N… kentinin hanlarından birinin avlu kapısından oldukça güzel, küçük, yaylı bir fayton girdi. Bu tip arabalar emekli yarbaylar,kurmay yüzbaşılar, yüze yakın canı olan çiftlik sahipleri, kısacası kent soylularının, ota halli dedikleri kişilerin bindiği basit sade arabalardı.
Faytondaki yolcu ne yakışıklı, ne çirkin, ne şişman ne zayıftı.. Genç sayılmazdı ama yaşlı da değildi. Hanın karşısındaki meyhanenin kapısında duran iki Rus köylüsü yolcudan çok arabayla ilgilendiler.
-Şuna bak! Ne tekerlekler! Sence bu tekerleklerle Moskova’ya kadar gidebilir mi? Ne dersin? Diye sordu. arkadaşına.
-Elbette gidebilir. Ama Kazan’a kadar gidilemez, dedi diğeri.
Araba hana yaklaştığında, sokağın köşesinden genç bir adam göründü. Adam çok dar ve kısa dikilmiş çizgili, beyaz bir pantolon, modaya uygun bir frak, tula işi tabancaya benzer bir iğneyle tutturulmuş bir gömlek giymişti.Genç adam geriye dönerek, arabaya şöyle bir baktı ve rüzgardan ötürü sanki uçacakmış gibi duran kasketini düzelterek yoluna devam etti. Atlar, avludan içeri girince hanın uşağı, yani Rus meyhanelerinde denildiği gibi süpürgesi tarafından karşılandı. Adam, p kadar hızlı, o kadar hareketliydi ki yüzünün çizgilerini dahi seçemiyordu insan. Uşak elinde uzun bir peçete, sırtında da yakası sanki ensesine gömülmüş gibi duran, upuzun bir ceketle müşteriye doğru koştu. Saçlarını geriye savurup, aceleci beyefendiyi ahşap bir holden geçirip , kalacağı odaya götürdü. Oda, bilindik bir han odasıydı. Zaten handa, geceliği iki ruble olan öbür hanlar gibi bir handı. İnsan iki rubleye de ancak her köşesinde kuru erikler gibi hamam böcekleri dolaşan , yan odaya açılan kapısı konsolla kapatılmış bir oda tutabilir. Yan odadaki komşu sessiz, kendi halindeymiş gibi görünen fakat aksine fazlaca meraklı , olup bitenleri en küçük ayrıntısına kadar öğrenmek isteyen biriydi.
… ..
… ..
*Ölü Canlar & Nikolay Gogol
Özgün Adı: Myortvy dushi
Çeviren: Mustafa Arpat
Armada Kitap
Birinci Baskı: Mart 2016
*Ölü Canlar, (Rusça: Мёртвые души, Myortvyje dushi) Ukrayna asıllı Rus romancı ve oyun yazarı Nikolay Vasilyeviç Gogol'un ilk cildini 1842'de tamamladığı ve bitirilememiş romanıdır. Romanın konusunu Puşkin önermiştir. Üç cilt olarak tasarlanan roman aslında Dante'nin İlahi Komedya'sı örnek alınarak yazılmıştır. İlk cilde romanın baş kahramanı Çiçikov'un kendi çıkarları uğruna yaptığı kötülükler damgasını vurur. Gogol, cehennemi anlattığı bu bölümden sonra cenneti anlatacağı, Çiçikov'un ahlak ve vicdan sahibi olduğunu göstereceği ikinci cildin el yazmalarını geçirdiği bir buhran sonucu yakmıştır. Daha sonra birkaç kez daha yazmaya çalıştığı bu bölümler sonradan yayımlanmıştır.
Çiçikov, Rusya'da şehir şehir dolaşıp, feodal kanunlara göre toprak sahiplerinin malı olan köle köylüleri satın almaktadır. Ancak istediği köylüler çalışmasını iyi bilen ya da sağlıklı olanlar değil, tam aksine ölü olanlardır. Dönemin eleştiri oklarını üzerine çeken feodal yapısının temeli olan fikirlerle karşı koyan roman, bu bakımdan belli kesimlerin sözcüsü olmuştur.
*troyka - Vikisözlük
*troyka: Rusya'da, üç atla çekilen kızak veya araba
*Balalayka - Vikipedi
*Balalayka, Lavta ailesinden Rusya'ya özgü bir telli çalgı türüdür. Genellikle Orta Asya'da çalınan üç teli ve yuvarlak bir gövdesi bulunan dombra adındaki bir müzik aletinden esinlenilerek 1700'lü yılların sonuna doğru geliştirilmiştir. Balalayka, aslında halk şarkılarıyla birlikte tek başına çalınır. Ama son yıllarda büyük balalayka orkestraları kurulmuştur.Balalaykanın gövdesi 3 köşelidir ve 3 teli vardır.
