10 Mayıs 2026 Pazar

Tuna Kıyıları*


 

Biraz Tarih

Biz Sıplarla Osmanlı tarihinin bahsettiği kadar tanışıyoruz. Bugünkü Cenup Slavlığı davasını anlamak için bu tanışma kâfi gelmeyeceği için , Tuna Kıyıları’nın ilk kısmını, eski Yugoslav tarihinin pek kısa bir hülasası ile Osmanlı istilasına ait iki ufak bahse tahsis ediyorum.

İspanya ve İtalya ile birlikte Balkanlar için de Yarımada tabiri ilk defa 1808’de bir Alman coğrafyacısı tarafından kullanılmıştır. İspanya ve İtalya, şimalde Pirene ve Alpler’e dayanmışlardır. Balkanlar ise Drava ve Tuna vadileri ile 1200 kilometre kadar kıta içine sokulur. Yarımada’nın İslavca adı Stara Planima (Eski-doğ)’dır. 

İlk büyük göler Balkanlar’a uğramıştır. İlliryalılar Dinarik, Traklar Rodop bölgelerine yerleştiler; Selt dalgası Adalar Denizi’ne kadar indi. Yunan tesiri her tarafa girdi çıktı. İsa’ya üç asır kala Roma’nın Balkanlar’a nüfuz etmeye başladığını ve iki yüz sene süren muharebelerden sonra, Yarımada’yı hâkimiyetlerine aldıklarını görüyoruz.Roma devrinde tarlalar açılmış, bataklıklar kurutulmuş ve madenler işlenmiştir. 

Roma zayıflamaya başladığı zaman, Balkanlar’da muharebeler ve salgınlar birbirini takip etti. Toprak o kadar boşaldı ki ne ordu, ne ziraat, ne de ticaret için kâfi nüfus kaldı. İşte Avrupa tarihinin “Barbarların istilası” adını verdiği ve IV’üncü asrın sonundan itibaren kopup gelen akınlar ve göler yarımadayı bu tenhalık içinde bulmuşlardır.

sene kadar tutunabildi. Şark İmparatorluğu ise 1453 fetih yılına kadar daha yaşayacaktır. 

Garbî Roma İmparatorluğu’nun topraklarını parçalayan istila akınları arasında bir de İslav dalgası vardır. İslav’lar, yukarı Vistule ile Dnieper arasında, Karpatlar şimalinden , üç kola ayrılarak sökün ettiler. Şimal ve garp kollarında bulunanların bir kısmı Cermenlik içinde temsil edilip kaybolmuştur. Dillerini muhafaza edebilen İslav gruplarından Slovaklar daha bir millet olmaya başlarken Macarların hükümü altına girdiler.; içlerinde yalnız ikisi kendi reislerinin idaresi altında teşekkül edebilmiştir. Çekler;

Polonyalılar!

… ..

… ..

Roma’nın ikiye bölünüş tarihi 395’tir: Bu tarihten sonra Garbî Roma İmparatorluğu yüz sene kadar tutunabildi. Şark İmparatorluğu ise 1453 fetih yılına kadar daha yaşayacaktır. 

Garbî Roma İmparatorluğu’nun topraklarını parçalayan istila akınları arasında bir de İslav dalgası vardır. İslav’lar, yukarı Vistule ile Dnieper arasında, Karpatlar şimalinden , üç kola ayrılarak sökün ettiler. Şimal ve garp kollarında bulunanların bir kısmı Cermenlik içinde temsil edilip kaybolmuştur. Dillerini muhafaza edebilen İslav gruplarından Slovaklar daha bir millet olmaya başlarken Macarların hükümü altına girdiler.; içlerinde yalnız ikisi kendi reislerinin idaresi altında teşekkül edebilmiştir. Çekler; Polonyalılar!

… ..

… ..

Bizans kapılarına kadar gelen İmparator Duşan’ın ölüm tarihini, Osmanlı hadiselerine tatbik edelim: Sırplar Türkler ilk defa 1354’te Dimitoka’da çarpıtılar. Gelibolu 1354’te, Edirne 1361’de alınmıştır.

Edirne fethinin verdiği telaşla Sırbistan ve Bosna kral ve prensleri Macar kralının kumandası altında birleşerek, Türk tehlikesini önlemeye teşebbüs ettiler. Sırpların Meriç ve Osmanlı tarihinin “Sırp Sındığı” ismini verdikleri bu muharebe 1363’te olmuştur. Lala Şahin Paşa hıristiyan koalisyonuna karşı katı bir zafer kazandı: Serez, Drama ve Kavala Türklerin eline geçti. 1375’te Niş Osmanlı’dır. Sırp kralı, saraya haraç ve Bulgar kralı, padişaha kızını vererek taçlarını muhafaza edebildiler. 

Türk orduları 1383’te Sofya’yı zapt ettikleri için kral, Tırnova’ya gitti. Tırnova da alındıktan sonra (1393) Bulgaristan nihayet bulacaktır.

Sırplara karşı en büyük zafer Kosova’da kazanılmıştır.  Düşman ordusu Cenup  İslavlarından başka Macarlar, Bulgar, Lehler, Rumlardan gayri bütün Şark hıristiyanlarından mürekkeptir. (1383). Bu mağlubiyet neticeleriyle beraber o kadar acı olmuştur ki İslav dillerinde Kosova kelimesi, halâ, Müslüman dillerindeki Kerbela manasını verir. 

Bu muharebede Murat’ı hançerleyen Miloş ile padişahın önünde başı kesilmiş olan Kral Lazar, sırp tarihinin kahramanları ve Cenup İslavlığının azizleri olmuşlardır. Gerçi Sırbistan fethi 1456’da nihayet bulacaksa da, Osmanlılar XIV’üncü asrın sonlarına doğru, Balkan yarımadasına hâkim olmuşlardı. Fakat Türk tehlikesi de artık Balkanlar’ı aişarak, bütün Avrupa Hıristiyanlığı

tarafından benimsenmişti. Niğbolu Muharebesi’ne (1396) birçok Fransız asilleri ile şövalyeler ve Almanlar iştirak etmişlerdir. 

Türk ileri hamlesi 1402 ‘de Ankara Muharebesi ile kırıldı ve iki Türk hükümdar arasındaki bu çarpışma, Bizans’ın daha elli sene nefes almasına hizmet etti.

… ..

… ..    Niğbolu ve Ankara muharebelerinde de Sırplar Osmanlı saflarında mertçe dövüştüler.

XV’inci asırdayız. Birçok aileler İslam dinine  ve Osmanlı kültürüne geçtiler. Bir defa , bilhassa teslisi inkâr eden ve kilise tarafından tazyik olunan Bosnalı Bogommiller kolaylıkla din değiştiriyor, Sırp milletinin efendileri de, iktidar ve imtiyaz kazandıkları için Müslüman oluyorlardı. … ..

… ..

Roma’nın ikiye bölünüş tarihi 395’tir: Bu tarihten sonra Garbî Roma İmparatorluğu yüz sene kadar tutunabildi. Şark İmparatorluğu ise 1453 fetih yılına kadar daha yaşayacaktır. 

Garbî Roma İmparatorluğu’nun topraklarını parçalayan istila akınları arasında bir de İslav dalgası vardır. İslav’lar, yukarı Vistule ile Dnieper arasında, Karpatlar şimalinden , üç kola ayrılarak sökün ettiler. Şimal ve garp kollarında bulunanların bir kısmı Cermenlik içinde temsil edilip kaybolmuştur. Dillerini muhafaza edebilen İslav gruplarından Slovaklar daha bir millet olmaya başlarken Macarların hükümü altına girdiler.; içlerinde yalnız ikisi kendi reislerinin idaresi altında teşekkül edebilmiştir. Çekler; Polonyalılar!

… ..

… ..

