23 Aralık 2025 Salı

Devletin Cebinden*


 

2001 Şubat ekonomik krizi patladığında, Hürriyet gazetesinin Ankara bürosuna ekonomi muhabiriydim.

Kamu borç stokunun çevrilememesi, görev zararları sorunları ile çok sayıda banka içinin sahipleri tarafından boşaltılmasıyla içiçe geçmiş likidite krizinin tahribatı henüz sürmekteydi.

1 Şubat 2001’de yaşanan “Anayasa Kitapçığı fırlatma” olayı (*Anayasa kitapçığı fırlatma” olayının bir sebep değil sonuç olduğunu vurgulamak zorunlu. Daha önce yürürlüğe konulan IMF programındaki sorunlar, bankacılık sistemindeki zayıflıklar, kamu bankalarının görev zararları, FED faizleri, petrol fiyatları gibi birçok etkenin birlikte değerlendirilmesi gereken süreçtir.) çoktandır kırılganlaşmış dengeleri alt üst etti. 

Gecelik faizlerin görülmemiş oranlara tırmandığı, ödemeler dengesinin kilitlenme noktasına geldiği bu krizde, toparlanmaya çalışan bankacılık sistemi büyük hasar aldı.

Art arda yaşanan iki kriz, Türkiye’deki ekonomi yönetimi ve icraatı açısından olağanüstü bir süreci inşa etti.

Bu sürecin tamamını; değil gün gün, neredeyse saat saat izleyen gazetecilerden biriyim. Kâh eski Başbakanlık binasının merdivenlerinde kâh TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu salonunda.

Bir sabah Hazine Müsteşarlığı’na koştuysak, öğleden sonra Merkez Bankası önündeydik. Elimizde teypler, not defterleri ile eğer bir binanın önünde ya da toplantı salonunda değilsek, gazetenin takip araçlarındaydık.

Böylesi bir döneme özgü süratli gelişmeleri, haber sağnağını; atlamadan, hatasız, olabildiğince ayrıntılı hazırlayıp (çünkü, bazı gazete sahipleri kamu ihalelerine heves eder hale gelse de basın kuruluşları arasında halen rekabet vardı) dijital yayıncılık henüz emekleme dönemindeydi, matbaada basılan gazeteler ağırlıktaydı, biz de haberleri baskılara yetiştirmekle yükümlüydük.

Kalabalık ve sorgulayıcı IMF heyetlerinin baş döndüren trafiği, Başbakan Bülent Ecevit başkanlığında - saatlerce devam eden- “Liderler Zirvesi”, gün ağarıncaya dek süren Meclis’teki yasa

görüşmelerinin iç içe geçtiği o aylarda, evlere sadece duş alıp kıyafet değiştirmek üzere uğrayıp habere dönmek, olağan kabul edilirdi.

… ..

… ..



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder