1 Ocak 2026 Perşembe

Niçin İnanıyorum*


 

Bilme arzusu, beraberinde araştırmayı ve soru sormayı gerektirmektedir. Bilgisizliğini gidermek amacıyla merak ettiği konu ile ilgili soru soran kişi, öğrenmenin en önemli yollarından birini bulmuştur. Soru sorarken dikkat edilmesi gereken en önemli husus ise soruyu doğru kişilere yöneltmektir. Konuyla ilgili yanlış ve eksik bilginin olmaması için alanında uzman kişilere danışmak hakikati öğrenmede en doğru yol olacaktır. Nitekim bu konuda Allah Teâlâ, ”...Bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun.” (*Nahl, 16/43 ) buyurarak bir konuda fikir beyan etmeden önce, soruyu ehil kişilere sormanın önemine işaret etmektedir.

Bilgi ve iletişim çağı olan günümüzde bilgiye ulaşmak kolaylaşmış fakat doğru bilgiye ulaşmak zorlaşmıştır. Özellikle iman ve inanç konularında yanlış bilgilerle zihinleri bulunan gençler, sahih bilgiyle yanlış bilgiyi ayırt etmekte zorlanmaktadırlar. Bu durum onların yanlış yollara kolaylıkla sapmalarına neden olmaktadır. Gençlerin İslamiyet’in temelini oluşturan iman ve inanç konularında bilgiye ulaşma toplumun değerlerinin yükselmesini sağlayacaktır.

 İslami değerlerin yaşanmasında ve yaşatılmasında gençlere büyük vazifeler veren Sevgili Peygamberimize de inanç konularından gayb âlemine; ibadetten, günlük yaşama kadar her konuda sorular sorulmuştur. Özellikle genç nesil Peygamber Efendimizin verdiği cevaplar neticesinde hayatlarına yön vermiştir.

Elinizdeki eser, genç kardeşlerimizin Din İşleri Yüksek Kurulu’na yönelttiği sorular ve Kredi Yurtlar Kurumu’nda kalan öğrencilerin zihinlerini meşgul eden sorulardan hareketle meydana getirilmiştir. “İnanmak Zorunda mıyım?, Deizm nedir? Kader değişir mi?” gibi gençlerin zihinlerini kurcalayan sorulara sahih bilgiler ışığında cevaplar verilmişitir.

… ..

… ..

Allah’a İman


İnanmak zorunda mıyım?

… ..

… .. Rabbimiz, “Dinde zorlama yoktur.” (1*Bakara, 2/256) ayetiyle İslam dinine yapılan çağrıya, uymak ya da uymamak konusunda herkesin hür iradeye sahip olduğunu bildirmiştir. 

… ..

… .. Aşırılığa kaçıp din konusunda insanlara baskı yapmak , Allah'ın uygun görmediği bir davranıştır. Kur’an-ı Kerim’de “Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi topluca iman ederdi Hâl böyleyken, mümin olsunlar diye sen tutup insanları zorlayacak mısın!” (2*Yûnus, 10/99.) buyrulmaktadır. Kaldı ki zorlama ile olan işnanç kişiyi mümin değil münafık yapar.


… ..

… ..


Allah nerede, Onu görüp duyabilir miyim?

… ..

… ..

Dünyada göremediğimiz pek çok şey var. Bu onların yok oluşundan değil, gözlerimizin onları görme yeteneğine sahip olmayışındandır. Yüce Allah’ı doğrudan doğruya duyularımızla idrak etmemiz mümkün değildir. Rabbimiz bunu Kur’an-ı Kerim’de “Gözler O’nu idrak edemez, Hâlbuki O gözleri idrak eder. O en ince şeyleri bilir ve her şeyden haberdardır (*16 En’am, 6/103) ayetiyle açıklamıştır. … ..

… ..

… ..


Deizm nedir?

… ..

… ..

Biz Müslümanlar, âlemleri mükemmel şekilde yaratan ve her an yaratmaya devam eden tek ve bir olan Allah’a iman ederiz. Hikmet sahibi olan Rabbimiz bizi dünyaya bir amaç için göndermiş ve bu amacı da peygamberleri ve kutsal kitapları yoluyla bize bildirmiştir. Peygamberlerini en güvenilir insanlar arasından seçmiş ve onlar vasıtasıyla bu dünyada nasıl yaşarsak hayatımızın amacını gerçekleştirebileceğimizi bizlere öğretmiştir. Peygamberlerin hayatları incelendiğinde onların Allah’ın birliğine inanmaya ve bu inancın gerektirdiği şekilde erdemli yaşamaya çağırdıklarını görürüz. Aynı zamanda peygamberlerin hepsi tebliğ ettikleri hakikatlerin de ilk uygulayıcılarıdırlar. Bu nedenle biz Müslümanların peygamberlere güvenmek için pek çok gerekçemiz vardır. Deizm felsefesinin kabul ettiği bilgi kaynakları ise, peygamberlerin ve kutsal kitapların güvenilir olmadığını ispat etmek için yetersiz kalmaktadır. 


Allah kâinatı ve insanları niçin yarattı?

… ..

… ..

Rabbimiz irade sahibi olan insanı diğer varlıklardan ayrı tutmuştur. İnsan ve cinler dışındaki varlıklar, yaratılışı gereği sürekli olarak Allah’ı yüceltirken insan seçim yapma konusunda özgür bırakılmış ve ondan kendi hür iradesiiyle Allah’ı bilmesi ve O’na kulluğu tercih etmesi istenmiştir. Bununla birlikte insan, Allah’ı bilmek, tanımak ve O’na kulluk etmek için yaratılmıştır. Allah Kur’an’da insanları ve cinleri sadece kendisine kulluk etmeleri için yarattığını açıkça ifade eder. (50 Zâriyât, 51/56) Kulluk, bilmek ve tanımak için gösterilen çabayı da içine da içine alır. Dolayısıyla insan bu çabayı gerçekleştirmediği, buna aykırı bir yaşam sürdüğünde yaratılışına ters davranmış olur. Bu yüzden de huzursuzluk duyar, diğer seçenekler onun tatmin olmasını sağlayamaz. Bir diğer ayette Rabbimiz insanlardan hangisinin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yarattığını söyler (*51 Mülk, 67/2) Yeni insanlar imtihan edilmek için yaratılmıştır.

… ..


Dünyada zulüm, haksızlık ve kötülükler niçin var?

Allah'ın merhameti ile bu olayları nasıl açıklayabiliriz?

… ..

… ..

Soruyu tersten düşünüp Allah’ın her türlü zulmü, haksızlık ve kötülüğü engellediğini varsaydığımızda, herkes zorunlu olarak iyi olur. Bu durumda iyiliğe programlanmış bir insanın akıl ve iradesi olmayacağı gibi iyilik ve kötülük gibi seçeneklerin yaratılmasına da gerek kalmaz. Oysaki Allah her şeyi zıddı ile yaratmıştır. Zıt olan her durum iyiliğin kıymetini bilmemizi ve ona yönelmemizi sağlar. Kötünün olduğu yerde iyinin, çirkinin olduğu yerde güzelin, cehennemin olduğu yerde cennetin değeri anlaşılır. Ayrıca dünyadaki zulüm, haksızlık ve kötülükleri ahiretten bağımsız düşünmek zihinsel açıdan bizi tatmin edemez. Her şeyi gören Allah’ın, zalimin zulmünden ve mazlumun acısından elbetteki haberi vardır. “Sakın Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Allah onları gözlerinn dehşetyle bakakalacağı bir güne erteliyor.” (*59 İBrâhîm, 14/42)  ayeti bu dünyada imtihana tabi tutulan insanların davranışlarının gerçek karşılığını alacakları bir günün mutlaka geleceğini açıkça ifade eder.

Allah’ın merhameti ile kötülüklerin varlığını nasıl açıklayabiliriz. kısmına gelince öncelikle şunu bilmeliyiz ki Allah merhamet etmeyi kendine ilke edinmiştir. (60 E’âm, 6/12) Allah varlığı yaratmaya hükmettiğinde, kendi katında bir ilke koydu ve dedi ki: “Şüphe yok ki rahmetim gazabımı geçmiştir.” (*61 BuhârÎ, Bed’ü’l-halk,1.) Allah’ın rahmetinin gazabını geçmesi yarattığı her şeyde rahmetin esas olduğunu gösterir. Bu durumda bizim şer gibi gördüğümüz olayların arka planında görebildiğimiz ve göremediğimiz faydalar vardır. Allah’ın rahmeti bazen lütfu ile gelebileceği gibi bazen de şer gibi görünen olaylarla gelebilir. Olumsuz gibi görünen olaylarda Allah’ın merhametini anlayabilmek arka plandaki hikmeti görebilmekten geçer.


… ..

… ..


Büyük günah işlediğimde Allah beni affeder mi?








Meleklere İman

Kitaplara İman

Peygamberlere İman

Ahirete İman

Kader ve Kazaya İman

Dinden Çıkaran Sözler






*Niçin İnanıyorum 

Diyanet İşleri Başkanlığı

Genel Koordinatör: Prof. Dr. Huriye Martı

1.Baskı: Ankara, 2025 


1 yorum:

  1. Kitabın başlığını oluşturan soru başta olmak üzere, insanın aklına gelen ya da vesvese denilebilecek kaygıları yansıtan çok sayıdaki sorulara; verilen cevapların ikna ediciliği; kitabı hazırlayanları takdir etme duygusu oluşturuyor.

    YanıtlaSil