Kitabın arka yüz tanıtımından: Orta yaşlı toprak sahibi Oblomov işinden ayrılmış, tüm arkadaşlarını etrafından uzaklaştırmış, borca batmış ve tüm dünyevi işlerini yatağından göremeye başlamıştır. Her bir köşesi dökülmekte olan dairesinde kendisi tekrar tembel uiağıyla birlikte kayıtsızlık içinde yaşayan bu miskin asilzade, değişime ayak direyerek işlevsizleşmiş bir sınıfın timsalidir. Rus toplumuna özgü bu tipleme Gonçarov'un kaleminden çıktığı günden beri toplumun içine karışmış. “Oblomovluk” sözcüğünü günlük dile kazandırmıştır. Oblomov, 19. yüzyıl sonunda bu açmaza giren toprak sahiplerinin güldürüsü olmakla kalmıyor, aynı zamanda mevcut sosyal düzenin acayipliklerini ve adaletsizliğini de ciddiyetle -ama tatlı bir dille- eleştiriyor.
Önsöz: Gonçarov’un en meşhur yaratımı ve Oblomov romanının ana karakteri İlya Oblomov, Rusya tarihinin belli bir döneminde, özellikli bir sosyal sınıfı temsil etmektedir. Oblomov, 19. yüzyıl Rusyası’nda varlığını serfliğe borçlu olan, miadı dolmuş, sorumsuz aristokrasiye somut bir örnek teşkil etmektedir. Nikolay Dobroljubov’un meşhur makalesi “Oblomovluk Nedir? gibi roman hakkındaki çağdaş eleştirel değerlendirmeler genellikle, romana adını veren karakter Oblomov’un hikâyesini oluşturan, serfliğe esas teşkil eden ekonomik bölünmeler ve bunların doğal bir sonucu olarak ortaya çıkan sosyal adaletsizlikler gibi tarihsel meselelere odaklanmıştır. Diğer bir deyişle, İlya Oblomov’un hikâyesi aslında Rusya’nın sosyal gelişiminde yeni bir çağın başlangıcında, serfliğin kaldırılmak üzere olduğu bir dönemde, Rus aristokrasinin hikâyesini anlatmaktadır. Gonçarov’un çağdaşlarının , işlk kez 1859 yılında basılan romanının konuları arasında , o zaman güncel olan bu mevzuya odaklanmalarının nedenini izaha gerek yoktur. Yine de, serflik kaldırıldıktan yüz yıl sonra bile Oblomov’un Rusya’da ve dünya çapında popülerliğini koruması, eserin ana karakterini şekillendiren daha evrensel temaları ele aldığını göstermektedir.
Henüz geniş çapta ele alınmamış olan bu zaman da bu temalardan biridir. Romanın ana karakterlerinin
hayatlarında zamansallığın oynadığı rolle birlikte romanın yapısının, bu karakterlerin zamana ilişkin birbiriyle
çelişen algılarını yansıtma biçimleri. … .. ..
*Oblomov & Ivan Aleksandroviç Gonçarov
İletişim Yayınları
1.Baskı-2013, İstanbul (2.baskı)
Rusçadan Çeviren: Ergin Altay
*Oblomov - İvan Gonçarov Kitap özeti, konusu ve incelemesi
*.... … Okurken özdeşim kurabiliyor, onlarla sevinip onlarla dertlenebiliyorsunuz. …. ..
…. .. öyle bir ruh halinde kaldım ki incelemeyi ertesi güne ertelemek zorunda kaldım. Bir yerden başlamak gerek değil mi? Peki ya ne zaman? Hayat bize o fırsatı kaç defa tanıyacak? … ..
… .. Oblomov da kararlar alıyordu. Önemli olan o kararları hayata uygulamak. Eminim son nefesimizi verirken yaptıklarımızın pişmanlığından ziyade yapamadığımız şeylerin üzüntüsüyle hayata gözlerimizi yumacağız. Ştoltz'un tabiriyle: Ziyan olacağız. Alın size hayatınızı değiştirecek bir eser! Okudukça keyif alırsınız demiyorum. Ama okudukça hayatı sorgulayacağınıza kefil olabilirim. … … Yine eserden güzel bir cümleyle: Ya şimdi ya hiçbir zaman, unutma! …. …
… ..
