci kanun :

Üçüncü kanun :




*Yaşanabilir bölge - Vikipedi 

*Yaşanabilir bölge, astronomi ve astrobiyolojide, bir gezegenin, yıldızına olan uzaklığının, gezegenin yüzeyinde sıvı su bulundurabilmesine olanak tanıdığı alandır. Yaşanabilir bölgenin sınırları, Dünya'nın biyosferi, Güneş Sistemi'ndeki yeri ve Güneş'ten aldığı ışınımsal enerjin gibi miktarını bildiğimiz nicelikler kullanılarak bulunur.

Gezegenin yüzeyinde sıvı su bulunması hayat için çok büyük bir önem teşkil eder. Bu nedenle yaşamsal

bölgede bulunan doğal özelliklerin ve objelerin Dünya benzeri akıllı yaşam formlarının yerlerinin belirlenmesinde

çok önemli bir yol oynadığına inanılır.

Yaşanabilir bölge aynı zamanda Goldilocks Bölgesi olarak da bilinir. Bu isim, küçük bir kızın bütün eşyalar arasından aşırı olan her şeyi eleyip (çok sıcak ya da

soğuk, çok büyük ya da küçük) ortada bulunanı "sadece doğru" olduğu için seçtiği Goldilocks ve Üç Ayı isimli çocuk masalından esinlenilerek seçilmiştir.

1953'te konsept ilk defa yayınlandığından beri yıldızların, yaşanabilir bölgedeki gezegen ve onunla beraber pek çok yaşanabilir gezegenlerden oluşan sistemlere egemen olduğu doğrulandı. Bu gezegenlerin

pek çoğu, süper dünyalar, gaz devleri gibi kütleleri dünyadan çok büyük olan cisimlerdir. Bu cisimler, belirlenmeleri daha kolay olduğu için kolayca

saptanmaktadırlar. 4 Kasım 2013'te astronomlar, Kepler verilerine dayanarak, Samanyolu Galaksisi'nde Güneş gibi yıldızların ya da Kızıl cücelerin yaşanabilir yörüngelerinde dolanan, yaklaşık 40 milyar kadar Dünya boyutlu gök cismi olabileceğini açıkladı. Astronomlar Güneş gibi yıldızların yörüngelerinde dolanan en yakını yaklaşık 12 ışık yılı uzaklıkta, yaklaşık 11

milyar kadar gök cismi olabileceğini söylemektedir.

Sonradan gelen zamanlarda ise yaşanabilir bölge konseptinin yaşam için öncelik olup olmadığından şüphe duyulmaya başlandı. Çünkü, son deneylerde, yaşam için gerekli olan

sıvı suyun, yaşanabilir bölgenin dışında da bulunabildiği tespit edildi. Diğer enerji kaynaklarından gelen gelgitsel ısı, radyoaktif çöküntü ve atmosferik olmayan diğer vasıtalarla, su bağımlı olan yaşam formları, yıldızlar arası uzay, çorak gezegenler ve onların uydularında bile ortaya çıkabilir. Sıvı su aynı zamanda çok büyük basınç ve çok yüksek derecelerde, çözelti halinde bulunabilir. Dünya'da deniz suyundaki sodyum klorür, Mars'ta en sıcak (ekvatoral) dönemlerinde gezegenden salınan suda bulunan klor ve sülfat veya amonyak bu olaya birer örnektir. Ek olarak, suyun çözücü olmadığı diğer yaşanabilir alanlarda, alternatif biyokimyasallara

bağlı olarak oluşmuş yaşam formları var olabileceği öne sürülmüştür.

Tarihi :

Yaşanabilir Bölgeye Karar Vermek  :

Güneş Dışı Tahminler  :

Tayfsal Çeşitlilik ve Yıldız Sistemi Özellikleri : 

Yıldız Evrimi  :

Çöl Gezegenler  :

Güneşdışı Keşifler  :

İlk Keşifler  :

Yaşanabilir Süper Dünyalar  :

Dünya Boyutunda Gezegenler ve Güneş'in Benzerleri  :

Yaşamsal Bölgenin Dışında Yaşam  :

Karışık ve Akıllı Yaşam İçin Bilgiler  :




*e sayısı - Vikipedi 

*Doğal logaritmaların ve üstel fonksiyonların tabanı olan e sayısı, yaklaşık olarak 2,71828 değerinde bir matematik sabitidir. İsviçreli matematikçi Leonhard Euler’le ilişkili olarak bazen Euler sayısı olarak isimlendirilmiş olsa da bu ad, Euler sayıları ya da genellikle 

