6 Şubat 2015 Cuma

Kürt Sorununu Yeniden Düşünmek *

Yanlış giden neydi? Bundan sonra nereye?
-Gündem oluşturan sorunlarımızın ilk sıralarında yer alanlarından birisi de bölücü terör. Çözüm süreci, barış süreci, demokratikleşme ve benzeri isimler altında önümüze konulan gelişmelerin daha tanımlarında bile “ortak akıl ortaya konulmuş mu?” emin değiliz....
-Mustafa Akyol 318 sayfalık kitabında değerlendirmelerini paylaşıyor.
-Kitabın yayın hakları bölümündeki sınırlamalar, alıntı yapılmasına bile müsaade edilmediğini gösteriyor ki saygı duymak gerekir..
-Büyük bir emeği yansıtan kitabın hangi konulara nasıl yaklaştığını .... kendi düşüncelerimizi de katarak paylaşmaya çalışalım:
-Devletin karar mekanizmaları içinde yer alanları, konu ile ilgili görevlerde çalışanların okumasında yarar olan kitap akademik ortamlarda da tartışma konusu yapılmalı...
-PKK terör sorunun çözümü yolunda alınacak mesafelerin aynı zamanda 21. yüzyıl Türkiyesi’nin de şekillenmesi anlamına geldiğine vurgu yapılıyor...
-Kitabın ilerleyen sayfalarında “ezber bozan “düşünceleri de  görüyoruz...
-Nereden nereye geldik; Kürt kelimesinin allerji yarattığı günleri yaşamıştık... Eski bakanlardan Şerafettin Elçi’nin “Türkiye’de Kürtler vardır, ben de Kürt’üm “ dediği için hapis cezası aldığı ayıbı tarih sayfalarındaki yerinde duruyor ....
-“Dış mihraklar” yok diyemeyiz... elbette var ... da, başımız gelen her musibeti de dışarıda aramak zorunda da  değiliz... aynı zamanda kendi hatalarımızı da sorgulamalıyız...

27 Ocak 2015 Salı

Torunum Sana Hangi Birini Anlatsam *

Güneydoğu ve Terör Kıbrıs İrtica
-Emekli Korgeneral Doğan Temel’in kitabı 214 sayfa. Yaşananlar ve tecrübeler satırlara yansıtılmış. İlgilenenlerin sürükleyici bir şekilde okuyabileceği bir anlatımla hazırlanmış.
-Güneydoğu Anadolu Bölgemizde yaşanan gelişmelerle ilgili bölümlerde “bölge halkının  kazanılması”na ilişkin vurgu dikkati çekiyor. Yapılan doğrular, hatalar ve çıkarılan dersler için daha fazla yer ayrılabilirdi...
-“Personelcilerin namazı kılınmaz”, Batı Çalışma Grubu, 28 Şubat süreci ..., bölücü terör sorunu,  “makam ve mevki hırsının, sivil-asker her kesimde bazı insanları nasıl küçülttüğünü, bu kişilerin her fikre ve herkese mavi boncuk dağıtarak nasıl aşağılaştıkları... ..” vurguları başta olmak üzere; kitabın genç nesillere mesajlar veren, gerçeklerin ortaya çıkmasını kolaylaştıran ve dersler alınmasına katkı sağlayacak daha açık ve aziz milletimizin ikna edecek ayrıntılarla desteklenmesi gerekirdi... Kitaba verilen emeğin büyüklüğünü inkar edemeyiz... ..

