20 Ocak 2021 Çarşamba

Elif *

… .. Monica imkânsıza inanmış ve tam da bu sebeple, ben dahil herkesin kaybedilmiş gözüyle baktığı savaştan zaferle çıkmıştı. Savaşçıyı savaşçı yapan budur işte: İrade ve cesaretin aynı şey olmadığını anlamak. Cesaret korku ve hayranlık uyandırır, irade gücüyse sabır ve azım demektir. İradeleri çok güçlü olan kadınlar ve erkekler yalnızdırlar, çünkü dışarıdan soğuk görünürler. … ..

… .. İntikamla elimize tek geçenin düşmanımızla aynı seviyeye inmek olduğunu buna karşılık affetmenin büyüklük olduğunu zahmet edip anlatmaya değmezdi. Himalayalar’daki keşişlerle çöllerdeki azizler bir yana bırakılırsa, bence hepimizin içinde böyle duygular mevcuttur, çünkü bu insanlığın özünde vardır. Bunun için kimse kimseyi yargılamamalıdır.

“… .. Kader tarafından özel bir görev için seçilen ikkişinin doğru yerde karşılaşmasıyla tesadüfen ortaya çıkabilir.

“Doğru yer derken neyi kastediyorsun,” diye sordum.

“Demek istiyorum kiiki insan bir ömür boyu birlikte yaşayabilir, ya da hayatlarında tek bir kez karşılaşıp ebediyen ayrılabilirler, çünkü onları bu dünyada bir araya getirecek şeyin doludizgin gittiği fiziksel mekâna yolları düşmemiştir. Bazen de onları neyin yaklaştırdığını anlamadan kendi yollarına giderler.  … ..

Bazen hâlâ çözülmemiş şeyler olduğu için karşılaşır insanlar, yarım kalanların hakkını verebilmek için yeniden hayata gelmemiz gerekebilir. … …

… ..”Sevdiklerimizi asla, asla kaybetmeyiz, “ dedim ısrarla. “Onlar bizimledir, hep hayatımızdadırlar, sadece başka odalardayız. Öndeki vagonda kimler var göremiyoruz, ama bizimle, sizinle, herkesle aynı anda seyahat eden insanlar var. Belki konuşamıyoruz, vagonda ne olup bittiğini göremiyoruz, ama ne önemi var; sonuçta onlar

oradalar. Hayat dediğimiz aslında bir tren katarıdır. Bazen şu, bazen bu vagondayızdır. Kimi zaman, rüyalarımızda ya da olağanın ötesindeki hayata teslim olduğumuzda vagondan vagona da geçebiliriz.”.

            “Ama onları ne görebiliyoruz ne de irtibat kurabiliyoruz.”

            “Tam tersine. Her gece uyurken başka bir düzleme geçeriz. Dirilere, ölü diye yaftaladıklarımızla, başka boyutlarda olanlarla, kendi kendimizle- yanı bir zamanlar olduğumuz ve ileride olacağımız kişilerle- konuşuruz.”

“Enerji akışı giderek hızlanıyordu, aramızdaki bağın  her an kopabileceğini fark etmiştim.

Sevgi ölüm dediğimiz şeyi her daim alt eder. Sevdiklerimize niye ağlayalım, onlar hâlâ sevdiklerimizdir, hep yanı başımızdadırlar. ….

 “… .. Seni seviyorum çünkü… ..

Seni geçtiği her yerde bitkilere, ormanlara hayat veren bir nehir gibseviyorum. Seni susayana su veren, insanları istedikleri menzile ulaştıran bir nehir gibi seviyorum.

… .. Seni seviyorum, çünkü hepimiz aynı yerde, bizi hâlâ  suyuyla besleyen aynı kaynaktan doğduk. O yüzden zayıf düştüğümüzde tek ilacımı beklemektir. Elbet bahar gelir, kış karları eriyip bize taptaze bir enerji verir..

… ..

Bir erkeğin bir kadına, bir babanın kızına, Tanrı’nın bütün yarattıklarına duyduğu sevgi değil bu. Tıpkı niye o yollardan geçtiğini anlatamadan hedefine koşan bir nehir gibiismi ve açıklaması olmayan bir sevgi. Alacağı da vereceği de olmayan, sadece varlığını hissettiren bir sevgi . Asla senin olmayacağım, asla benim olmayacaksın, ama yine de söyleyebilirim: Seni seviyorum, seni seviyorum, seni seviyorum.”

 

 

 








elıf & Paulo Coelho

 

1.Baskı Eylül 2011

 Can Sanat Yayınları

Portekızce aslından çevıren Saadet Özen

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder