28 Kasım 2014 Cuma

Çerkezistan*

*Asya’da Uzaklarda- Kitap134 sayfa. Yazarın 1850’li yıllardaki gezi notlarından derlenen 134 sayfalık kitap bir bölümü günümüzde adları değişmiş olan Ortadoğu, Asya ve Uzakdoğu ülkelerindeki yaşamdan kesitleri yansıtıyor. Anadolu, Kafkaslar, Hindistan gibi çok bilinen coğrafyalar kadar Belucistan, Burma, Siyam, Malaka, Borneo vb. yerler hakkında bilgiler ediniyorsunuz.
Bu arada yazarın kendi inancı dışında kalan dinleri aşağılamasını dikkat çekici buluyorsunuz.
Yazarın Çin’de katıldığı bir yemekte; “yediği etin ne olduğunu anlamak için tabağını göstererek “meee, meee” sesleri çıkarması üzerine, karşısındaki Çinlinin de “havv, havvv” demesi vücut dilinin her yerde geçerli olduğunu teyit ediyorsunuz.
Yazarın gezdiği ülkelerin çoğunluğunda (Çerkezistan hariç) ortak olan bir ayrıntı; kadınların saygı görmedikleri, günümüzde “şiddet ve kötü muamele” ile birlikte gündemde yer tutan olayların tarihte de değişik şekillerde yaşandığını içiniz acıyarak anlıyorsunuz.
Kitap sürükleyicilikten uzak. Her ülke için birkaç sayfadan oluşan bilgiler sunuluyor. İlgi duyanlar için Çerkezlerle ilgili bölüm de yer alan ayrıntılar özetle aşağıdaki gibi:
- İnsanların güzelliklerinin bu ülkenin başına problem olduğu, zalim Türklerin
güzel olan bu kadınları satın alıp evlerine kapattıkları,
-…. Genç Kafkasyalıların küçük kulübelerinde yaşamak yerine Türkiye’ye gidip saraylarda yaşamayı tercih ettikleri,
-Çerkezler kadar yabancılara (misafirlere) karşı kibar olan milletin olmadığı, ne kadar fakir olurlarsa olsun her ailenin bir konuk evi bulunduğu, konuk evlerinin tek odalı olduğu, … ..
-Çerkezlerde masa kullanılmadığı, bunun yerine üç ayaklı sehpa kullanıldığı, sehpaya ortasında et suyu
bulunan (pağstıea – mısır unundan) hamur ve etrafında et konduğu, ….. ..
-… şuat denenen tahıl ve baldan damıtılan içki (boza) içildiği ….
-Çerkezlerin çok sebze yemediği, çünkü sebzelerin hayvan yemi olarak kabul edildiği .. …
-Çerkezlerin kadınlarını .. Türkler gibi eve kapatmadıkları,
-Çerkezistan’da on altı yaşına giren genç kızların gümüş ve mavi şeritli ipek elbiseler giydiği, başlarına gümüş dantelli kırmızı başlıklar taktığı, sarı saçlarının düzenli bir biçimde omuzlarına döküldüğü, .. ..
-Çerkez erkelerinin başlıca işlerinin savaşmak olduğu, tarlada çalışmanın hanımlara ve kölelere bırakıldığı,
-Her erkeğin bir tüfek, tabanca, bir hançer ve bir kılıç taşıdığı, .. ..
-Erkek çocukların üç yaşından itibaren evde kalmak yerine bir yabancının yanına verildiği, bu şekilde evde şımartılmalarının önüne geçildiği ve çocuğa ata binme, nişancılık, dağlardaki sert şartlara dayanıklılığın öğretildiği, .. ..
-Bu hayat tarzının çocuğun yetişkin olmasına kadar devam ettiği, sonrasında çocuğun törenle ailesine bir yetişkin olarak geri teslim edildiği, …
-Çerkezlerin krallarının olmadığı, buna karşılık çok sayıda prenslerinin bulunduğu ….
-Prenslere saygı gösterilmesine karşılık kimsenin onlara tabi olmadığı, diğer bir ifadeyle onlardan emir alınmadığı…
-Çerkezlerin bir parlamento konseylerinin bulunduğu, konseyin bir binada değil, bir korulukta toplandığı, isteyen her erkeğin konseye katılabildiği, ancak sadece yaşlıların konuşabildiği,
-Çerkezlerin kendilerine Müslüman demelerine rağmen birçok eski adetlerini muhafaza ettikleri … …
*Asya’da Uzaklarda – Misyonerlerin Masum olmayan Seyahat Notları-Favel Lee Mortimer

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder