21 Ağustos 2014 Perşembe

Dobra olmak mı? & politik olmak mı?*

-Jobs’ın ihtirası odaklanma yeteneğinde de görülüyordu. Önceliklerini belirliyor,dikkatini lazer gibi onlara yöneltiyor ve dikat dağıtıcı şeyleri ayıklıyordu. Bir şey .... ilgisin çekti mi, asla pes etmezdi. Ama bir şeyle ilgilenmiyorsa da – sinir bozucu yasal bir sorun, iş meselesi, kanser teşhisi, ailevi, bir çekişme – onu kararlılıla yok sayıyordu. .... Tuşları eleyerek, cihazları, özellikleri eleyerek yazılımları ve seçenekleri eleyerek arayüzleri sadeleştiriyordu.
-.... Genellikle oldukça gergin ve sabırsızdı, ve bunu gizlemeye çalışmıyordu. Çoğu insanın zihinleriyle ağızları arasında, kaba duygularıyla sivri güdülerinin sesini kısan bir düzenleyici bulunur. Jobs’ta bu yoktu. Tamamen dobra olmayı önemsiyordu. “Benim işim bir şey berbatsa onu allayıp pullamak değil, berbat olduğunu söylemek,” dedi. Bu onu karizmatik ve etkileyici kılıyordu, ama bazen de (teknik tabiriyle söylemek gerekirse) tam bir dallama olmasına yol açıyordu.
-Ailesi bile merak ediyordu; Jobs’ın – insanları incitici düşüncelerini ifade etmekten alıkoyan – filtresi hiç mi yoktu, yoksa bilerek mi devre dışı bırakıyordu? Jobs ilkinin doğru olduğunu savunuyordu. “Ben buyum ve olmadığım giibi olmamı bekleyemezsin benden,” diye karşılk verdi. .... İnsanları incitmesinin sebebi duygusal farkındalıktan yoksun olması değildi. Tam tersine: İnsanların içini okuyabiliyordu, akıllarından geçeni anlayabiliyordu ve onlarla nasıl empati kuracağını, onları nasıl ikna edeceğini ya da incitebileceğini biliyordu.

Neden iPad satın almayacağım*

-Boing Boing’de “Neden iPad Satın Almayacağım” adlı manifestosu yayımlanan Cory Doctorow daha da ileri gidiyor ve “Tasarımı çıok zekice,üstünde epey düşünülmüş. Ama kullanıcının küçümsendiği belli oluyor, “diye yazıyor. “Çocuklarınıza bir iPad alınca, insanın dünyayı

Lise mezuniyet ödevi & kanser araştırması*

-Reed kanser araştırmalarını Crystal Spring Uplands School için mezuniyet ödevini hazırlarken temel aldı. Tümörlerin DNA’larını sekanslamakta santrifüj ve boya kullandığını anlatırken , seyircilerin arasında ailesiyle birlikte oturan babasının kulakları ağzındaydı. “Reed’in burada,

Biyoloji ve teknolojinin kesiştiği alan & yirmi birinci yüzyıl*

-Jobs oğlunun Haziran 2010’daki lise mezuniyet törenine katılmayı çok istiyordu. “Kanser teşhisi konunca .... Reed’in mezuniyetini gerçekten görmek istiyordum. Bu istek, 2009 yılı boyunca dayanmamı sağladı,” dedi.
-Reed, .... babasının kâr peşinde koşan taş kalpli bir iş adamı olmadığını, işini sevdiği için

Jobs İstanbul’da*

-“....  oradan da Türkiye’deki Efes’ e gittik. Efes’tekimermerden yapılma antik umumituvaletlerin ortasında müzisyenlerin serenat yapmaları için bir yer var.” İstanbul’a gittiklerinde Jobs, bir tarih profesörünü ailesine rehberlik yapması için tutmuştu. Sonunda bir Türk hamamına gitmişlerdi.