*İvan Aleksandroviç Gonçarov (Rusça: Ива́н Алекса́ндрович Гончаро́в) (d. 18 Haziran 1812 – ö. 15 Eylül 1891) Rus yazardır. En ünlü eseri 1859 yılında basılmış Oblomov'dur.
Simbirsk, şimdiki adıyla Ulyanovsk'ta doğmuştur. Babası zengin bir tahıl tüccarıdır. Moskova Devlet Üniversitesi'nden mezun olduktan sonra 30 yıl boyunca devlet memurluğu yapmıştır.
Goncharov'un ilk romanı Alelade Bir Hikaye, Sovremennik''te 1847 yılında yayınlanmıştır. İkinci ve en iyi bilinen romanı olan Oblomov ise 1859 yılında Otechestvennye Zapiski'da yayınlanmıştır. Üçüncü ve son romanı olan Yamaç, Vestnik Evropy'da 1869 senesinde okuyucularıyla paylaşılmıştır.
En ünlü romanı olan Oblomov'un aynı isimli karakteri, "Oblomovluk" kavramının doğmasına da yol açmıştır. Bu kavram aşırı tembelliğin bir ifadesi olarak kullanılmaya başlanmıştır.
Gonçarov, Fyodor Dostoyevski tarafından kayda değer, itibarlı bir yazar olarak tanımlanmıştır. Anton Çehov kendisinden başarılı bir yazar olarak söz eder.
Hiç evlenmemiştir ve 1891 yılında Sankt-Peterburg kentinde ölmüştür.
*Oblomov isimli eserde Hatice Kutbay isimli kullanıcının incelemesi - Evrim Ağacı
*Oblomov, literatüre "Oblomovluk" kelimesini kazandırmış olan bir klasik. 619 sayfalık hacimli bir roman. İş Bank. Kül. Yay. çevirisi çok güzel. Roman başlamadan önceki kısa bilgilendirme yazısı da romanı daha iyi anlamayı sağlıyor.
İvan İlyiç Oblomov. Bir köy ağasının el bebek gül bebek büyütülmüş çocuğu. Her işi hizmetçileri görmüş, eli soğuk suya değmemiş... Rusya'da feodalizm son demlerini yaşarken, köydeki rahat hayatı ile şehir kültürü arasında sıkışmış. Çalışmayı sevememiş ve içindeki yaşam sevincini kaybetmiş bir adam. Bir de yakın arkadaşı var. Yarı Alman olan Ştolts, Oblomov'un aksine zorluklarla mücadeleyi seven birisi olarak yetiştirilmiş. Ştolts, Oblomov'u uyuşuk halinden kurtarmak için uğraşıyor ve romanımız böyle başlıyor.
Romanı çok sevdim, özellikle toplumsal gözlemlerini. Oblomov'un çevresinde sadece Ştolts yok tabii, onu dolandırmak, saflığından yararlanmak isteyenler de var. Onu ümitsizliğe düşürenler... Oblomovluk hastalığını daha da derinleştirenler...
Romanın incelemelerinden birinde Oblomov'un dönemin Rusya'sını, Ştolts'un ise Almanya'yı temsil ediyor olduğunu, yazarın böylece ülkesini eleştirdiğini okumuştum. Almanya sanayi hamleleriyle ileri giderken Rusya hâlâ o eski güçlü imparatorluk dönemlerinin özlemini çekiyor ama hiçbir atılım da yapmıyor.
Okuma deneyimime gelince... Romanın ilk sayfalarını daha hızlı okurken, giderek yavaşladım. Sanki okurlara da Oblomovluk bulaşıyor geçici olarak. :) Kitabın sonu gerçekçiydi ama üzücüydü. Bir karakterin iyiliğini sahiden istemiş ve belki de toz pembe bir gidişat beklemiştim. Ama öyle olsa bir klasik olmazdı.