25 Ocak 2015 Pazar

Kanatsız Uçmak *


Anne Babasız Çocukluktan Ordu Komutanlığına
-Eski 2.nci Ordu Komutanı Emekli Orgeneral Edip Başer’in anıları 335 sayfa. Günlük yazarmışcasına sıradan olaylar sade bir dille kaleme alınmış. Hayata pembe gözlüklerle bakan bir anlayış satırlara yansıtılmış. Yaşamın doğal bölümünü oluşturan olumsuzluklara çok az yer verilmiş.
-Emekli komutanın kendi ifadesiyle “14 ile 60 yaşları arasındaki 46 yılı üniforma içinde geçen”  askerlik yaşamı kitabın ilk 277 sayfalık kısmında Silahlı Kuvvetlerin içinden dışarı bakan bir gözle kaleme alınmış.
-Bir dönem yazılı ve görsel basında gündem oluşturmuş ve devletin üst seviyelerinde sorumlulular üstlenmiş eski bir komutan ve de günümüzün kitap yazarı olarak madalyonun arka yüzünün okuyucuya sunulmasından uzak durulmaya çalışılmış.
-Okuyucunun merak edebileceği “ne zaman, kim(ler) ne yaptı, ne oldu, nasıl oldu, neler olmalıydı” beklentileri boşa çıkıyor.
-Eleştiriler dışa yönelik olarak; o da cılız sesle yapılmış. “Çuvaldızı kendine batırmak” anlayışından ise uzak kalınmış....
-1959’da Kuleli Askeri Lisesi ile başlayan ve 2002’ye kadar süren askeri yaşamının dışarıdan görünen yüzü ile yetinilmiş. Hayatının bir bölümünde yer
alan insanlara teşekkürler edilmiş... minnet duyguları ifade edilmiş...
-Anadolu insanının 1940’lı yıllar ve sonrasındaki yaşam tarzı satırlar arasına serpiştirilmiş...
-Kitabın yayımlandığı günlerde gündem oluşturan konuların arka planındaki gerçekler ve çıkarılan dersler hususundaki beklentilerden uzak kalınmış....

21 Ocak 2015 Çarşamba

Küçük Dev Muncle Trogg *

-Kitabın kapağından da konuyu tahmin edebiliyorsunuz.  Dev ailesinin üyelerinden ağabey Muncle Trog, diğer aile bireylerinden çok küçük, hatta kardeşi Gritt’en de çok kısa boyluydu. Bu durum onu mutsuz ediyordu. Büyülü ölümcül çubuğu icat eden Küçümenlerden uzakta, Homurtu Dağı’nın derinliklerinde yaşıyorlardı.

-Sürekli gözlerinden uzak durmaya çalıştıkları küçümenlerin dünyasına göz atmak istedi. İşte bundan sonra gelişen şaşırtıcı olaylar sayfalara yansıtıldı. Kitap 206 sayfa... sürükleyici... on  yaş üstü çocuklar okuyabilir...

20 Ocak 2015 Salı

Annelik Sanatı *

Pedagog Adem Güneş; bir çok anne baba ve ebeveyn için anahtar çözümler sunuyor. Kitap 205 sayfa.Her kitabını okuyunca; neden diğer kitaplarının da okunması gerektiğini anlıyorsunuz.
-Önsözde yazdıklarına katılmayan olabilir mi? Adem Güneş’in kitabın baş tarafındaki ifadeleri içeriği kadar önemli;
-Annelik, hiçbir şeye benzemez; ne baba ne amca ne de teyze olmaya... Yorucu, yıpratııcı ve kendini yaşamaktan vazgeçirici bir tercihtir annelik... ..
-Böylesi bir işin başındaki anne ne kadar rahat ve huzur içindeyse o anneden yetişen güller de o denli güzel ve huzur verici olacaktır. Eğer anne, rahat ve huzurlu bir ortamda değilse, ... .. onun elinde yetişen güllerin rengi solgun, çiçeklerin boynu bükük olacaktır; tıpkı anne gibi...
-Ve gariptir annelerden hep “anne gibi anne olma”ları beklenir ... ..Peki; anne insan değil mi? Bunca şeyi tek başına mı yapmalıdır yoksa annenin yanında ona “eş”lik edecek bir baba mı olmalıdır?
-Anneye, bir anne şefkatiyle sahip çıkıp “kızım” diyerek kanatlarının altına alacak bir kayınvalide gerekli değil mi? ... ...
-Bu kitap sadece annler için değil, annelere “eş”lik etmek isteyen babalara yönelik olarak da hazırlandı. ... ..
-Kitabı okumanıza gerekeçe oluşturabilecek kısa alıntıları paylaşalım...