iPad 2*

-Jobs yine hastalık izninde olduğundan, 2 Mart 2011’de San Francisco’da gerçekleştirilmesi planlanan iPad 2 tanıtımına katılması beklenmiyordu. .... “Bu proje üstünde bir süredir çalışyoruz, dolaysıyla bugünü kaçırmak istemedim,” dedi Jıobs sahneye çıkarken; ürkütücü bir şekilde

iPhone 4 & antennagate skandalı*

-iPhone 4, Haziran 2010’da piyasaya sürüldüğünde muhteşem görünüyordu, ama kısa sürede bir sorun olduğu fark edildi: Telefonu belirli bir şekilde tuttuğunuzda .... problem çıkabiliyordu. .... iPhone 4 çoğu elektronik cihazın aksine canlı testlere tabi tutulmamıştı. Dolayısıyla kusur,

İpad*

-iPad ve diğer app tabanlı cihazlar, dijital dünyada temel bir değişime yol açtılar. Başlangıçta (1980’lerde) internete girmek genellikle AOL, ComputerServe veya Prodigy gibi bir servise telefonla bağlanmak anlamına geliyordu; bunlar bakımı özenle yapılan veiçerikle dolu, duvarlarla

App Store*

-Jobs .... Dışarıdan insanların app yazmalarına izin verebilirdi, ama bunların katı standartlara uymaları, Apple tarafından test edilip onaylanmaları ve sadece iTunes Store’da satılmaları gerekiyordu. Hem binlerce yazışlım geliştiriciye imkân tanımanın avantajından faydalanmanın,

İpad ortaya çıkmadan önce*

-.... kırk yıl önce bir “Dynabook” tablet bilgisayarı tasarlamış olan çığır açıcı Xerox PARC çalışanı Kay .... .... geleceği tahmin etmekte başarılı olduğundan ....  Jobs ona İphone hakkındaki fikrini sordu. “Ekranı beş inçe on inç ebatlarına getirirsen dünyaya hükmedersin,” dedi Kay.

Memento mori*

Efsaneye göre, Antik Roma’da muzaffer bir general sokaklardan geçerken bazenpeşinden bir uşak gelirdi ve bu uşağun görevi ona “memento mori”, yani öleceğini hatırla demekti. Faniliğin hatırlatılması kahramanın sağduyulu kalmasına, biraz alçakgönüllü olmasına katkıda bulunurdu.

Steve’in toplantı yöntemi *

-Jobs’ın üst düzey yöneticileri .... tarzları farklı farklıydı. ...  Cook ise çelik gibi sertti. Hepsi de kendilerinden hem Jobs’a saygılı davranmalarının, hem de onun fikirlerine itiraz etmelerinin ve onunla tartışmaya hazır olalarının beklendiğini biliyorlardı – korunması güç br dengeydi bu, ama

Stanford mezuniyet konuşması*

-Jobs kansere karşı vermekte olduğu mücadeleyi gizli tuttu ...... tıpkı Ekim 2003’de konan kanser teşhisini gizli tuttuğu gibi..... Bu gizlilik şaşırtıcı değildi. Jobs’ın mizacının bir parçasıydı. Esas şaşırtıcı olan, sağlık durumunu açıklıkla kamuyla paylaşma kararıydı. .... Stanford’un

Kanserle zamanında mücadele*

-Karısının ”sihirli düşünüş” dediği şeyin – yani dünyayı iradesiyle istediği şekle sokabileceği varsayımının ödül aldığı zamanlar olmuştu. Ama bu yaklaşım kanserde işe yaramıyordu. .... Powel onun fikrini değiştirek için  ..... herkesin yardımına başvurdu. Nihayet Temmuz 2004’de

Kanserle mücadele & en doğru seçenek*

-Ekim 2003’te ... .... pankreasında tümör olduğunu söylediler. Hatta bir tanesi hayatındaki yarım kalmış işleri tamamalamasını tavsiye etti; Jobs’ın sadece birkaç aylık ömrü kaldığını söylüyordu kibarca.
-“Temel mesele vücudunun kesilip açılmasına gerçekten hazır olmamasıydı,” diye anımsıyordu

Reklam işbirliği*

-U2 grubunun solisti bono, Apple’ın azarlama gücünü oldukça takdir ediyordu. .... Bono albümü biraz tanıtmanın bir yolunu bulması gerekitiğini biliyordu, bu yü
Zden Jobs’ı aradı. .... Yıllar boyunca U2, 23 milyon dolara varan reklem tekliflerini reddetmişti.

