… .. Kahramanlığın ve alçaklığın, yiğitliğin ve korkaklığın, görev duygusunun ve dönekliğin, adanmışlığın ve kaypaklığın, inançların ve kuramların, hayallerin ve gerçeklerin birbirine karıştığı insan kişiliklerine ilişkin sorular…
Halka ve aydına ilişkin sorular…
Dinsel inanca ve inançsızlığa ilişkin sorular…
Yaşamın (“şimdi”nin) biricikliğine ve geçiciliğine ilişkin sorular…
Aşka ilişkin sorular…
Tüm bu sorular yumağının Hemingway, “Halk Cephesi” içinde birleşmeyi başaran İspanyol solunun 16 Şubat 1936’da seçimleri kazanması sonrası başlayan 1939’da fasitlerin zaferiyle sonuçlanan İspanyol İç Savaşının süreçlerini irdeliyor.
“Çanlar Kimin İçin Çalıyor?” (tüyler ürpertici acımasızlıkta) bir iç savaş romanı gibi, (şiirsel güzellikte betimleriyle) bir aşk romanı gibi, (akıcı kurgusuyla) bir serüven romanı gibi ya da (Yaşamın anlamını sorgulayan felsefi bir roman gibi okunabilir.
Doğru olanı, öyle sanıyorum ki, bütün bunların toplamıdır…
Heminway’e modern dünya edebiyatındaki özgün yerini kazandıran bu özelliği olsa gerek:
İnsana ve modern zamanlara ilişkin temel sorunları çağdaş roman sanatına özgü ustalıklarla kaynaştırarak yansıtmayı başarmak… Ataol Behramoğlu
… ..
Bu Anselmo iyi bir kılavuzdu, dağlarda dolaşmasına diyecek yoktu. Robert Jordan da kendine göre iyi bir yürüyüşçüydü; ama gün doğumundan beri ardına takıldığı bu adamın, kendisini yürüyüş konusunda rahatlıkla katlayıp bir yana koyabileceğini anlamıştı. Robert Jordan bu adama her konuda güveniyordu. Daha onun düşüncesini sınama olanağı bulamamıştı, ayrıca bir yerde adamın düşünceleri