*The Sistine Madonna, also called the Madonna di San Sisto, is an oil painting by the Italian artist Raphael. The painting was commissioned in 1512 by Pope Julius II for the church of San Sisto, Piacenza, and probably executed c. 1513–1514. The canvas was one of the last Madonnas painted by Raphael. Giorgio Vasari called it "a truly rare and extraordinary work".[1]
The painting was moved to Dresden in 1754 and is well known for its influence in the German and Russian art scene. After World War II, it was relocated to Moscow for a decade before being returned to Dresden, where it remains.
Composition
Painting materials
History
Relocation to Germany
World War II and Soviet possession
Contemporary display
Putti
*Antonio Allegri da Correggio - Vikipedi
*Antonio Allegri da Correggio (Correggio, Emilia-Romagna, İtalya Ağustos 1489 - 5 Mart 1534), 16. yüzyılın en coşkulu ve en duygusal eserlerinden bazılarının yaratıcısı, İtalyan Rönesansında Parma okulunun en önde gelen ressamıydı. Dinamik kompozisyonu eşsiz kullanımı, büyüleyici perspektifi ve yandan görülen bir şeyin boyunu kısa gösteren dramatik kısaltma çalışmalarıyla Correggio 18. yüzyılın sanatı Rokoko’yu zamanından önce uygulamayı başarmıştır.
Biyografi
Seçkin eserleri:
Judith and the Servant (1510 civarı)—Tuval üzerine yağlı boya–Musée des Beaux-Arts, Strazburg
The Mystic Marriage of St. Catherine (1510-15)—Ulusal Sanat Galerisi, Washington
Madonna (1512-14)—Tuval üzerine yağlı boya, Castello Sforzesco, Milano
Madonna with St. Francis (1514)—Ahşap üzerine yağlı boya, 299 × 245 cm, Gemäldegalerie, Dresden
Madonna and Child (bilinmiyor, 1500'lü yılların başları)—Tuval üzerine yağlı boya, National Gallery for Foreign Art, Sofya
Madonna of Albinea (1514, kayıp)
Madonna and Child with the infant Saint John the Baptist (1514-15)—Ahşap üzerine yağlı boya panel, 45 × 35.5 cm, National Gallery of Victoria, Melbourne
Virgin and Child with the Young Saint John the Baptist (c. 1515)—Panel üzerine yağlı boya, 64.2 × 50.2 cm, Art Institute of Chicago, Chicago
Madonna and Child with the Young Saint John (1516)—Tuval üzerine yağlı boya, 48 × 37 cm, Museo del Prado, Madrid
Adoration of the Magi (c. 1515-1518)-Tuval üzerine yağlı boya, 84 × 108 cm, Pinacoteca di Brera, Milano
Virgin and Child with an Angel (Madonna del Latte) (tarihi bilinmiyor)—Ahşap üzerine yağlı boya, 68 × 56 cm, Museum of Fine Arts, Budapeşte
Portrait of a Gentlewoman (1517-19)—Tuval üzerine yağlı boya, 103 × 87.5 cm, Ermitaj Müzesi, Sankt-Peterburg
Camera di San Paolo (1519)—Freskler, Nunnery of St Paul, Parma
The Rest on the Flight to Egypt with Saint Francis (c. 1520)—Tuval üzerine yağlı boya, 123.5 × 106.5 cm, Uffizi Galerisi, Floransa
Passing Away of St. John (1520-24)—Fresk, S. Giovanni Evangelista, Parma
Madonna della Scala (c. 1523)—Fresk, 196 × 141.8 cm, Ulusal Galeri, Parma
Martyrdom of Four Saints (c. 1524)—Tuval üzerine yağlı boya, 160 × 185 cm, Ulusal Galeri, Parma
Deposition from the Cross (1525)—Tuval üzerine yağlı boya, 158.5 × 184.3 cm, Ulusal Galeri, Parma
Noli me Tangere (c. 1525)—Tuval üzerine yağlı boya, 130 × 103 cm, Museo del Prado, Madrid
Ecce Homo (1525-30)—Tuval üzerine yağlı boya, National Gallery, Londra
Madonna della Scodella (1525-30)—Tuval üzerine yağlı boya, 216 × 137 cm, Ulusal Galeri, Parma