Yüz yüze görüşmelerin önemi*

Jobs, bir dijital dünya sakini olmasına karşın, veya belki de o dünyanın izole etme potansiyelini gayet iyi bildiğinden, yüz yüze görüşmeleri çok önemsiyordu. “İletişim ağlarının yaygınlaştığı bu çağda , fikirlerin e-posta ve iChat yoluyla geliştirilmesi eğilimi var, “ dedi. “Bu delilik. Yaratıcılık

Fikri mülkiyet*

Apple’daki ilk günleri,mden itibaren şunu fark ettim ki, fikri mülkiyet ürettikçe serpiliyoruz. İnsanlar yazılımlarımızı kopyalasalar ya da çalsalar işsiz kalırdık. Korunmasak yeni yazlımlar veya ürün tasarımları üretmemiz için teşvik edici bir sebep kalmazdı. Fikri mülkiyetin korunması

Sadelik Karmaşıklığın Doruğudur*

Jobs’la Ive her yeni tasarımı olabildiğince sadeleştirmeye çalışıyorlardı. .... “Sadelik Karmaşıklığın Doruğudur”  sözünü kullandığından beri fethedici sadeliğin peşindeydi. “Sade birşey üretmek,” dedi, “temel güçlükleri gerçekten anlayıp zarif çözümler bulmak epey emek

Özgüven & girişimcilik*

-Fadell siberpunkçu gibi görünse de canayakın gülümseyen, henüz Michigan Üniversitesi’nde okurken üç şirket kurmuşolan girgin ve girişimci bir yazılımcıydı. El cihazları üreticisi General Magic’te çalıştıktan sonra Philips Electronics’te biraz zaman geçirmiş, ağartılmış kısa saçlarıyla

Donanım ve yazılım kontrol edebiliyor olmak*

-1999’da Adop’un bize attığı kazıktan aldığım temel ders şuydu ki, bir işe girişeceksek donanımı da yazılımı da kontrol etmeniz gerekiyordu, yosa sorun yaşardık ....

Raf ömrü & stoklar & satışlar*

-Apple’ın tedarikçilerini katı bir disipline soktu. Başa geçtiğinde Apple’ın depolarında iki aydan fazla yetecek kadar mazeme vardı, ki diğer teknoloji şirketlerine kıyasla çok fazlaydı bu. Yumurta ve süt gibi bilgisayarların da raf ömrü kısadır, dolayısıyla bu durum en az 500 milyon

Tasarım & dış görünüm & ambalaj

-....insanların bir kitabı kapağına göre değerlendirdiklerini anlamayı – ve Apple’ın bütün kutularının ve ambalajlarının içeride güzel bir mücevher bulunduğunun sinyalini vermelerini sağlayamaya özen göstermeyi öğretmişti. Sözkonusu olan ister iPod mini olsun, ister bir

Mühendislik & tasarım*

-Başka bir çok şirkette mühendislik tasarımın önüne geçer Mühendisler istedikleri ve gereksinim duydukları özellikleri belirlerler, sonra da tasarımcılar bunlara uygun kasalar ve kapaklar tasarlarlar. Jobs içinse bu süreç genellikle tersine işliyordu. Apple’ın ilk

Özen & Sadelik*

-En önemli şeyin özen olduğunu farkettim. Bir üründe özensizlik algıladım mı tiksinirim.
-Neden sadeliğin iyi olduğunu varsayıyoruz? Çünkü fiziksel ürünler söz konusu olduğunda, onlara egemen olabileceğimizi hissetmemiz gerekir. Karmaşıklığa düzen getirdikçe, ürünün

Apple & satışlar-hisse değerleri*

-Apple’ın 1980’lerin sonlarında %16 olan payı1996’da %4’de .... 1991’de 70 dolar olan hisse fiyatı 14 dolara düşmüştü, oysa o sıralar teknoloji balonu diğer hisseleri uçuruyordu.
-Jobs Ocak1997’de gayıresmi bir yarı zamanlı danışman olarak oniki yıl sonra Apple’a geri

