… .. 1861 yılında yayımlanan Ölüler Evinden Notlar, Dostoyevski’nin 1846 yılında yayımlanan İkiz’inden sonra eleştirmenlerden heyecan yaratan ilk kitabı, yazarın küllenmiş ününü alevlendiren kitaptır. … ..
Rus İmparatorluğu, Alaska’ya kadar uzanan sömürge topraklarında (tıpkı Avrupa devletlerinin Avustralya ve Amerika kıtasında yaptığı gibi ) çok sayıda sömürge şehri kurmuştu ve bu sömürge topraklarındaki yerleşimleri, cezası kesinleşmiş mahkûmları bu bölgelerde kurulan kamplara, zorunlu çalışmaya göndererek destekliyordu. Dostoyevski’nin sürgüne gittiği (bugün Kazakistan’ın biraz kuzeyinde bulunan) Omsk şehri de bu yerleşimlerden biriydi. Ölüler Evinden Notlar adlı kurgusal kitabın kaynağı, Dostoyevski'nin Omsk şehrinin kıyısındaki kampta geçen mahkûmluk hayatıdır. … .. (zapiski, aynı zamanda “anılar”, hatıralar” demektir ve Yeraltından Notlar adıyla çevrilen eserin başlığında da kullanılmıştır) bu notlara gönderme olabilir. … ..
Kitabın adı Hıristiyan dünyasının geleneklerinde somut bir karşılığa sahip. Rusçasıyla Myortviy Dom, yani Ölü Evi” kilisenin yanında inşa edilen ve Rusya’nın ki gibi soğuk iklimlerde cenazelerin belli bir süre saklanmasını da sağlayan binalara verilen ad. Fransızca karşılığı morgue, XIX. yüzyılda teşhis için cesetlerin konulduğu yer anlamının dışında, tutukluların birbirinden ayrılmadan önce toplandığı yer anlamında da kullanılıyor. Dostoyevski’nin kitaba bu adı, bu ikili anlamı gözeterek koyduğunu düşünmek makul. … ..
… .. sonuçta kitap büyük bir Sibirya sürgünü tanıklığıdır. Kitabın kahramanı sürgün edildiği kampı bir “Ölü Evi” olarak yorumlar. … ..tutukluların evi .. ..
… ..
Sibirya’nın uzak köşelerinde, bozkırlar, dağlar ya da geçit vermez ormanlar arasında yer alan bin, en çok iki bin nüfuslu, ahşap, gösterişsiz; bir şehirden çok, Moskova’nın hali vakti yerinde köylerine benzeyen






