10 Mayıs 2026 Pazar

Çaylak ile Filozof 1*


Aylaklığın Kısa Bir Tarifi

Benim adım Çaylak. Elbette bu gerçek ismim değil; Bana bu ismi Filozof verdi.

Elbette onun gerçek ismi de Filozof değil; ona da bu ismi ben verdim.

Onunla yaşamaya başlamadan önce, herkes benim süzme bir Aylak olduğumu söylerdi. Doğrusu ben de işe yaramaz bir aylak olduğumdan emindim. Üstelik, bana aylak diyenleri yalancı çıkarmamak için, elimden geleni ardıma koymuyordum!

İnsanlar bana ısrarla ve her fırsatta aylak olduğumu hatırlatıyorlar ama aylaklık yaptığımda da çılgına dönüyorlardı! Madem benim bir aylak olduğum konusunda kimsenin şüphesi yoktu; o zaman rahat rahat aylaklık yapmama neden izin vermiyorlardı?

Aslına bakarsanız onları çıldırtmak için özel bir şey yapıyor da değildim. Çünkü sıkı bir aylak olmak için yapmanız gereken tek şey, yapmanız gereken şeyleri yapmamaktır!

Bunları filozof’a anlattığımda bana haklı olduğumu söyledi. Hayatımda ilk kez biri bana haklı olduğumu söylüyordu. Ve ben bir aylak olarak haklı olmaya hiç alışık değildim…


-Haklı mıyım?

-Evet haklısın. Eğer insanların senin aylak olduğunu düşündükleri için aylak olman gerektiğine inanıyorsan, gerçek bir aylak olmalısın!

-Aylak olmak iyi bir şey mi sence?

-Ben öyle birşey söylemedim.

–Ama az önce bana haklı olduğumu söyledin!

-Madem sen de çevrendeki herkes gibi aylak olduğunu düşünüyorsun, o zaman aylak ol, dedim. Eğer aylak olduğunu düşünmüyorsan aylak olmakta haklısın, dedim.

-Ben… ben… Ben aslında bir aylak olduğumu düşünmüyorum. Bunu düşünenler hep başkaları.

-Sen bir ne olduğunu düşünüyorsun peki?

-Ben bir ne olduğumu düşüneyim ki?

… ..

… ..












*Çaylak ile Filozof & Özkan Öze

Ben Bir Neyim?

Uğurböceği Yayınları

43.Baskı: Kasım 2025


 

*Prokrustes - Vikipedi 

*Yunan mitolojisinde Procrustes, kendisine konuk olan yolcuların boylarını yatağa uydurmak için kol ve bacaklarını çekip uzatan ya da kırıp kısaltan sadist ruhlu dev. Belirli kalıplar dışına taşan her şeyin standart bir yapıya sahip olması gerektiğini savunan görüşü de ifade etmektedir. Bir gün Theseus, ona aynı işkenceyi uygulamıştır. 

… ..

… ..



*Mecaz - Vikipedi 

*Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan sözlere veya kavramlara Türkçe eğretileme; Arapça mecaz, istiare; Fransızca trope denir.

"Mecaz" Arapça, "trope" Eski Yunanca ve metafor Yunancadır. Ad değişimi olarak da bilinir. Mecaz sanatı, anlatımı daha etkili kılmak ve söze canlılık kazandırmak amacıyla yapılır. Söze güzellik, güçlülük, canlılık, zarafet, derinlik veya genişlik verir. Eski Yunan'da "mecaz" anlamda kullanılan "metafor" sözcüğü Antik Çağ'ın sonlarına doğru anlam daralmasına uğramış ve yerini "trope" sözcüğüne bırakmıştır.

Kandilli yüzerken uykularda

Mehtabı sürükledik sularda

-Yahya Kemal Beyatlı

Yukarıdaki mısralarda Kandilli semtinin uykularda yüzmesi ve mehtabın sularda sürüklenmesi; sözcüklerin asıl anlamının dışında güzelleştirme, zarifleştirme ve güçlendirme gibi amaçlarla mecaz olarak kullanılmasına örnektir.



*Retorik - Vikipedi 

*Retorik ya da eski ismiyle Belagat, etkileyici ve ikna edici konuşma sanatıdır.[1] Sözcük güncel kullanımda "etkileyici ve ikna edici olmakla beraber içtenlikten veya anlamlı içerikten yoksun lisan" anlamında da kullanılır.[1] Kavram Yunanca rhētorikos (ῥητορικός) "hitabet" kavramından türemiştir. Antik Yunanistan'da MÖ 5. yüzyılda Sokrates çevresindekiler tarafından kullanılmış olan bu kelime, ilk kez Platon'un Gorgias adlı eserinde geçmiştir.

Retorik felsefede, edebiyatta, siyasette, hukukta, doğal dilde, bilim dışı akıl yürütmede, fikirde, güzel konuşmada ve örtülü ifadelerde kullanılabilir. Farklı disiplinlerdeki anlamları her zaman bire bir örtüşmez.



*
Pippi Longstocking - Wikipedia 

*Pippi Uzunçorap, Astrid Lindgren'in yazdığı İsveç çocuk kitabı serisinin ve bu seri ile bağlantılı diğer çalışmaların ana karakteri. Pippi Uzunçorap, ayrıca sinemada Inger Nilsson tarafından başarıyla canlandırılmıştır. Roman ve film birçok dilde tercüme edilmiştir. 



*Theseus'un gemisi - Vikipedi 

*Theseus'un Gemisi, felsefede, bütün parçaları zaman içinde değişmiş bir şeyin hâlâ aynı şey olup olmadığı sorusunu soran bir paradoks ve düşünce deneyidir.

Plutarkhos'un aktardığı Yunan efsanesine göre, Girit'ten muzaffer dönen Theseus'un gemisi Atina'da hatıra olarak uzun süre muhafaza edilir. Zamanla geminin tahtaları çürüdükçe yenileriyle değiştirilir. Öyle ki, bir gün geminin değiştirilmedik hiçbir parçası kalmaz. Bu durumda gemi hâlâ Theseus'un gemisi sayılır mı, yoksa başka bir gemi hâline mi gelmiştir sorusu ortaya konur. Gemi, antik filozoflar için tartışma konusu olmuştur.

… ..

… ..



*
Paradoks - Vikipedi 

*Paradoks, görünüşte doğru olan bir ifade veya ifadeler topluluğunun bir çelişki oluşturması veya sezgiye karşı bir

sonuç oluşturmasıdır. Çoğunlukla, çelişkili görünen sonuç veya sonuçların aslında çelişkili tarafları

vardır. Paradoks teriminin karşılığı olarak Türkçede açmaz, çatışkı, çelişki, yanıltmaç sözcükleri kullanılmaktadır.

Şekil A'da bir paradoks yoktur, bir illüzyon veya göz yanılmasıdır. Şekilde ilk durumda iki parçadan

oluşan üst eğimli yüzey içe doğru bükük durmakta, ikinci durumda ise bu yüzey yine parçalı fakat

dışa bükük olduğu için oradan alan kazancı olmuş, bu da içeriye bir boş kare olarak yansımıştır. Ancak bu pek çok kişi tarafından da uzun süre fark edilemeyebilmektedir.

Başka bir bakış açısı olarak; kırmızı üçgenin eğimi olan 3/8 ile mavi üçgenin eğimi olan 2/5, görüldüğü gibi eşit değildir. Dolayısıyla bu iki üçgen ile

iki parçacığın oluşturduğu her iki şekil de üçgen değildir. Bu yüzden de iki şeklin alanlarının farklı

çıkması gibi bir şey söz konusu olamaz.

Ayrıca kendi içinde çelişen veya tam tersi şekilde sonuç olarak doğru olan fakat absürt veya çelişkili gözüken bir ifadeye (ifadelere veya ifadeler bütününe) de paradoks denmektedir.[1] Kökleşmiş inanışlara aykırı olarak ileri sürülen düşünce olarak da tanımlanabilir. Yani bir nevi

çelişkidir.