Adoration of the Child (c. 1526)—Tuval üzerine yağlı boya, 81 × 67 cm, Uffizi Galerisi, Floransa
Mystic Marriage of St. Catherine (mid-1520s)—Ahşap, 105 × 102 cm, Musée du Louvre, Paris
Assumption of the Virgin (1526-1530)—Fresk, 1093 × 1195 cm, Parma Katedrali
Madonna of St. Jerome (1527-28)—Tuval üzerine yağlı boya, 205.7 × 141 cm, Ulusal Galeri, Parma
The Education of Cupid (c. 1528)—Tuval üzerine yağlı boya, 155 × 91 cm, National Gallery, Londra
Venus and Cupid with a Satyr (c. 1528)—Tuval üzerine yağlı boya, 188 × 125 cm, Musée du Louvre, Paris
Nativity (Adoration of the Shepherds, or Holy Night) (1528-30)—Tuval üzerine yağlı boya, 256.5 × 188 cm, Gemäldegalerie, DresdenMadonna with St. George (1530-32)—Tuval üzerine yağlı boya, 285 × 190 cm, Gemäldegalerie, Dresden
Danaë (c. 1531)—Panel üzerine zamklı boya, 161 × 193 cm, Galleria Borghese, Roma
Ganymede abducted by the Eagle (1531-32)—Tuval üzerine yağlı boya, 163.5 × 70.5 cm, Kunsthistorisches Museum, Viyana
Jupiter and Io (1531-32)—Tuval üzerine yağlı boya, 164 × 71 cm, Kunsthistorisches Museum, Viyana
Leda with the Swan (1531-32)—Tuval üzerine yağlı boya, 152 × 191 cm, Staatliche Museen, Berlin
Allegory of Virtue (c. 1532-1534)—Tuval üzerine yağlı boya, 149 × 88 cm, Musée du Louvre, Paris
*Apollo Belvedere - Wikipedia
*The Apollo Belvedere (also called the Belvedere Apollo, Apollo of the Belvedere, or Pythian Apollo)[1] is a celebrated marble sculpture from classical antiquity.
The work has been dated to mid-way through the 2nd century A.D. and is considered to be a Roman copy of an original bronze statue created between 330 and 320 B.C. by the Greek sculptor Leochares.[2] It was rediscovered in central Italy in the late 15th century during the Italian Renaissance and was placed on semi-public display in the Vatican Palace in 1511, where it remains. It is now in the Cortile del Belvedere of the Pio-Clementine Museum of the Vatican Museums complex.
From the mid-18th century it was considered the greatest ancient sculpture by ardent neoclassicists, and for centuries it epitomized the ideals of aesthetic perfection for Europeans and westernized parts of the world.
Description
Modern reception
Renaissance
18th century
19th cent20th century
20th century
Influence
*Titian ya da tam adıyla Tiziano Vecellio (1488/1490,[1] Pieve di Cadore - 27 Ağustos 1576,[2] Venedik), İtalyan ressam.
Genç yaşta önce Sebastiano Zuccato isimli bir ressam ve mozaikçinin, daha sonra da Gentile ve Giovanni Bellini kardeşlerin atölyesine girdi. ilk yapıtlarından olan Aziz Petrus'a takdim edilen Jacopo Pesaro'da Gentile'nin etkisi görülür. Burada uzun süre etkisinde kalacağı Giorgione ile tanıştı. Beraber 1508'de Alman ticaretinin Venedik'teki merkezi olan Fondaco dei Tedeschi'nin cephesini süslediler. Ancak nemli hava yüzünden bu yapıtlar yok olmuştur. Kısa sürede dengeli kutleler, yaygın ritimler ve yeni bir figür anlayışı getirerek kişiliğini buldu. 1510'da dostu Giorgione ölünce Tiziano Padova'ya gitti. Orada Scuola del Santo (1511) ile Scuola del Carmine fresklerini yaptı.
1513'te Venedik'e döndü. Palazzo Ducale'nin büyük toplantı salonu için kompozisyonu yaptı. 1516'da ustası Giovanni Bellini ölünce Venedik Cumhuriyeti'nin başressamı unvanını aldı. Ayrıca kendisi 10. Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman'ın portresini çizmiştir.