Annenin kendisiyle tanışması *
-Günümüz modern hayatı, anne adaylarının bir ev içinde hayatlarını yanlız başına geçirmeye zorlamaktadır. Anne modern hayatın –sanki- bir gereği olarak kendi çevresinden ve akrabalarından kopmakta, kendi annesi ve kayınvalidesi

19 Ocak 2015 Pazartesi

Asker ve Siyaset *

Osmanlı’dan Günümüze Sivil-Asker İlişkileri
-Emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin ve Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz’un birlikte yazdıkları kitap 380 sayfa. Ülkemizin bulunduğu coğrafyanın özellikleri ve siyasi tarihimiz ile bu akış içinde karşılaşılan önemli olaylar özetlenerek bir giriş yapılmış. Orta Asya’dan Anadoluya gelirken taşıdığımız özelliklerimiz, 18nci yüzyıldan sonraki gelişmeler; her biri ayrı birer kitap konusu olabilecek derslerle dolu tarihimiz....
-Tarih sayfalarında hepsi özel öneme sahip konu başlıklarından bir kaçını  ifade etmeye çalışırsak:
*İttihat ve Terakki... ordu içinde siyasi faaliyetlerin yürütülmesi... liyakata bağlı terfi sisteminin çökmesi, saraya yakınlık kriterinin öne çıkması ...
*Balkan bozgununun sebepleri arasında yer alan; ittihatçı ve İtilafçı ayrışması...
*Osmanlının son döneminde Alman nüfuzunun artması... .. 1nci Dünya Harbine girmemiz...
*Savaşı sona erdiren Mondros Mütarekesi ile Osmanlı’nın dağılması ve ardından Cumhuriyete giden süreç...
*2nci Dünya Harbi yılları ve sonrası dönemde NATO üyeliği ve subayların dış dünya ile temasları ... 1960 ihtilalini hazırlayan gelişmeler...
*Ordunun bir kez daha siyasete müdahalesi; 12 Eylül darbesinin ortaya çıkardığı
yozlaşma... Atatürkçlüğün içinin boşaltılması...  tek kişinin aday olduğu ucube cumhurbaşkanlığı seçimi ve Evren dönemi... Kürt sorununun giderek derinleşmesine zemin hazırlanması ...güvenlik kaygısının neden olduğu şehirlere göç ve şehirler etrafında oluşan gettelorın ortaya çıkardığı sosyal problemler ... faili mechuller... 28 Şubat süreci ...
-Genelde dünyanın birçok yerinde, özelde ise Ortadoğu’da meydana gelen gelişmelerin arka yüzünde ABD’nin başını çektiği Batı dünyasının şekillendirdiği gelişmeler... “Büyük Ortadoğu Projesi”....

12 Ocak 2015 Pazartesi

Zorlu Yılların Sessiz Tanığı ıı *

Vatana adanmış bir hayat
Kara Kuvvetleri eski komutanı Emekli Orgeneral Aytaç Yalman’ın anılarını kaleme aldığı eserin ikinici cildi Balyoz davası ile başlıyor. İki cildin toplam sayfa sayısı 640.
-Giriş bölümünde yapılan değerlendirmeler ve sonrasından kısa alıntılar ilgi çekici.
-İlk ciltde de vurgu yapıldığı üzere; günümüzde Ortadoğu’da yaşanan vahim olayların global politikaların sonucu  “vekaleten” yürütülen savaş görünümünde olduğuna vurgu yapılıyor. -Yazarının ifadeleriyle; içinde ABD’si, Rusya’sı, Çin’i, İngiltere’si, Fransa’sı, İran’ı, Irak’ı, Suudi Arabistan’ı, Katar’ı olan mücadele. Askerleriyle görünmüyorlar, ama gruplar vekâleten savaşıyorlar.
-Sonraki sayfalarda çok geniş yer bulan Balyoz Davası ile ilgili gelişmeleri emekli komutanın gözüyle takip edebilirisiniz.
--Her iki cilt de büyük birikimin ve emeğin eseri. Yaşananların ve dünyadaki sosyal değişimin, bunu yanında teknolojik ilerlemelerin her alanda neden olduğu dönüşüme dikkat çekilmesi ön plana çıkarılıyor. Kitapta sıralanan ve üzerinde düşünülmesi gereken ayrıntılar komutanın tecrübelerini yansıtıyor.

Balyoz Davası
Şikâyet makamı mı?  & Sorumluluk makamı mı?
-Kitabın yazarının da vurguladığı üzere, “açıklamaktan üzüntü duyduğu" yaşanmışlıklar iç karartıcı... yazar kendini savunurken; süreç içinde yaşananları, yazılı ve görsel basında ye alanları uzun uzun sayfalara yansıtmış, tekrarlar kitabın sürükleyiciliğini zora sokmuş...
-Karşılıklı suçalamaların ötesinde nezaket sınırlarını aşan ve seviyeyi düşüren ifadelerin kitapta yer bulması insanı başka