8 Nisan 2026 Çarşamba

Değişim*


 

Benden istenilene göre 1979’dan sonra olanları yazmam gerekiyordu; ama düşüncelerim her zaman olduğu gibi yine sınırları aşıp 1969 yılına pırıl pırıl parlayan bir güneşin olduğu, altın krizantemlerin açtığı ve yaban kazlarının güneye göç ettiği bir sonbahar öğleden sonrasına götürdü beni. Bu noktada anılarımla yekvücut oldum. Anılarım da o zamanki “ben”e, okuldan daha yeni atılmış olan yalnız bir çocuğa ait; okul bahçesindeki şamatanın çekiciliğine kapılıp kimsenin olmadığı giriş kapısından çekine çekine giriyorum içeri, uzun mu uzun ve karanlık bir koridordan geçip okulun kalbine giriyorum: Dört yanı binalarla çevrili bir avlu bu. Avlunun solunda meşe ağacından bir direk dikiliyor, direğin üzerinde telle tutturulmuş olan bir bağlama çubuğu var, çubuktan da paslamış bir çan sarkıyor. Avlunun sağındaysa tuğladan ayaklar üzerinde duran, betondan yapılmış basit bir tenis masası var, kalabalığın etrafına toplandığı iki kişi de masa tenisi oynuyor. İşte o şamata buradan çıkıyor. Okulların sonbahar tatiline girdiği bir zamandayız, masanın etrafını sarıp maçı izleyenlerin çoğu öğretmen, aralarında birkaç tane de güzel kız var. Okulun masa tenisi takımı için özel olarak seçtiği kızlar bunlar, Milli Bayram’da (* Çin Halk Cumhuriyeti'nin 1 Ekim 1949’da kurulmasının kutladığı bayram- ç.n.) turnuvaya hazırlanmak için eve dönmek yerine okulda kalıp antrenman yapıyorlar. Devlet çiftliği kadrolarının çocukları bunlar, iyi beslendiklerinden iyi gelişmiş çocuklardı hepsi, bembeyaz tenleriyle ailelerinin zenginliğine zenginlik katıyorlardı, parlak renkli giysilerini görürü görmez daha ilk bakışta bizim gibi fakir çocuklarla aynı sınıfta olmadıklarını anlıyordunuz. Bizler onların gözlerinin içine bakıyoruz ama onlar bizi görmüyor bile. Masa tenisi oynayanlardan biri, bir zamanlar benim matematik öğretmenim olan, Liu Tianguan adında bir adam. Kısa boylu ve ağzı şaşırtıcı büyüklükte biri bu. Denildiğine göre yumruğunu ağzına sokabiliyormuş ama bu benzersiz gösteriyi bizim yanımızda hiç yapmadı hiç. Kürsüde  ders anlatırken o kocaman ağzını sonuna kadar açıp esnemesi geliyor aklıma sık sık gerçekten de görülmeye değer. , olağanüstü bir sahne. Takma adı “Suaygırı” ama hiçbirimiz şimdiye kadar su aygırı görmediğimizden “Karakurbağası” diyoruz ona, kara kurbağasının da ağzı kocaman ya, hem Çincede suaygırı-hema ve kara kurbağası-hama neredeyse sesteş sözcükler, haliyle Suaygırı Liu da, Karakurbağası Liu’ya dönüştü böylece. … ..

… ..








*Değişim & Mo Yan

7.Basım: Mart 2023

Çince aslından çeviren: Erdem kurtuldu

Can Sanat Yayınları





*Mo Yan - Vikipedi

*Guan Moye (Mo Yan) (doğum 17 Şubat 1955), Çinli yazardır. Gerçek adı Guan Moye'dir fakat eserlerinde Çince "Dilsiz" manasına gelen Mo Yan mahlasını kullanır.[1] "Sürekli sansürlenen ve eserleri korsan yollarla çoğaltılan Çinli yazarlar arasında en meşhuru" diye bilinir. Batı dünyasında Kızıl Darı Tarlaları filmine konu olan romanı ile bilinir. Çin'in Franz Kafka'sı ya da Joseph Haller'i olarak gösterilir.[2] İsveç Akademisi'nin "som med hallucinatorisk realism förenar saga, historia och samtid - who with hallucinatory realism merges folk tales, history and the contemporary", yani "sanrısal gerçekçilikle halk hikâyelerini, tarihi ve şimdiyi kaynaştırma"daki ustalığına yaptığı atıfla 2012 Nobel Edebiyat Ödülüne layık görülmüştür.

… ..

… ..


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder