28 Temmuz 2021 Çarşamba

Bitkisel Kürlerle İlaçsız Tedavi *

… ..Kanser Neden Artıyor

… .. Besinlerin içindeki kimyasal katkı maddelerinin  kanserle ilişkisi olduğuna dair hiçbir yayın çıkmaması nasıl açıklanabilir. … ..

2. Dünya Savaşı sonrası, insanoğlunun geleneksel gıdayı değiştirdiği dönemdir. 2. Dünya Savaşı’nda üretilen kimyasal silahlardan çok büyük para kazanan kimya sektörü, savaşın bitiminde kazandığı paraları değerlendirecek ve yeni kâr kapıları açacak değişik pazarlar aramaya koyuldu. Bu amaç uğruna iki öneli sektöre yatırım yaptılar: Gıda ve ilaç. Gıda ticareti yapmak ve para kazanmak için, gıdaların raf ömürlü olması gerekiyordu. Bir gıdanın ticarete konu olabilmesi için uzun süre ‘taze’ kalabilmesi gerekir. Kimse bozulmuş gıdaya para vermez. Bu nedenle, tarih boyunca sadece baharatların, ve nispeten de peynir gibi gıdaların alışverişi yapılabildi. Tüm insanlar yaşadıkları yörede yetişen gıdalarla beslendiler. Geniş çaplı, ülkeler arası veya kıtalararası bir gıda ticareti yoktu.

Ürettiği kimyasal silahlar ile büyük paralar kazanan kimya sektörü, gıda ticaretindeki parlak geleceği gördü ver bu alana yatırım yapmaya başladı. Gıda ticaretini geliştirebilmek için, raf ömrünü uzatmak ve gıdaları daha lezzetli kılmak gerekiyordu. Bu amaçla kimyasal gıda katkı maddeleri  üretildi. Bunların üzerine bir de tarımsal ve hayvansal ürünlerin verimini artırmak için uygulanan genetik müdahaleler, tarım ilaçları ve hormonlar geldi. Bütün dünyanın tarıma ve geleneksel gıda üretimine müdahale ettiler. Sanki daha önce üretilen tüm geleneksel  gıda ürünleri zararlıymış, yanlışmış, doğru gıda kimyasal katkı maddeleri içeren, yapay usullerle üretilmiş olan, “steril” gıdalarmış gibi bir algı oluşturmaya çalıştılar. Başarılı da oldular.: Geleneksel olarak zeytinyağı tüketilen sofralara ayçiçek yağı ve kanola soktular (“zeytinyağlı yiyemem aman” diye türkü bile yaptılar). Tereyağı yerine zehirli margarinleri yığdılar insanların önüne. Gıda ticaretini, dünyanın en büyük ticaretlerinden biri haline getirdiler. Gerçekten başarılıydılar, servetlerini katlayarak artırdılar. … ..

 Para çok, peki sağlık?

    … .. .bu arada bizim sağlığımıza ne oldu? Gıdalarımızda yaşanan bu değişiklik, bize kanser ve iyileştirilemeyen kronik hastalıklar olarak geri döndü. Sektör tabii ki bunada hazırlıklıydı, onlar zaten

daha işin başından sonunun böyle olacağını biliyorlardı ve “basiretli birer tüccar” olarak, yatırımlarını ilaç sektörüne yapmışlardı. Ürettikleri sahte gıdalarla bozdukları sağlığımızı geri kazandırmak vaadiyle, bu sefer adı “ilaç” olan kimyasalları satmaya başladılar bize. Hasta eden aynı, ilacı satan aynı….


*Bitkisel Kürlerle İlaçsız Tedavi & DR. Ümit Aktaşl

hayykitap

1.baskı: İstanbul Mayıs 2015


 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder