10 Ağustos 2023 Perşembe

Mutluluk*

Sonra

Kontes, “Sevgili çocuklar, artık yatma vaktiniz geldi,” dedi.

İki kız, bir oğlan üç çocuk ayağa kalktılar ve büyükannelerini öptüler ve sonra, her perşembe olduğu gibi o akşam da şatoda yemek yiyen başrahibe iyi geceler dilediler.

Başrahip Mauduit ikisini dizlerine oturttu, siyah elbiseli uzun kollarını omuzlarına doladı, kafalarını babacan bir tavırla birbirlerine yaklaştırıp alınlarını şefkatle öptü.

Sonra çocukları yere bıraktı. Oğlan önde, kızlar arkada odalarına gittiler. Kontes, “Çocukları seviyorsunuz herhalde baştarahip,” dedi.

“Hem de çok Madam.”

Yaşlı kadın gözlerini kaldırıp rahibe baktı.

“Peki, yalnızlık size hiç acı vermedi mi?”

“Elbette bazen veriyor.”

Sustu, duraksadı, sonra devam etti, “Suradan bir hayat için doğmamışım,” dedi.

“Nereden biliyorsunuz?”

“Ah! Çok iyi biliyorum. Rahip olmak için yaratılmışım, ben de yolumu izledim.”

Kontes hâlâ ona bakıyordu. “Öyle mi sayın Rahip, anlatın bakalım. Bize, biz sıradan insanlara hayatı sevdiren, bizi teselli eden ve ayakta tutan her şeyi reddetmeye nasıl karar verdiğinizi anlatın. Kim sizi evlilik, aile gibi doğal yollardan kaçınmaya itti? Ne çok coşkulu ne de yobaz, ne de hüzünlü birisiniz. Sizi debedi isteklerin reddetmeye iten  bir olay, acı bir deneyim mi yaşadınız?

Başrahip Mauduit ayağa kalktı ve ateşe yaklaştı. Kır rahiplerinin giydiği ayakkabılarını alevlere doğru uzattı. Cevap verip vermemekte tereddüt ediyor gibi görünüyordu. Yirmi seneden beri Saint-Antoine-du-Rocher bucağında hizmet veren beyaz saçlı bir ihtiyardı. Köylüler onun için “Çok dürüst bir adam!” derlerdi.

Gerçekten de dürüst bir adamdı, iyiliksever, samimi, yumuşak ve özellikle de cömert biriydi. Aziz

Marin gibi paltosunu bile ikiye bölebilirdi. Bir kadın gibi her şeye kolayca güler, kolayca ağlardı, bu da köylülerin kaba bakış açılarına göre onu biraz küçültürdü.

... ..



*Mutluluk - Öyküler  &  Guy de Maupasant

Çeviri: Buket Yılmaz

Antik Dünya Klasikleri: Ocak 2015

Lacivert Yayıncılık



4 yorum:

  1. Bazı bölümleri okurken; yapılan betimlemeler, aşina olunmayan Fransız tarihine isimlerini yazdıranlarla ilgili bilgilerin ve yer isimleri ile dolu sayfaların okumayı yavaşlatıcı etkisinin tersine; (s.1372) son nefesini vermekte olan Eponine’nin, Marius’u-a veda konuşması ile sonuçlanan bölümün nefes kesici sürükleyiciliği Victor Hugo’nun sanatkar yanını anlamamıza neden oluyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yukarıdaki yorum Victor Hugo'nun muhteşem eseri "Sefiller " içindir.

      Sil
  2. Kitap arka kapağından alıntı; “Sanki her şey , varlık ve evren sona ermek üzere gibi gelir insana. Aniden hayatın korkunç sefaleti, her şeyin boşluğu, kendini ölüme dek sürecek hayallerle avutup oyalayan yüreğin karanlık yalnızlığı fark edilir”
    Olay öykücülüğünün akla gelen ilk isimlerinden Guy de Maupassant’ın her sınıftan karakterlerle , yakın ve çarpıcı anlatımıyla, 18. yüzyıl Fransız toplumunun panoramasını sunan öyküleri, Mutluluk’ta bir araya getirildi. Aşk, korku, cesaret ve yalnızlık Maussapanat’ın öykülerinde çoşkulu kakarkterler aracılığıyla dile getirilirken, öykülerin sonu okuru şaşırtır.

    YanıtlaSil
  3. Maupassant’ın kısa öyküleri, süreç içinde Almanların Fransa'yı işgallerinin verdiği utanç ve acıyı yansıtıyor. Bu kuyruk acısının ortaya çıkardığı düşmanlık hislerini anlamamak mümkün değil, Fransız edebiyatı bu duygular açıkça yansıtıyor….

    YanıtlaSil