γ

ile gösterilen Euler sabiti ile karışabilir. Ayrıca John Napier’a ithafen Napier sabiti olarak da bilinir.[1][2] Bu değeri İsviçreli matematikçi Jacob Bernoulli, bileşik faiz üzerine çalışırken keşfetmiştir.[3][4]

e sayısı; 0, 1, π ve i gibi matematik için büyük önem taşır.[5] Bu sayıların hepsi, matematikte sürekli önemli roller oynayan Euler özdeşliğinde (

eiπ+1=0

) yer almaktadır.[6][7] Aynı 

π

gibi e de irrasyoneldir yani iki tam sayının oranı olarak gösterilemez. 0'dan farklı rasyonel bir katsayının polinom kökü olarak gösterilememesi nedeniyle aynı zamanda bir aşkın sayıdır.[2] e değerinin ilk birkaç basamağı şu şekildedir:

2.7182818284590452353602874

Tanımlar :

Tarih :

Uygulamalar 

Bileşik faiz problemi :

Bernoulli denemeleri :

Şapka problemi :





*Sıra teorisi - Vikipedi 

*Sıra teorisi, ikili bağıntıları kullanma sırasının sezgisel kavramını inceleyen bir matematik dalıdır. "Bu, şundan daha küçüktür" veya "bu, şundan daha öncedir" gibi durumları inceler. 


Örneksel yaklaşım :

Sıralamalara örnekler :

Sıralama çeşitleri :

Sıralamaların önemi :




*Fibonacci dizisi - Vikipedi 

*Fibonacci dizisi, her sayının kendinden önceki ile toplanması sonucu oluşan bir sayı dizisidir. Ayrıca ardışık her iki sayının bölümü altın orana yakın bir değer vermektedir değer ne kadar büyük olursa altın orana o kadar yakın olur örneğin:55:34=1,617... 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55, 89... şeklinde devam eden bu dizide sayılar birbirleriyle oranlandığında altın oran ortaya çıkar, yani bir sayı kendisinden önceki sayıya bölündüğünde altın orana gittikçe yaklaşan bir dizi elde edilir. Bu durumda genel olarak n'inci Fibonacci sayısı F(n) şu şekilde ifade edilir: 


… ..



bir Fibonacci spirali ardışık Fibonacci karelerinin dairesel karşı köşe bağlantılarının çizimiyle oluşturulabilir; bunun için kullanılan kare boyutları 1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21 ve 34. bkz Altın oran.… ..

10 yorum:

  1. Matt Haig, insanların iç dünyasını gözler önüne seriyor.
    Bunu yaparken de insanların kendilerine yakıştırabildiği olağanüstü yeteneklerin; dışa vurulması sırasında ortaya çıkardıkları ilginç tablolar; fantastik bir anlayışla sıralanırken okuyucunun ilgisi canlı tutmayı başarıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazar, yıllar önce öğretmenliğini yaptığı bir öğrencisinin (Maurice) roman kahramanı olan (Grace Winters)’na gönderdiği mektuplarla anlatılmakta.

      Sil
    2. İnsanlar arasındaki ilişkilerin arka plandaki sıradışı gelişmeler; Mitoloji kahramanlarına da göndermeler yaparak; sürükleyici bir dille satırlara yansıtıyor.

      Sil
  2. Roman kahramanı Grace’in, uzmanlık alanı olan matematik ve ilintili olduğu fiziğin günlük yaşamındaki özel yeri matematik ve fizik seven okurlar için de özel anlam taşımakta….

    YanıtlaSil
  3. Kitabın içeriğini sıradan olaylara bakış yerine; satırlar arasındaki “var oluş”un, fizik ötesi gelişmeler, termodinamik yasaları; insanın hayat yolculuğunu arka planına ilişkin ipuçları, felsefi ve aynı zamanda gizemli bir anlatım ile merak uyandırıcı (sayfa 146-147) bir dille ele alınıyor.

    YanıtlaSil
  4. Romandaki bütün kavramları anlayabilmek; özellikle matematik (kümeler, Euler sayısı, sıra teorisi, ...), fizik (Entropi ), teoloji ve astronomi alt yapısına sahip olunmasını gerektiriyor.

    YanıtlaSil
  5. Alt yapı olmayınca :) wikipedi'nin ne kadar kıymetli olduğunu ve sağlam bir başvuru noktası olarak kullandığımı da itiraf ediyorum....

    YanıtlaSil

  6. Kitabın “Solucan Deliği” başlığı altındaki dikkat çektiği La Presencia, Solucan Deliği, Salacia vurguları, süpernova; “Yıldızlararası / "interstellar" filmini çağrıştırıyor……

    YanıtlaSil
  7. Kitabın sonlarına doğru; doğanın bakir olduğu yerlerine oteller vb. yaparak çevre felaketine giden süreçlerin İspanya’da (İbiza adası) da yaşanması; kendi ülkemizde yaşanmakta olan çevrenin yok edilmesine varan gözü dönmüşlükleri akıllara geliyor…..

    YanıtlaSil
  8. Bir tarafta para hırsı ile gözü dönmüş insanlar, diğer tarafta doğal hayatı, iklim sorunlarını kendilerine dert eden ve çevre bilinci ile hareket eden isimsiz kahramanlar …

    YanıtlaSil