Bizans kapılarına kadar gelen İmparator Duşan’ın ölüm tarihini, Osmanlı hadiselerine tatbik edelim: Sırplar Türkler ilk defa 1354’te Dimitoka’da çarpıtılar. Gelibolu 1354’te, Edirne 1361’de alınmıştır.

Edirne fethinin verdiği telaşla Sırbistan ve Bosna kral ve prensleri Macar kralının kumandası altında birleşerek, Türk tehlikesini önlemeye teşebbüs ettiler. Sırpların Meriç ve Osmanlı tarihinin “Sırp Sındığı” ismini verdikleri bu muharebe 1363’te olmuştur. Lala Şahin Paşa hıristiyan koalisyonuna karşı katı bir zafer kazandı: Serez, Drama ve Kavala Türklerin eline geçti. 1375’te Niş Osmanlı’dır. Sırp kralı, saraya haraç ve Bulgar kralı, padişaha kızını vererek taçlarını muhafaza edebildiler. 

Türk orduları 1383’te Sofya’yı zapt ettikleri için kral, Tırnova’ya gitti. Tırnova da alındıktan sonra (1393) Bulgaristan nihayet bulacaktır.

Sırplara karşı en büyük zafer Kosova’da kazanılmıştır.  Düşman ordusu Cenup  İslavlarından başka Macarlar, Bulgar, Lehler, Rumlardan gayri bütün Şark hıristiyanlarından mürekkeptir. (1383). Bu mağlubiyet neticeleriyle beraber o kadar acı olmuştur ki İslav dillerinde Kosova kelimesi, halâ, Müslüman dillerindeki Kerbela manasını verir. 

Bu muharebede Murat’ı hançerleyen Miloş ile padişahın önünde başı kesilmiş olan Kral Lazar, sırp tarihinin kahramanları ve Cenup İslavlığının azizleri olmuşlardır. Gerçi Sırbistan fethi 1456’da nihayet bulacaksa da, Osmanlılar XIV’üncü asrın sonlarına doğru, Balkan yarımadasına hâkim olmuşlardı. Fakat Türk tehlikesi de artık Balkanlar’ı aişarak, bütün Avrupa Hıristiyanlığı

tarafından benimsenmişti. Niğbolu Muharebesi’ne (1396) birçok Fransız asilleri ile şövalyeler ve Almanlar iştirak etmişlerdir. 

Türk ileri hamlesi 1402 ‘de Ankara Muharebesi ile kırıldı ve iki Türk hükümdar arasındaki bu çarpışma, Bizans’ın daha elli sene nefes almasına hizmet etti.

… ..

… ..    Niğbolu ve Ankara muharebelerinde de Sırplar Osmanlı saflarında mertçe dövüştüler.

XV’inci asırdayız. Birçok aileler İslam dinine  ve Osmanlı kültürüne geçtiler. Bir defa , bilhassa teslisi inkâr eden ve kilise tarafından tazyik olunan Bosnalı Bogommiller kolaylıkla din değiştiriyor, Sırp milletinin efendileri de, iktidar ve imtiyaz kazandıkları için Müslüman oluyorlardı. … ..

… ..

Roma’nın ikiye bölünüş tarihi 395’tir: Bu tarihten sonra Garbî Roma İmparatorluğu yüz sene kadar tutunabildi. Şark İmparatorluğu ise 1453 fetih yılına kadar daha yaşayacaktır. 

Garbî Roma İmparatorluğu’nun topraklarını parçalayan istila akınları arasında bir de İslav dalgası vardır. İslav’lar, yukarı Vistule ile Dnieper arasında, Karpatlar şimalinden , üç kola ayrılarak sökün ettiler. Şimal ve garp kollarında bulunanların bir kısmı Cermenlik içinde temsil edilip kaybolmuştur. Dillerini muhafaza edebilen İslav gruplarından Slovaklar daha bir millet olmaya başlarken Macarların hükümü altına girdiler.; içlerinde yalnız ikisi kendi reislerinin idaresi altında teşekkül edebilmiştir. Çekler; Polonyalılar!

