9 Şubat 2023 Perşembe

Milli Mücadele Hatıraları*

 


Cepheler Yıkılırken

Sultan Mehmet Reşad’ın vefatını ve Veliaht Vahidettin Efendi’nin Mehmet sâdis ünvanıyla Osmanlı tahtına cülûs ettiği haberini Filistin Cephesinde iken haber almıştım. Siyasî hayattan uzak bulunmama rağmen selefine nazaran muhteris bir zat olan yeni padişahın İttihat ve Terakki Fırkası ile bağdaşmayacağını herkes gibi ben de biliyordum. Sultan Vahidetttin’in İttihatçıların tesir ve nüfuzundan kurtulmak maksadıyla ve mümkünse yapacağı mevkiini kuvvetlendirmek için itimat ettiği kimseleri veyahut kendi adamlarını iş başına getireceği belli idi. Hürriyet ve İtilâf Fırkası  tabiatıyla faal bir rol oynayacaktı. Bununla beraber harbin  en buhranlı bir devresinde İttihatçılara ve onu temsil eden hükûmete karşı hemen cephe alması beklenmezdi. Talât Paşa Kabinesinin sükûtunu gün meselesi addetmek de doğru değildi. Yalnız Harbiye Nâzırı ve Başkumandan Vekili Enver Paşa’nın elinde toplanmış olan geniş selâhiyetlerin alınacağını tabiî görüyordum.

Cülûstan kısa bir müddet sonra Talât Paşa, uhdesinde bulundurduğu Dahiliye Nezaretini İsmail Canbulat Bey’e devretmişti. Canbulat Bey benim de arkadaşımdı.


Almanya’nın durumu

Saltanat tebeddülünün harbin inkişafı üzerine müsbet bir tesiri olabilecek mi idi? Sultan Vahidettin ‘den medet uman bazı safdiller, boş yere hayale kapılmışlardı. Fakat ahvale vâkıf olanlar bunun imkânsızlığını biliyorlardı.

Avrupa merkezî devletler blokunun liderliğini üzerine alan Almanya, bence son kozunu oynamış sayılırdı. Garp cephesinde 15 Temmuzda büyük taarruzu muvaffakiyetle karşıladıktan sonra mukabil taarruza geçen General Foş kumandasındaki İngiliz, Fransız ve Amerikan orduları 4 Ağustos zaferini kazanmışlardı. Alman askerî kudreti artık bu mağlubiyeti telâfi edecek bir durumda değildi.

… ..


… ..

Osmanlı ordularının son vaziyeti

Enver Paşa’nın anlayamadığı nokta

Derhal sulh teşebbüsünde bulunulmalıdır

Ahmet İzzet Paşa Kabinesi


Birinci Cihan Harbini İdare Edenler

Mondros Mütarekesi

Enver Paşa ile Moskova mülâkatı

Mısır Seferi’ne neden lüzum görmüştük

Cemal Paşa’nın hazırladığı mülâkat

Cemal Paşa, Suriye’ye niçin gelmişti

Hidiv Abbas Paşa, Mısır’ın fethini istiyordu

Panilâmizm hareketleri

Galiçya, Romanya ve Makedonya

Enver Paşa, Almaları itham ediyor

Cenup Cephesi Kurulurken

M.Kemal Yıldırım Orduları Kumandanı oluyor

Mondros Mütarekesi’nin hükümleri

İngilizler Kilikya’yı istiyorlardı

Mustafa Kemal ile Adana mülâkatı

Ahmet İzzet Paşa Kabinesinin istifası

İstanbul'daki Temaslarımız

Anadolu’da tam bir anarşi içinde

Babam İsmail Fâzıl Paşa

İstanbul kan ağlıyordu

Mehmet Ali Bey ile neler konuştuk?

Mustafa Kemal Paşa’nın Şişli’deki evinde

Mustafa Kemal Paşa ile neler konuştuk?

Meclis-i Mebusan’ın feshi

Mustafa Kemal Paşa, Mehmet Ali Bey’le tanışıyor

Tevfik Paşa’nın yeni Kabinesi

İstanbul’da son mülâkat


Milli Mücadele Hakkında Neler Düşünüyorlardı?

Konya’dan Ankara’ya

Ankara’daki İcraatımız

İzmir’de Yunan İşgali

Mustafa Kemal Paşa Samsun’da

Rauf Bey Ankara’ya Geçiyor

Amasya Kararları

Ankara’da Bir Amerikalı

İstanbul’dan Gelen Mektuplar

Mustafa Kemal’in Askerlikten İstifası

Paris Sulh Konferansı

Abdülmecid Efendi Vaziyeti Nasıl Görüyordu


Erzurum Kongresi Arefesinde

Ankara Valisi ne düşünüyor

Harbiye Nâzırına gönderdiğim rapor

Almış olduğum tedbirler

İsmail Fazıl Paşa’nın Ankara'ya gelişi

… ..