*In dance, the galop, named after the fastest running gait of a horse (see Gallop), a shortened version of the original term galoppade, is a lively country dance, introduced in the late 1820s to Parisian society by the Duchesse de Berry and popular in Vienna, Berlin and London. In the same closed position familiar in the waltz,[citation needed] the step combined a glissade with a chassé on alternate feet, ordinarily in a fast 2
4 time.
*Galop - Wikipedia
The galop was a forerunner of the polka, which was introduced in Prague ballrooms in the 1830s and made fashionable in Paris when Raab, a dancing teacher of Prague, danced the polka at the Odéon Theatre in 1840. In Australian bush dance, the dance is often called galopede. An even livelier, faster version of the galop called the can-can developed in Paris around 1830.[citation needed]
The galop was particularly popular as the final dance of the evening. The "Post Horn Galop", written by the cornet virtuoso Herman Koenig, was first performed in London in 1844; it remains a signal that the dancing at a hunt ball or wedding reception is ending
*Cotillon (dans) - frwiki.wiki
*Cotillion ( cotillion İngilizce veya Fransızca ülke dans ) bir olduğu sosyal dans Avrupa ve Amerika'da popüler, XVIII inci yüzyıl. Başlangıçta, kare şeklinde dört çift için bir danstı . Bu nazik bir sürümüdür İngiliz country dansı , atası ait Dansına Birleşik Devletlerinde ve, kare dans .
Elli yıl boyunca, bu dans bir topun ideal sonu olarak kabul edildi. Başında XIX inci yüzyılda, bu gölgesinde Dansına . O kadar ayrıntılı hale gelir ki, bazen "konser dansı" olarak kabul edilir. Son “Alman” kotilyonuna, daha fazla
sayıda çift için planlanmasının yanı sıra, oyunlar ve oyunlar eşlik ediyor.
*Semiramis, Asur tahtına Kral Ninus'dan sonra geçen Kral Ninus'un efsanevi kraliçesiydi.
Semiramis veya Sémiramis şu anlamlara da gelebilir:
584 Semiramis, Küçük gezegen
Sémiramis (tragedy), Voltaire'in bir oyunu
Semiramis (band), İtalyan bir progresif rock grubu
Sémiramis (Catel), Charles-Simon Catel'in 1802 tarihli operası
Sémiramis (Destouches), André Cardinal Destouches'un bir operası
Semiramis Oteli Kaire'de
Semiramis Oteli bombanlaması 25-26 kişinin ölümüne yol açan terör saldırısı.
Semiramis Pekkan (d. 1948), Türk şarkıcı ve oyuncu
Semiramis (1970), Semiramis Pekkan'ın ilk albümü
Semiramis (1972), ikinci albümü
Semiramis (1975), üçüncü albümü
HMS Semiramis (1808), 1808'de denize indirilen bir İngiliz savaş gemisi
*Başlığın diğer anlamları için Semiramis (anlam ayrımı) sayfasına bakınız
Semiramis (/səˈmɪrəmɪs, sɪ-, sɛ-/;[1] Süryanice: ܫܲܡܝܼܪܵܡ Šammīrām, Ermenice: Շամիրամ Šamiram, Yunanca: Σεμίραμις, Arapça: سميراميس Samīrāmīs) efsanevi[2][3] Lidyalı - Babilli[4][5] Onnes ve Ninus'un karısıydı ve Horenli Musa'ya göre Asur[6] tahtına Ninus'un yerine geçmiştir.[7] Esas olarak Ktesias'ın eserlerinden esinlenen Diodoros'un anlattığı efsaneler[8][9] onu ve onun Onnes ve Kral Ninus ile olan ilişkilerini anlatır.
Ermeniler ve Irak, kuzeydoğu Suriye, güneydoğu Türkiye ve kuzeybatı İran'daki Süryaniler hala kız çocuklarına Şamiram ismini vermektedirler.[10]
Asıl ve tarihi Sammuramat, ismin orijinal Akadca biçimi olup, MÖ 824-811 yılları arasında hüküm süren V. Şamşi-Adad'ın Asurlu karısıydı. Oğlu III. Adad-nirari reşit olup iktidarı ele alana kadar beş yıl boyunca Yeni Asur İmparatorluğu'nu naip olarak yönetmiştir.[11] Siyasi belirsizliklerin olduğu bir dönemde ülkeyi yönetti ve bu durum, Asurluların kültürel geleneklerinde izin
verilmeyen bir kadının yönetimini neden kabul etmiş olabileceklerini kısmen açıklayabilir. Ortadoğu ve Levant'ın
büyük bir bölümünü fethetmiş ve yıkıcı bir iç savaşın ardından imparatorluğu istikrara kavuşturup güçlendirmiştir.