Genelde paradoksların cevapları yoktur. Yıkılamaz bir duvara durdurulamaz bir trenin çarptığı

zaman oluşacak çelişki (paradoks) gibi, sonucun görülmesi engellenmiş olur.



*Hebenneka - Vikisöz 

*Osmanlıcada ahmak olduğu hâlde kendini zeki sananlara söylenen söz. Araplardan kaynaklanmış gibi görünse de, aslında Mağriplilerin maşrıklıları hicvetmek için kullandığı bir isimdir. 


  • Ahmaklığıyla ün salmış Yezid adlı bir Arap. 9. yy.da yaşamış. Bazen kendisini kaybedermiş. Önüne gelene bu soruyu sorarmış.

Beni gördünüz mü?

  • Bir hırsız Hebenneka'nın pabuçlarını çalmış, komşular görüp haber vermişler:

-Şu yana gidiyordu, ayakkabıların da elindeydi.

Hebenneka hemen ayaklarına bakmış:

-Çok şükür, ayaklarım yerinde…

  • Gece yarısı uyanan Hebenneka horoz taklidi yaparak ötmeye kalkışınca karısı sormuş:

- Ne yapıyorsun bu saatte?

- Sen uyumana bak, demiş, yarın çok işim var, sabah çabuk olsun diye Güneş'i kandırıyorum.

  • Hebenneka kaybolmamak için boynuna bir gerdanlık takmış. Uyurken kardeşi gerdanlığı alıp kendi boynuna geçirmiş.

Uyanınca şaşırmış:

-Kardeşim, demiş, sen ben olmuşsun anladım ama acaba ben kimim?



*Chelonoidis nigra - Vikipedi 

*Chelonoidis niger, günümüzde yalnızca Galapagos ve Aldabra Adaları'nda yaşayan dev kara kaplumbağalarıdır. 16. yüzyılda Batılılar tarafından keşfedilen bu dev kaplumbağalarla dolu olan adaya İspanyolca kaplumbağa anlamındaki Galapago adı verilmiştir. Ama buraya gelen insanlar adadaki canlıların bir kısmının yok olmasına neden

olmuşlardır. İlk gelenler bu kaplumbağaların lezzetli bir eti olduğunu ve aylarca bir şey yemeden

yaşayabildiklerini öğrendiler. Uzun okyanus yolculukları için gemilere alınan bu canlılar ihtiyaç

duyuldukça yemek için öldürülüyorlardı. Ayrıca adaya getirilen evcil hayvanlar bu kaplumbağaların

yumurtalarını ve yavrularını yediklerinden sayılarının azalmalarına neden olmuştur. Günümüzde bu kaplumbağalar koruma altındadırlar ve insan ömründen uzun yaşayabilirler. Dev galapagos kaplumbağası tek bir tür olmasına karşın ondan fazla değişik yaşam biçimine göre

özellik kazanmış alttürü vardır. 




*Abbas bin Firnâs - Vikipedi 

*Abbas Kasım İbn Firnas (d. 810, Ronda - 888, Kurtuba); Berberî astronom, simyacı, fizikçi, şair ve İslam bilginidir.[1]

Tarihî kaynaklar Endülüslü Firnas'ın uzun çalışmalar sonunda yeni bir keşifte bulunup bir cihaz yaptığını, üzerine kumaş geçirip

büyük kuş kanatları gibi bir kanat yapıp taktığını ve bu aleti çalıştırarak havalanıp uçtuğunu kaydeder. Üstelik havada uzun süre kuşlar gibi süzüldüğünü, daha sonra da yavaşça yere indiğini söyler. İbn-i

Firnas'ın bu başarısı modern uçağın babası sayılan Wright Kardeşler'den 1023 yıl öncesine dayanmaktadır.[2][3]

… ..

… ..





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder