Vicdan Zorbalığa Karşı yada Castellio Calvin’e, okutu fransız reformcu Jean Calvin’in diktatörlüğünün hüküm sürdüğü XVI: yüzyıl Cenevre’sine götürür. Calvin’in farklı görüşlere gösterdiği tahammülsüzlük, hümanist din adamı Miguel Serveto’nun resmi öğretiye ters düşen görüşleri nedeniyle ölüm cezasına çarptırılmasıyla zirveye tırmanır. Tam da bu noktada SEbastian Castellio, Calvin’in karşısında tarih sahnesindeki yerini alır.
Bu kitap, Zweig’in, kendi yaşamını belirleyecek Nasyonal Sosyalizm de dahil olmak üzere totaliter rejimlewre yönelttiği bir eleştiri olarak da anlaşılabilir. Katı ideolojilerin beraberinde getirdiği tehlikelerin göz önüğne serildiği, insanca yaşamak için düşünce özgürlüğünün, hoşgörünün altının çizildiği Vicdan Zırbalıpğa Karşı ya da Castello Calvin’e, bu özellikleriyle evrensel nitelikte.
… ..Var olmanın yüklediği sorunlardan kurtulmayı sağlayacak bir Mesih’e yönelik özlem, toplumsal ve dinsel peygamberlerin yolunu açan mayanın özünü oluşturur. Bir nesil, ideallerini, ateşini ve renklerini yitirdiği anda, ortaya etkileyici bir adamın çıkması, kendisinin, sadece kendisinin, yeni bir formül bulduğunu ya da yarattığını buyurgan bir biçimde açıklaması daima yeterli olur; binlerce kişinin güveni hemen o anda bu sözüm ona halk kurtarıcısına, dünya kurtarıcısına doğru akar - ve her yeni ideoloji (bu aslında onun metafizik anlamıdır) her seferinde, derhal yeni bir idealizm yaratır dünyada. Zira insanlarla birlik ve temizlik diye yeni kuruntular bağışlayan