Başarılı bir şekilde hüküm süren bir kadın olmasının Asurlular'ın ona özel bir saygı duymasına neden olmuş
olabileceği ve başarılarının nesiller boyunca anlatılarak giderek efsanevi bir figüre dönüşmüş olabileceği tahmin
edilmektedir.[12]
Semiramis ismi, Darius'un Behistun Yazıtı'da dahil olmak üzere[13][14] kökenleri unutulmuş veya bilinmeyen Batı Asya ve Anadolu'daki çeşitli anıtlara uygulanmıştır.[15] Herodot, Fırat'ı sınırlayan yapay kıyıları ona atfeder.[16] Adını biliyordu çünkü Babil'in bir kapısına yazılmıştı.[17] Mezopotamya, Medler, İran, Levant, Anadolu, Arap Yarımadası ve Kafkasya'nın çeşitli yerleri Semiramis'i anımsatan isimler mevcuttur.
Tarihi figür
Diodoros Siculus'a göre efsane
Diğer eski gelenekler
Daha sonraki geleneklerde
Edebi referanslar
İki Babil
Modern kültürde
*Bouguereau’dan Cehenneme: Dante ve Virgil Cehennemde
*Mavrokordat ailesi - Vikipedi
*Mavrokordat, Mavro Kordato ya da Mavrokordato ailesi (Mavrogordato olarak da bilinir, Yunanca: Μαυροκορδάτος Mavrokordatos, Rumence: Mavrocordat veya Mavrocordato), Osmanlı İmparatorluğu, Eflak, Boğdan ve Yunanistan tarihinde önemli roller oynamış bir Fenerli Rum ailesidir.
*Nikolas Mavrokordatos (3 Mayıs 1670 — 3 Eylül 1730) İstanbul'daki Fenerli Rum Mavrokordato ailesinin üyesi, Osmanlı Devletinin baş tercümanı, Osmanlılar tarafından tayin edilmiş Eflak ve Boğdan voyvodasıydı.
Nikolas Mavrokordatos 1697 yılında babasının yerine baş tercüman oldu. 1709 yılında baş tercümanlığı oğlu Yannis Mavrokordatos'a bırakarak Boğdan beyliğine atandı. 1 yıl sonra yerini Dimitri Kantemiroğlu'ya bırakmak zorunda kalmasına rağmen, Dimitri Kantemiroğlu'nun isyanı üzerine 1711 yılında tekrar Boğdan beyliğine atandı. 4 yıl Boğdan beyliği yaptıktan sonra Eflak beyliğine atandı. 1730 yılındaki ölümine kadar kendisi ve oğlu Yanni defalarca Eflak ve Boğdan beyliği görevinde bulundular.
*Eflak - Vikipedi
*Eflak veya Ulahya (Rumence: Ţara Românească, Valahia, Eski Rumence:Цѣра Румѫнѣскъ; Ţara Rumânească) Romanya'nın tarihî ve coğrafî bölgelerinden biridir. Tuna Nehri'nin kuzeyi ile Güney Karpatlar'ın güneyinin arasında bulunmaktadır. Eflak bazen Munteniya (Büyük Eflak) olarak
anılmaktadır.
… ..
*Eflak ve Boğdan boyarları - Vikipedi
*Eflak ve Boğdan boyarları, tarihî Eflak ve Boğdan prensliklerinde iktidarda bulunan asil sınıfı anlatır.
17. yüzyıla kadar ellerinde önemli siyasi güç bulunduran boyarlar bu dönemde Hospodar seçiminde belirleyici
olurdu.
Kökeni :
Feodal dönem :
Fenerli Rumlar dönemi :
18.yüzyılın başlarında Eflak ve Boğdan'da boyarlar sınıfının ağırlıklı olarak Fenerli Rumlardan oluştuğu dönem
başlar. Yeni Fenerli Rum asıllı hospodarların Rumen topraklarına gelişi ve önemli devlet görevlerinin para vererek
satın alınma dönemi eşzamanlı olarak başlar. Yatırım amacıyla devletteki bir konumu alan boyar, böylelikle kâr
edeceği bir yatırım yapar hale gelmiş, bu da kamuya hizmetin değil kişisel çıkar sisteminin yürürlükte olmasını
sağlamıştır. Kimi zaman hospodarlar maddi katkılarını almak için zengin tacirleri boyar yapmış, bazılarını da
zorla boyar yaparak devlet için kaynak yaratmıştır. Boyarların zenginlikleri genellikle tüccarlıktan ve sahip
oldukları topraklardan gelmekteydi.
Modern dönem :
… ..








https://el-kitap.org/wp-content/uploads/2024/01/5096-Olu_Canlar-Nikolay_Vasilyevich_Gogol-_2012-489s.pdf?ysclid=mj44cq9qu3644760654
YanıtlaSilNikolay Vasilyeviç Gogol 1809'da Ukrayna'daki Soroçintsi-Poltava
Silyakınlarında doğdu. Renkli köy yaşamı, Kazak gelenekleri ve halk kültürüyle
Ukrayna, Gogol'un çocukluğunun arka plânını oluşturuyordu. Orta hâili toprak
sahibi bir aileden gelen Gogol, 12 yaşında Nejin'deki liseye gönderildi.
Burada iğneleyici dili, bir dergide yayımlanan şiirleri, yazıları ve okulda
sahnelenen oyunlardaki mizah yeteneğiyle dikkati çekti.
Memurluk, oyunculuk, şairlik gibi birçok işi denediyse de başarılı olamadı.
Almanya'ya gitti; fakat parası bitince yeniden Petersbourg'a döndü. Bir yandan
iş ararken bir yandan da dergilere yazılarını yolluyor, bu yazılarda
Ukrayna'daki çocukluk anılarına sığınıyordu. Ukrayna'nın güneşli manzaraları,
köylüler ve köyün kabadayı gençleriyle ilgili bütün anılarını kâğıda döktü.
Şeytanlar, cadılar, cinler ve Ukrayna halk kültüründeki çeşitli fantastik
öğelerle dolu öyküler yazdı. Geçmişin romantik öyküleriyle, günün gerçekçi
olaylarının iç içe geçmesiyle Gogol'un gülmece anlayışı ve kötülük duygusu
biçimlenmeye başladı. Bu sürecin sonunda sekiz öyküden oluşan Dikanka
Yakınlarında Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları adlı kitabı yayımlandı. Konuşma
diline de yer veren canlı bir anlatımla yazılmış olan yapıt, Rus edebiyatına
yeni ve diri bir hava getirdi. Halk kültürünün havasını yansıtması, Ukrayna
sözcük ve deyişlerine yer vermesi Gogol'un alışılmışın dışına çıkan anlatımı
sayesinde bu öyküler, Rus edebiyat dünyasında büyük ilgi topladı
Bir Delinin Hatıra Defteri'nde, Petersbourg öykülerinde, ne bu dünyaya uyum
Silsağlayabilen ne de ondan kaçabilen ve bu nedenle de onun
bayağılığını ve kötülüğünü sergilemeye çalışan bir romantiğin saldırgan
gerçekçiliği egemendir. Nevski Bulvarı'nda romantik bir hayalci ile kaba bir
maceracı karşı karşıyadır. Müfettiş'te ise Çar I. Nikolay dönemindeki
yozlaşmış bürokrasiyi acımasızca alaya alır.
Gogol başyapıtı olan Ölü Canların büyük bir bölümünü Roma'da yazmıştır. Bu
roman serflik düzeni ve devlet yönetimindeki adaletsizlikleriyle feodal
Rusya'yı yansıtır. Romanın kahramanı kibar dolandırıcı Çi-çikof, birkaç kez
servetini yitirdikten sonra kısa yoldan zengin olmaya karar verir. Çeşitli toprak
sahiplerinden, yeni ölen, fakat henüz resmi kayıtlara geçmediğinden yaşıyor
görünen serfleri (Rusya'daki adlarıyla "Canlar"ı) satın almaya başlar. Çiçikof
bu "Canlar"ı bir bankaya rehine koyup, elde edeceği parayla saygıdeğer bir
kişi olarak uzaktaki bir bölgeye yerleşmek amacındadır. Sonunda plânı ortaya
çıkan Çiçikof, kentten kaçar. Böylece serflerin hayvan gibi alınıp satıldığı
Rusya'nın acıklı durumu sergilenir.
Ölü Canlar, Gogol'u ününün doruğuna çıkardı ve Belinski gibi demokrat
Silaydınların kendi liberal düşünce ve özlemlerini bulmasını sağladı. Fakat bir
süre sonra Gogol yaratıcılığını giderek kaybettiğini fark etti. Romanın ikinci
bölümü için on yıldan uzun bir süre çalıştıysa da olumlu bir sonuç alamadı.
1852'de de notları arasında bulunan dört bölümün taslağı ile beşinci bölümün
bazı parçalarını, etkisi altına girdiği bağnaz bir rahibin emriyle yaktı. Böylece
kitabın ikinci bölümüyle ilgili hiçbir bilgi kalmamış, kitap da tamamlanamamış
oldu. On gün sonra da yarı çılgın bir hâlde öldü