Lisa*

-Lisa’ya neredeyse herkese olduğu kadar değişken davranıyordu. Onu bazen kucaklıyor, bazense terk ediyordu. Bir gün şakacıyken başka bir gün soğuk davranıyordu veya gelmiyordu. ”Lisa aralarındaki baba kız ilişkisinden emin olamıyordu asla,” ... “Onun doğum günü partisine

Kurduğu şirketten kovulunca*

-Eylül 1985’te Apple’dan ayrıldığında ya da kovulduğunda; şirketin %11’ine sahipti; elindeki hisselerin karşılığı 100 Milyon doalrdan fazla ediyordu. .... çok kızgın olduğu Apple’a rakip bir şirket kurmak isteğinden belliydi. NeXT ....
-Gates ver Jobs .... kişisel rekabetlerinin altında .... felsefi farklılıklar yatıyordu.

İpone, İpod ve İpad*

 -“Geleceği öngörmenin en iyi yolu onu yaratmaktır.”
-“Yazılım konusunda ciddi olan insanlar kendi donanımlarını üretmelidir.”
-.... kullanıcı dostu grafikler geliştirmeye başladılar .....

Apple’ın doğuşu*

Nisan 1976’ya gelindiğinde .... ortaklardan birinin Eletronik Mühendisliği bölümünün, diğerinin Elektrik Mühendisliği ve Pazarlama bölümünün, sonuncusunun ise Mekanik Mühendislik ve Dokümantasyon bölümünün sorumlusu olmasını öngören ortaklık sözleşmesi imzalanmıştı.
-Apple I ile

Bulunulan ortamın insanın yetişmesindeki önemi*

Bütün bu başarılarda çevre faktörünü de unutmamak gerekiyor. Babasının yaptığı mekanik işleri ve çalıştığı şirketlerdeki mühendislik ortamı, 1960’ların sonlarında tanıştığı Hewlet-Packard Kâşifler Kulübü geleceğini şekillendiren detaylar arasındaydı.
Üniversiteye başladığı yıllarda (1972) uzakdoğu  inanç değerleri ve zihin, sezgi, bilinç

Mazlum & Kibir*

Steve Jobs; uçarı, haşarı, deli dolu, kavgacı, hippi hayat tarzını benimseyen, yıkanmadığı için kokan, okulunu ve girdiği işleri çabucak bırakabilen deli dolu yaşayan bir tablo ile insanı şaşırtıyor. Çalışma arkadaşlarına sert tepkiler verebilen, inandığı fikirlerini agresifçe savunan yapısı her zaman haklı olduğu anlamına gelmiyordu.  Kişiliği, tutkuları, mükemmeliyetçiliği, olumsuz yönleri, sanatçılığı, şeytanlığı ve  iş ve hayatın akışını kontrol etmek konusundaki takıntısı ile yenilikçi ürünler ortaya çıkarma kabiliyeti içi içe geçmiş özellikleri arasındaydı.
-Apple’ın mazlum olduğu dönemlerde Jobs’ın diklenmesi, hatta küstahlaşması sorun çıkarmayabiliyordu. Ancak Appl’ın mobil pazarın hakimi olduğu dönemde onun yaptıkları “kibir” olarak algılanabiliyordu.
 Çevresinden gördüğü tahammül ise daha da şaşırtıcı. Bunun karşılığında “farklı düşün” sloganını veciz hale getirmeyi başarabilen yapısının geri planının keyifle okuyabilrsiniz. Merak, hayal gücü, kusursuzluk tutkusu, mükemmeeliyetçilik, azim, tasarımcılık, girişimcilik ve değer üretilmesi anlayışının teknoloji ile birleştirilmesi ve bu durumun kişisel bilgisarlarda, müzikte, animasyon filimlerinde, dijital yayıncılıkta, telefonlarda, tabletlerde gelinen seviyenin görünmeyen yüzünü bize anlatıyor.

*Steve Jobs – Walter Isaacson

Steve Jobs – Walter Isaacson*

“Inovasyon”nun dilimizdeki kelime karşılığını bulmakta güçlük çekiyoruz. Bu konuda yayımlanan kitaplar inovasyon ne demek, anlatırlar. Steve Jobs’ın yaptıkları inovasyon’a en iyi örnek sayılabilir. Bunun dışında 1970’lerden itibaren Amerikan yaşam tarzı, hayat anlayışı ve

19 Ağustos 2014 Salı

Işık Koşaner’in açıklamaları *

-Eski Genel Kurmay Başkanı emekli Orgeneral Işık Koşaner’in bir video paylaşım sitesi olan “dailymotion”da 20011’in Ağustos ayının son haftasında (Genelkurmay Başkanı olduktan-2010 Ağustos- kısa bir süre sonra astlarıyla yaptığı bir konuşmasında)  yer alan ses kaydında:
-Karakollarımızın çevresine ve hudutlarda kontrolsüz mayın döşediğimizi sivillere

Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti *

Çok kültürlülüğe yaklaşım
-İlker Başbuğ’un Milliyet’e verdiği mülakatta ileri sürdüğü görüşlerden birisi de Türkiye’de ‘Osmanlı dönemi dahil’ Kürtlere asimilasyon uygulanmadığı.
-Osmanlı devleti, çok-dinli ve çok – kültürlü bir imparatorluktu ve tabii ki hiçbir etnik ya da dinsel

Ülke bütünlüğü*

-Başbuğ Paşa’nın Terör Örgütlerinin Sonu isimli kitabıyla 7-8 Ağustos 2011 tarihli Milliyet’te yer alan bu görüşlerini Şahin Alpay şöyle eleştirir. Başbuğ’un yanıldığı nokta şu:
-Libaralizm ve liberal demokrasi artık 19. Yüzyılda ya da 20. Yüzyılın ilk yarısında taşıdığı anlamı

Demokrasi tanımındaki sorun *

-Başbuğ Paşa’nın demokrasiye ilişkin tanımları da sorunludur. Hem liberal demokrasiyi tarif ederken, hem bireysel haklar-kolektif haklar ayrımını yaparken, konunun sınırlarını fena halde daraltmakta, belki de Türkiye’nin ‘özel koşulları’na tâbi kılmaya çalışmaktadır.
-Eski Genelkurmay Başkanı’nın fazlasıyla kitabi olan –ya da birtakım klişelerden oluşan- bu çabası

Türkiye’nin özel koşulları *

Artık geç kalınmıştı
-Başbuğ Paşa’nın Genelkurmay İkinci Başkanı’yken Amerika’nın Ankara Büyükelçisi’yle 2004 yılı Eylül ayında yapmış olduğu bu görüşme birçok bakımdan önemlidir.
-“AB’deki kadar demokrasi ya da birinci sınıf demokrasi ülkeyi bölünmeye götürür, Türkiye’nin ‘özel koşulları’ vardır, diye özetlenebilirdi askerin bu bakış açısı.
-İkinci nokta, Kürtçe eitim konusunun askerin gözünde nasıl dokunulmaması gereken bir tabu

Belki 1990’larda mümkündü*

2000’lerde artık mümkün değil
-Elbette hiç kimsenin suç işleme tekeli yok. Hiç kuşkusuz elde silah dağda dolaşanın karşısında devlet seyirci kalamaz. Bir elde silah, bir elde zetin dalı siyaset yapmanıza izin verilmez. Bütün bunlar genel doğrular.
-Ama meselenin bir de “ama”sı vardır. Bugün Türkiye’de PKK’ya sadece terör örgütü demekle, Öcalan’a teröristbaşı demekle bir yere varılamaz. Bunca yıl nasıl varılamadıysa, bundan sonra

“Boşaltın köyü dediler. ...” *

-.... 45 yaşında bir kadın. O günü hiç unutmamış. “Kara bir gündü o gün,” diyor. 1995 yazında bir gün basılan köyünü, güvenlik kuvvetlerinin Kavuşak Köyü’nde neler yaptıklarını anlatıyor. .... “Köyde iyiydik. Kimseye muhtaç değildik. Çatışmalar oluyordu, helikopterler üstümüzden

Buradaki problemi görmeden, batıda rahat yaşayamayız.*

Mahalli insanları kazanmak
-Hakkâri, 13 Ekim 2010. Sümbül Dağı, tüm heybetiyle .....  Hâkkari Üniversitesi’nin Oxford’dan doktoralı Rektörü Prof. Dr. İbrahim Belenli’nin deyişiyle, bu şehrin en mağdurlarının bulunduğu Keklikpınarı Mahallesi’ne tırmanıyoruz ..... Hâkkari’ye gönüllü gelip üniversitenin temellerini atan

Türkiye’nin özel koşulları*

-Ey asker paşalar, sivil paşalar! Yıllar yılı bu gerçeği anlayamadınız. .... BU yüzdendi ki, bu toprakların kapısını hakiki barış bir türlü çalamadı. Bu nedenledir ki, bu topraklar kan ve gözyaşına ve tradejiye doymak bilmedi.
-... bir örneği 2010’nun 30 Ağustos’unda verilmişti. Eski ve yeni genelkurmay başkanları

Dönün noktaları & kırılma noktası*

-Tarihimiz acılara tanıktır ki, Kürt sorunu askere bırakılamayacak kadar önemli bir sorundur.
-Yıl 1931; Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak, zamanın hükümetine verdiği raporda der ki: “Dersimli okşanmakla kazanılmaz!”
-Yıl 1960; 27 Mayıs Darbesi’nin lideri, Genelkurmay Başkanı

Devletin yöntemi & PKK’nın yöntemi*

-PKK’ya her zaman mesafesini korumuş olan bi Kürt aydını Ümit Fırat şöyle der:
“Devleti karşınıza alırsanız ne olur ? Eğer işinizi bir faili meçhulle bitirmezse, hapse atar, dava açar. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gidersiniz, Batı’ya sığınırsınız, .. vs. Ama öbür tarafın

PKK’nın Haziran 2004 ateşkesini bozması*

-Denir ki;  Öcalan, 1 Haziran 2004’te beş yıldan beri devam eden ateşkesi sona erdirirken, o tarihlerde Türkiye’nin AB yolunu kesmeye çalışan askerin ekmeğine yağ sürmüş oldu.
-Bunda gerçek payı var. Erdoğan hükümeti, 2003 ve 2004 yıllarında AB’den müzakere tarihi

PKK & halk tabanı*

-PKK, Kürt sorununun bir parçasıdır. Üç beş kişinin uyuşturucu kaçakçılığı yapmak, oraya buraya saldırmak için kurduğu bir çetecilik faaliyeti değildir. Kürt sorunu PKK ile başlamadı ve

PKK & arka plan*

-Apo, kendi durumunda herhangi bir değişiklik olmadan ne diye PKK’nın silah bırakmasına rıza göstersin ki. Günün birinde İmralı’dan kurtulmak için Apo’nun elinde tek bir koz var, o da

Kart Kurt*

-Yıl 1981. Dışişleri Bakanlığı sınavını kazanan ve dış göreve hazırlanan bir diplomat, o tarihlerde aldıkları meslek içi eğitimi şöyle anlatır:
-“Bize kurslar veriyorlardı. Kürt meselesini anlatmak için MİT’ten bir görevli

Demokratik Açılım*

Yanlış .... Demokratik açılım bir süreçtir. Bugünden yarına, öyle beş altı ay içinde bitecek kısa vadeli bir süreç değildir ama ....zaman, sabır ve siyasal kararlılık gerektiren bir barış yolculuğudur.
-Yanlış  Demokratik açılım, Kürt sorunuyla silah ve şiddetin bağını koparmayı amaçlıyor. Bunun

Demokratik açılımdan rahatsız olanlar*

-Yıl 2010. Türkiye 12 Eylül anayasa değişikliği referandumuna gidiyor. Bütün siyasal saflarda çatlaklar oluşmuş ... Evetçileri, hayırcılar, boykotçular, yetmez ama evetçiler ...
-25 Haziran 2011 ... Murat Karayılan şu yanıtı veriyor .... “Bir NATO gladyosu var. Kürt sorununu çözmek istemeyen ... Bu arada Batı, bölgede Kürt sorununu hep kullandı, çözülmesini istemedi. Böl-yönet oyununda