… ..

(s.171)-Milletin istikbâli bahis mevzuu olurken aile endişesi nazarı itibara alınmaz, ç,nkü ailenin huzur ve refahı ancak milletin huzur ve kurtuluşu ile kaimdir.

… ..


Erzurum Kongresi

İzmir Cephesi Nasıl Kuruldu

İstanbul - Anadolu Mücadelesi

Ankara’nın Ehemmiyeti

Yeni Harbiye Nâzırı Nâzım Şefik Paşa

Sivas Kongresi

Manda Meselesi

İzmir Cephesine Bakış

Birinci Eskişehir karekâtı

İzmir Cephesine Yeniden Bakış

Sivas Kumandanlar Toplantısı

Heyet-i Temsiliye'nin Ankara’ya Gelişi

Meclis-i Mebusan Toplanırken

Memleketin Müdafaası İçin 

Kilikya’nın Kurtuluş Mücadelesi

İrtica Hareketleri

Ali Rıza Paşa ve İstanbul İşgali

İstanbul’un İşgalinden Sonra

23 Nisana Doğru

TBMM’nin Açılışı ve İsyanlar

Fevzi Paşa’nın Anadolu'ya Gelişi

İstanbul ve Karakol Cemiyeti

Dahilî İsyanlar Karşısında

İzmit Harekâtı ve Sebepleri

Cenup Cephesi

Yunan Taarruzu

TBMM ve Yeşil Ordu Cemiyeti

Uşak’ın Kaybı ve Müdafaa Plânı

Mecliste Siyasi Cereyanlar

Meclisin Sivas’a Nakli Meselesi

Gediz Taarruzu ve Sebepleri

            Tarruzun tam zamanı

    Şark cephesindeki ileri harekat

    Garp cephesindeki faaliyet göstermelikti

            Ordumuzun tecrübesi ve Alayunt toplantısı

            Garp Cephesinin tertibatı ve taarruz başlıyor

            Yunanlılar taarruzumuzu evvelce haber alamamışlardı

            Düşman fırkasının mevcudu on dört bin kişi

            Anadolu anaları ve kağnıları

Cephane kollarını ahalinin vasıtaları teşkil etmişti. Bunlar esas itibariyle kağnılardır. Kağnıların ekserisi köy kadınları ve on, on beş yaşlarında çocuklar tarafından idare olunuyordu. Bu hakikaten asîl ve ulvî bir manzara idi. Uzun yürüyüşlerle gece, ayaz vr yağmur altında meşakkat ve acının en fazlasını çekmiş olan bu aziz vatandaşlarımız köylülerdi. Bunların içerisinde şiddetli soğuktan ölenlerde olmuştu. Kütahya ile Gediz arasında yapılan yürüyüş ve hareketlerde kıtalarımızın ve muharebenin medarı  hayatı olan erzak ve cephaneyi hep bu aziz vatandaşlarımız taşımışlardı. Bütün meşakkat ve acılara rağmen yüzlerinde bir işmizaz ve fütur görülmemişti. Hiç unutmam yine böyle bir yürüyüş esnasında idi, dondurucu bir soğuk vardı. Kağnısının başında duran ihtiyar bir nineye yaklaşmış ve sormuştum.

-Nine üşümüyor musun?

Şu cevabı vermişti:

-Hayır oğul, üşümüyorum. Düşman topraklarımıza bastığı günden beri içim yanıyor.

… ..

.. ..Garp Cephesi Kumandanlığının teklifi

Türkiye Komünist Fırkası

Garp Cephesinden Neden Ayrıldım






*Milli Mücadele Hâtıraları & Ali Fuad Cebesoy

Temel Yayınları

Baskı: Ocak 2017


*İngiliz Muhipleri Cemiyeti - Vikipedi (wikipedia.org)

*İngiliz Muhipleri Cemiyeti (İngiliz Dostları Derneği), Damat Ferit Paşa ve Sait Molla gibi üyeleri bünyesinde bulundurmuş ve hararetli bir şekilde İngiliz Mandasını savunan Türk millî varlığına düşman cemiyet.[1][2] 20 Mayıs 1919'da kuruldu.[3][4] İngilizlerden para yardımı alan bu cemiyet, Anadolu'da karışıklıklar çıkarmayı ve Kurtuluş Savaşı'nı engellemeyi amaçladı. Kurtuluş Savaşı'na karşı yapılan tüm yıkıcı eylemlerin ve örgütlenmelerin destekleyicisi oldu.[1][2] İngiliz casusluğu görevini de yürüten Muhipler Cemiyeti üyeleri, İngiliz ajanı Frew’in talimatıyla, İstanbul’un en yoksul semtlerindeki Türk ailelerine her gün çok miktarda et dağıtarak işe başladı.[3] Hürriyet ve İtilaf Fırkası ile iş birliği yapmıştır.[3]

İstanbul'un işgalinden sonra özellikle kentin zenginleri ve ileri gelenleri, mevcut durumlarını muhafaza etmek ve işgalden menfaat sağlamak maksadıyla bu derneğe üye olmuşlardır.[5]

İngiliz ekonomik sermayesiyle güçlenen teşkilat, desteklediği diğer yan kuruluşlarla Anadolu’da oluşan Kuvâ-yı Milliye’yi yok etmeye yönelik hareketini hızlandırdı.[3] Marmara ve Ege bölgelerinde çıkan isyanlar dahil, Konya-Bozkır ayaklanmaları ile Konya Delibaş Mehmet İsyanı hareketinde de büyük rolleri olan cemiyetin yayın organı “İstanbul” gazetesiydi.[3]

Türk Millî kuvvetlerin Anadolu’ya hakim olmalarıyla siyaset sahnesinden silindiler.[3]

Atatürk, Nutkunda bu dernek ile ilgili şunları söylemiştir[5]:


6 yorum:

  1. Osmanlı'nın son dönemi ve İstiklâl Harbimiz konusunda çok kitap okudum. Elbette hatıralarını yazan, emek verenlerin bıraktıkları eserleri şükran ve minnetle anıyorum. Onların, yaşadıkları döneme ait dilde bıraktıkları bu eserleri aynı zamanda geleceğe ışık tutan birer hazine değerinde. Diğer taraftan, halen okumakta olduğum bu eser 2017 basımlı ve 66 yaşında mürekkep yalamış bir vatandaş olarak okurken anlamakta güçlük çektiğimi itiraf etmek durumdayım. Yeni nesillerin okudukları anlamalarını kolaylaştırmak bakımdan sonraki baskıların günümüz Türkçesi ile yapılması düşünülmelidir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İstiklal Harbini ve Mustafa Kemal Atatürk'ün harekete geçirdiği milli ruhun ayağa kalkışını, isimleri bilinenlerden adları gönüllerde yaşayan vatan evlatlarının öykülerini, değişik kaynaklardan okudukça, onların aziz hatıraları önünde şükran ve minnet duygularım kabarıyor...

      Sil
    2. her defasında yeni bir heyecanla okuyarak o günlerin acılarını verilen emekleri bir kez daha hissetmenin heyecanı ve kelimelere sığmayan duygularını gelecek nesillere aktarmanın sorumluluğunu taşıyorum....

      Sil
  2. Milli mücadelenin her aşamasında maddi kaynak, ulaşım ve haberleşme yetersizliklerini yanında Anadolu insanının dini inançları ve kutsiyet atfettiği halifelik ve padişahlık makamına bağlılığını istismar eden işgalci İngilizlerin organize ettiği irtica hareketleri (isyanlar) ile mücadele, gerek isyanların bastırılması, gerekse cephede düşmanla temasta olan komutanların Ankara ile süreci uyum içinde yürütmedeki zorluklara rağmen şehit ve gaziler pahasına elde edilen başarılar yanında yapılan hataların da; siyasetle ilgili bölümlerinin ve askeri yanlarının ayrı ayrı o günleri yaşama ama günümüzdeki gelişmeler için çıkarılacak dersler anlamında hem arazide hem de kapalı mekanlarda ele alınmasında yarar olacağına inanıyorum.

    YanıtlaSil
  3. Devletimizin eğitim kurumları vb. anma günü etkinlikleri -nde hamasi konuşmalarla izleyicilerin ilgi ile takip edecekleri görseller, belgesellerle desteklenen, geçmiş tecrübelerin günümüze aktarılmasının bir yöntem olabileceğini düşünüyorum….

    YanıtlaSil
  4. Osmanlı’nın çöküşünde yeni bir Cumhuriyet kuruluşuna giden bu kutsal sürecin her safhasından çıkarılacak derslerin yıl dönümlerini özellikle yeni nesillerin ilgi odağına getirebilmeyi kendimize iş edinmeliyiz…. hiçbir şey yapamıyorsak Çanakkale zaferinin yaşandığı yerler başta olmak üzere Polatlı’dan İzmir’e kadar olan güzergâhın bölümlere ayrılarak ilgi çekici bölümler halinde ziyaret edilmesi alışkanlığını kazanmalıyız

    YanıtlaSil