*Dosya:EmperorSuleiman.jpg - Vikipedi
*Platonik/Eflâtûnî aşk, maddeyle ilgisi olmayan, maddî tatmin aramayan, hayalde yaşatılan aşk, sevgi[1] demektir. Bir başka ifade ile seksüellikten arındırılmış (müberrâ olmuş), derin sevgi.
Günlük kullanımda "imkansız aşk, aşık olunana ulaşılması güç olan aşk" manasında kullanılır[2]
Etimoloji:
Platonik aşk, Platon'un Şölen adlı aşkı konu alan ve aşk hakkında tartışılan kitabında Sokrates'in bu tartışmada savunduğu ve tanımladığı "ideal" aşk türünden gelir. Sokrates gerçek aşkın, cinsellik içermeyen ve salt sevgiden oluşan bir kavram olduğunu iddia eder. Lâkin unutmamak gerekir ki mevzubahis olan aşk, eşcinsel aşktır. Sokrates kadınlar ile gerçek bir aşk yaşanamayacağını iddia eder ve cinsellikten tiksinir.
Zaman içinde şu şekilde bir anlam kaymasına uğrar:
Cinsellik içermeyen eşcinsel aşk >> Cinsellik içermeyen aşk >>(son dönemde) İmkansız aşk[2][3]
Bu kavramın Platon'un Devlet kitabından türediği iddiası galât-ı fâhiş olarak nitelendirilebilir.
*Yûşa - Vikipedi (Oblomov - s. 337)
*Yûşa veya Yeşu (İbranice: יְהוֹשֻׁעַ, romanize: Yehoşua; Yunanca: Ἰησοῦς; Latince: Jæsus; Arapça: يوشع), Tanah'a göre Musa'nın ölümünden sonra İsrailoğullarının lideriydi. Hikâyesi Çıkış, Sayılar ve Yuşa Kitabı'nda anlatılır. Tora'da adının Efraim kabilesinden Nun oğlu Hoşea olduğu ve Musa'nın ona Yûşa olarak hitap ettiği yazılıdır.[1] İsrailoğulları Mısır'dan çıkmadan evvel Mısır'da doğdu.
İsim:
Kenan topraklarının fethi:
Ölümü:
Rabinik edebiyatta sadık, mütevazı, müstahak ve bilge bir kişi olarak resmedilen Yuşa "kocamış, yaşı hayli ilerlemişti."[15] İhtiyarları bir araya toplayıp onlara yerel halkla birlik olmamalarını çünkü bunun halkı Tanrı'dan uzaklaştırabileceğini anlattı.[16][17] Kısa bir süre sonra 110 yaşında İbrani takvimine göre 26 Nisan'da öldü ve Efraim'in Gaaş Dağı'ndaki Timnath Serah'ta gömüldü.[18] Bu yerin bugün Kifl Hares olduğu düşünülür.
Türkiye'de ise İstanbul'un Beykoz'daki Yuşa Tepesi'ne gömüldüğüne, Üsküdar'da Aziz Mahmud Hüdai, Sarıyer'de Telli Baba ve Beşiktaş'ta Yahya Efendi ile birlikte Boğaz'ın dört manevî bekçisinden biri olduğuna inanılır.[19][20][21][22]
Sevince
Sevince herşey güzel
Aklıma gelen ilk şey
Oblomov’u okurken*
Yüzyıl önce yaşananları
Roman kahramanlarını
İlya İliç Oblomov’un miskinliği
Yavaşlığı, kararsızlığı
Olga Sergeyevna’nın
Çocuk aşık halleri
İyi ki Ştoltz var
Her zaman
Ümit vardır diyen
Dağılanları toplayan
İyi kalpli teyze
Marya Mihaylovna
Yaşamayı bilmek
Kendini yönetmek
Niyetleri dengede tutmak
Hayat devam edecek diyen
Akıllı kadın
Ders almak için var
Bugün sevgililer günü
Kalpten seven
Uzakları yakın eden
Mesafeleri yok eden gönüller
Yaşanan mucizelerin
Dualarla buluştuğu
Ruhlara iyi gelen niyetler
Yapboz parçaları gibi
Tablo belirginleştikçe
Birleşen dereler gibi eller
Göz göze gelince
Gözler dolduğunda
Anlam kazanan bakışlar
Manzaranın güzelliği
Araya giren bulutlar
Gölgelerin açılması
Ortaya çıkan güneşin
Aydınlattığı yüzler
Gonçarov* farkı
Zamanın değer kattığı sevgiler
Dünyayı değiştirir
Birlikte hüzünlendirir
El ele sevinir
Yaşananlar bazen
Gerçekler acıtır
Öykünün içindeki
Yakındaki yeşil ağaca
Konmuş minik bir kuş gibi
Biraz ürkek, biraz kararlı
Şefkat dolu sanki
Sevgililerden biri
Zamanı gelir, yakınlaşır
Özlemek de var
Hasret zirve yapar
Soluk almak güçleşir
Nefesler tutulur
Her durumda aynı havayı solur
Birlikte geçirilen zaman
Yetmese de yüreklere
Anlayış kalıcıdır
Zaman ve sabır
Eskitemez sevgileri
En büyük ilaç
Vefa duygusu
Yakın eder uzakları
Anlarsınız ki
Her şeyin zamanı
Her şeyin bir anlamı var
Mutluluk emek ister
Başı döndürse de yaşananlar
Sınırları çizen
Anlamını bilen
Arka planı gören
Merak eder, bekler
Sakince karşılar
Hayal dünyası mı
Rüyalar mı
Hayatın gerçekleri
Gülücükler ve zerafet
Takdir edilene razı
Aydınlanma yaşayan
Güzellikleri görmek
Gönlün istedikleri
Gerçekler bir tarafta
Hayatın gösterdiği
Mucizeleri anlamak
Kitapların öğrettikleri
Kazanılan bilgiler
Paylaşılan tecrübeler
Diğer yanda
Akıldan geçenler
Dile gelenler
Derin bakışlar
Tarifi yok duyguların
Sevgiliyi hatırlatan
Anlatılamayanları anlatan
İyi ki kitaplar var
Rengarenk çiçekler
Yaprakların canlılığı
Duvarın üstündeki kedi
Yol kenarındaki ağaç
Market sırasında
Koyu renk saçlı kadın
Dondurma satan amca
Vitrindeki çikolatalı pasta
Boğazdaki suyun rengi gibi
Maviler giyinmiş
Eli yumuşakça tutan
Gülümseyen kadın
Hayatı anlatan roman
Kuş sürüsünün
Aniden havalanması sanki
Pır, pır diye uçan
Minik yürekli kuşlar
Akılları başa getiren öykü
Ne kadar da güzel anlattı
Hayatımıza ayna tuttu
Hüzünlendik, neşelendik
Derin nefes alarak gülümsedik
Kitabın* özeti
Çaresizlik yok
Dualarımız var
Sevginin verdiği mutluluk
Mucize dolu
Rüya gibi hayatlar
Hayaller uçuşuyor
Dağılan bulutlar
Güneşi bekleyen
Açılan taze çiçekler
Gerçekleşmesi beklenen
Hayat veren
Sevgi dolu ümitler.

.jpg)



Hayal dünyasında yaşayan miskin, kontrolu kaybetmiş, zıvanadan çıkmış bir adamın; İlya İliç Oblomov’un öyküsünü okurken; roman kahramanının kimliğini üstlenip, miskinliği bir kenara atıp, kendinizi onun yerine harekete geçercesine, stres içinde kalmış bulabilirsiniz.
YanıtlaSilBu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSilDiğer taraftan, okudukça, hayatı, hatta kendi hayatınızı da sorgulamakta olduğunuzu, mutluluk ve mutsuzluk arasında sadece bir çizgi kadar mesafe olduğunu; ama her sorunun cevabının bir cevabı olmadığını da anlayabilirsiniz. Zaman ve olaylar insanı değiştirebiliyor….
YanıtlaSilBütün bunları, Olga’nın son sayfalarda (s.565) yer alan ve hayatı sorgulayan düşünceleriyle birlikte anlamak mümkün....
YanıtlaSilSonuç olarak; yazar İvan Aleksandroviç Gonçarov’un, 19. yüzyıl Rusyası feodal yaşam ve sosyal yapısını sürükleyici bir dil ve ustalıkla anlattığı eser okunmayı hak ediyor … ..
YanıtlaSil