… ..

… ..

Bizans kapılarına kadar gelen İmparator Duşan’ın ölüm tarihini, Osmanlı hadiselerine tatbik edelim: Sırplar Türkler ilk defa 1354’te Dimitoka’da çarpıtılar. Gelibolu 1354’te, Edirne 1361’de alınmıştır.

Edirne fethinin verdiği telaşla Sırbistan ve Bosna kral ve prensleri Macar kralının kumandası altında birleşerek, Türk tehlikesini önlemeye teşebbüs ettiler. Sırpların Meriç ve Osmanlı tarihinin “Sırp Sındığı” ismini verdikleri bu muharebe 1363’te olmuştur. Lala Şahin Paşa hıristiyan koalisyonuna karşı katı bir zafer kazandı: Serez, Drama ve Kavala Türklerin eline geçti. 1375’te Niş Osmanlı’dır. Sırp kralı, saraya haraç ve Bulgar kralı, padişaha kızını vererek taçlarını muhafaza edebildiler. 

Türk orduları 1383’te Sofya’yı zapt ettikleri için kral, Tırnova’ya gitti. Tırnova da alındıktan sonra (1393) Bulgaristan nihayet bulacaktır.

Sırplara karşı en büyük zafer Kosova’da kazanılmıştır.  Düşman ordusu Cenup  İslavlarından başka Macarlar, Bulgar, Lehler, Rumlardan gayri bütün Şark hıristiyanlarından mürekkeptir. (1383). Bu mağlubiyet neticeleriyle beraber o kadar acı olmuştur ki İslav dillerinde Kosova kelimesi, halâ, Müslüman dillerindeki Kerbela manasını verir. 

Bu muharebede Murat’ı hançerleyen Miloş ile padişahın önünde başı kesilmiş olan Kral Lazar, sırp tarihinin kahramanları ve Cenup İslavlığının azizleri olmuşlardır. Gerçi Sırbistan fethi 1456’da nihayet bulacaksa da, Osmanlılar XIV’üncü asrın sonlarına doğru, Balkan yarımadasına hâkim olmuşlardı. Fakat Türk tehlikesi de artık Balkanlar’ı aişarak, bütün Avrupa Hıristiyanlığı

tarafından benimsenmişti. Niğbolu Muharebesi’ne (1396) birçok Fransız asilleri ile şövalyeler ve Almanlar iştirak etmişlerdir. 

Türk ileri hamlesi 1402 ‘de Ankara Muharebesi ile kırıldı ve iki Türk hükümdar arasındaki bu çarpışma, Bizans’ın daha elli sene nefes almasına hizmet etti.

… ..

… ..    Niğbolu ve Ankara muharebelerinde de Sırplar Osmanlı saflarında mertçe dövüştüler.

XV’inci asırdayız. Birçok aileler İslam dinine  ve Osmanlı kültürüne geçtiler. Bir defa , bilhassa teslisi inkâr eden ve kilise tarafından tazyik olunan Bosnalı Bogommiller kolaylıkla din değiştiriyor, Sırp milletinin efendileri de, iktidar ve imtiyaz kazandıkları için Müslüman oluyorlardı. … ..

… ..

Belgrad

Sokaklarda dolaşırken duyduğum mahalle, meydan ve sokak isimlerini hatırlamaya çalışıyorum: teraziye, Zeyrek, İstanbulkapı, Dörtcol, Kalemegdan, Savamala, Çücukmegdan, Bülbüldere, Yataganmala, … âdeta bir Arnavut yolcusunun İstanbul’da adres verdiğini zannedeceksiniz.

Belgrad kalesi … .. 






s.11

*Tuna Kıyıları & Falih Rıfkı Atay

Pozitif Yayınevi

Baskı: Temmuz 2020



*
Cenevre - Vikipedi 

*Cenevre (Fransızca: Genève, Arpitanca: Genèva, Almanca: Genf, Romanşça: Genevra; İtalyanca: Ginevra, dil devriminde Jönev), İsviçre'de Cenevre Gölü kıyısında yer alan, İsviçre'nin Zürih şehrinden sonra en yüksek nüfuslu ikinci şehridir. Fransızca konuşulan İsviçre bölgesi olan "Suisse Romande" bölgesinin en büyük şehridir. Aynı ada sahip Cenevre kantonu'nun başkentidir. Rhône Nehri'nin Cenevre Gölü'nden çıkışında konumlanmıştır. 
















*
Alpler - Vikipedi 

*Alpler, Orta Avrupa'da yer alan büyük dağ silsilesi. İsviçre, Kuzey İtalya, Fransa, Slovenya'nın pek çok bölümünde görülür. Avusturya ve Lihtenştayn'ın hemen hemen hepsini kaplar ve Almanya'nın güneyinde önemli yer tutar. Coğrafi olarak 44°-48° kuzey enlemleri ve 5°-18° doğu boylamları arasında bulunur. Ekvator'dan ve Kuzey kutbundan hemen hemen aynı uzaklığa sahiptir. 207.000 km² bir alanı kaplar. 

… ..

… ..












































































































*İlirya - Vikipedi 

*İlirya veya İllirya (Grekçe: Ιλλυρια, Arnavutça: Iliria; Sırpça ve Makedonca: Илирија; Boşnakça: Ilirija; Latince: Illyricum), antik çağda İlirler adı verilen boyların Balkan Yarımadası'nın batısında, Adriyatik Denizi'nin genel olarak Dalmaçya kıyılarında kurulmuştur. 

… ..

… ..





*
İsviçre - Vikipedi 

*İsviçre, resmî adıyla İsviçre Konfederasyonu, Batı, Orta ve Güney Avrupa'nın kesişme noktasında bulunan bir ülkedir. Federal otoritelerin merkezi Bern ile birlikte 26 kantondan oluşan bir federal cumhuriyettir. Kuzey sınırında Almanya, batısında Fransa, güneyinde İtalya, doğusunda Avusturya ile Lihtenştayn yer alır.

İsviçre, denize kıyısı olmayan, Alpler, İsviçre Platosu ve Jura Dağları arasında bölünen, 41.285 km² yüzölçümüne sahip bir ülkedir.[14] Alpler toprakların daha fazla bölümünü barındırırken 2021 verilerine göre yaklaşık 8,7 milyon insandan oluşan İsviçreli nüfus çoğunlukla en büyük şehirlerin bulunduğu platoda yoğunlaşmıştır. Bu şehirlerin arasında iki küresel kent ve ekonomik merkez olan Zürih ve Cenevre de vardır. İsviçre Konfederasyonunun uzun bir silahlı tarafsızlık tarihi vardır -1815 yılından bu yana uluslararası bir savaş durumu olmamıştır- ve 2002 yılına kadar Birleşmiş Milletler'e katılmamıştır. Yine de etkin bir dış politika sürdürmektedir ve sıklıkla dünya çapında barış kurma girişimlerine katılır.[15] İsviçre aynı zamanda Kızılhaç'ın doğduğu ülkedir ve ikinci büyük BM merkezi de dahil olmak üzere çok sayıda uluslararası organizasyonun ev sahibidir. Avrupa seviyesinde, Avrupa Serbest Ticaret Birliğinin kurucu üyelerindendir ve Schengen Bölgesinin bir parçasıdır ancak Avrupa Birliği'nin ve Avrupa Ekonomik Alanının bir üyesi değildir.[16]… ..

… ..

… ..





*
Prut - Vikipedi 

*Prut Nehri (Ukraynca: Прут; Rumence: Prut), Tuna Nehri'nin Ukrayna'nın batısından kaynağını alan, Moldova ve Romanya'dan geçen bir kolu. Ukrayna'nın Çernivitsi şehrinin ortasından geçmektedir. 1710-1711 yıllarındaki Osmanlı-Rus Savaşı'nın yaşandığı yerdir 








































































Hiç yorum yok:

Yorum Gönder